Vd ne demek? | Vd anlamı nedir? | Vd

Vd anlamı nedir?

Vd ne demek?

Vd anlamı nedir?

Vd | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. vanadium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. venereal disease.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Geri dönme, rücû, ric’at («avdet» daha çok kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Geri dönme, rücû, dönüş. Hacıların avdeti. Dünyadan giden bir daha avdet etmez.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عودت] geri dönüş. avdet etmek dönmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to return.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Müslümanlığa dönmüş olan bir topluluk üyelerine verilen ad.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bass tepkisi, ses yoluna akustik olarak ayarlı açıklıklar ekleyerek geliştirilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. boulevard.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hububatın esmer ve uzun taneli bir cinsi ki, ekmeği iyi pişirilmek şartıyle lezzetli olursa da, ekseriya hamur gibi kalır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pumpernicel. rye bread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Buğdaygillerin ve daha çok çavdarın başağında türeyen ve horoz mahmuzunu andıran bir mantar çeşidi (claviceps purpurea).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(claviceps purpurea): Çavdar ve ona benzeyen bitkilerin çiçeklerinde üreyen parazit bir mantarın kışı geçirmek üzere aldığı mukavemet şeklidir. 10-35 milimetre uzunluğunda, 2-5 milimete genişliğindedir. Dışı siyahımsı-mor; içi pempemsi veya morumsu beyaz renktedir. Tadı yoktur. İçinde ergotin denilen zehirli bir madde vardır. Ev ilaçlarında kullanılmamalıdır. Kullanıldığı yerler: Damarları daraltıcı özelliğinden ötürü hekimlikte kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İyilik, temizlik, halis, safî ve kusursuz olma: Cevdet-i kariha, cevdet-i fikr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جودت iyilik. 2.olgunluk. 3.tazelik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.İyilik, güzellik. 2.Olgunluk. 3.Büyüklük. 4.Tazelik. 5.Kusursuzluk. Cevdet Paşa: Osmanlı devlet adamı. Tarihçi ve hukukçu (1822-1895).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Oku hedefe isabet ettirmemek, hedeften şaşırtmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dövmek işini yaptırmak. (bk.) Döğdürmek.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

DVD’ye ses kaydedilmesini sağlayan bir biçimdir. Yüksek örnekleme hızları ve çözünürlük, mükemmel ses kalitesinin elde edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(TEKNOLOJİ TERİMİ) DVD Video biçimi, seslerin çeşitli biçimlerde kaydedilmesine izin vermektedir. Bir DVD’de geleneksel stereo sesin yanı sıra, çok kanallı ya da çok dilli birden fazla ses kaydı bulunmaktadır. 5.1 kanal dijital surround sistemler, en iyi sinemalarda olduğu gibi yüksek kaliteli film sesleri sağlamaktadırlar.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

DVD Video biçimi, seslerin çeşitli biçimlerde kaydedilmesine izin vermektedir. Bir DVD’de geleneksel stereo sesin yanı sıra, çok kanallı ya da çok dilli birden fazla ses kaydı bulunmaktadır. 5.1 kanal dijital surround sistemler, en iyi sinemalarda olduğu gibi yüksek kaliteli film sesleri sağlamaktadırlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD (Digital Versatile Disc ya da Digital Video Disc). Büyük veri, resim ve ses kapasitesine sahip yük yoğunluklu bir optik disktir. Tek yüzlü, tek katmanlı disklerin kapasitesi, 4,7 GB’dır. Bu değer CD’lerin yaklaşık yedi katıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Geri doğru uyumluluk, aygıtların eski kuşak biçimlerle çalışabilmesini tanımlayan bir terimdir. DVD Video oynatıcılar, DVD’lerin yanı sıra ses CD’leri ve Video CD’ler de oynatabilmektedirler.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD, MPEG-2 olarak adlandırılan bir video-veri sıkıştırma yöntemi kullanır. Bu sistemde elde edilen görüntü kalitesi, profesyonel video masterlerinde kullanılan Digital Video Format D1’in kalitesine yakındır. DVD Video, VHS (250 satır), Video CD (250 satır) ve Lazer Disk (420 satır) sistemlerine göre daha yüksek bir yatay görüntü çözünürlüğü sunar (yaklaşık 500 TV satırı).

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD+R (Digital Versatile Disc), diske tek seferde kayıt yapılabilen bir kayıt formatıdır. Diskler birçok standart DVD oynatıcıda oynatılabilir

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD+R DL (Digital Versatile Disc), diske tek seferde kayıt yapılabilen bir kayıt formatıdır. DL (Çift Katmanlı) iki kayıt katmanına sahiptir, bu nedenle standart disklerin iki katı veriyi saklayabilir. Birçok standart DVD oynatıcıda oynatılabilir

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD+RW (Digital Versatile Disc), diske kayıt yapılabilen ve birçok defa üzerine yeniden yazdırılabilen bir kayıt formatıdır. Diskler birçok standart DVD oynatıcıda oynatılabilir

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD-R (Digital Versatile Disc), diske tek seferde kayıt yapılabilen bir kayıt formatıdır. Diskler birçok standart DVD oynatıcıda oynatılabilir

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD-RAM (DVD–Rasgele Erişimli Bellek), veri saklama ve arşivleme için oldukça güvenilir bir formattır. Diskler, standart DVD ortamından farklı olarak, dahili hata kontrolü ve bir arıza yönetim sistemine sahiptir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sabit disk teknolojisi benzeri bir teknoloji sayesinde üzerine ayrı bir yazılım kullanılmadan yazılan DVD’lere verilen genel ad. Kameralar ve yedekleme ünitelerinde rastlanıyor.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD-RW (Digital Versatile Disc), diske kayıt yapılabilen ve birçok defa üzerine yeniden yazdırılabilen bir kayıt formatıdır (VR modu). Diskler birçok standart DVD oynatıcıda oynatılabilir

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homemade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Güzel kız.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Y. felsefe). Saadeti mutlak iyilik olarak kabul etme esası üzerine kurulmuş ahlâk nazariyesi, Mutçuluk (y. k.).

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. eudémonisme

fel. mutçuluk

Hayatın anlamını mutlulukta bulan, insan davranışlarının mutluluk isteğiyle belirlendiği görüşüne dayanan ahlak öğretisi.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. vâdî). Vâdîler, yeşillikler, (bk.) VAdî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اودیه] vadiler, dereler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

co worker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Vücut, beden, Ar. ceset, cüsse, cisim, Fars. ten: Gövdesi iri. 2.Vücudun, kol, bacak, baş gibi organları dışında kalan kısmı ki, karın ile göğüs ve omuzlardan ibarettir: Bazı adamların gövdesi uzun bacakları kısa, bazılarının ise bacakları uzun, gövdesi kısa olur.

3.Ağacın dal ve budaklarından başka olan asıl vücudu ve kökü: Bu ceviz ağacının gövdesinden geniş tahtalar çıkar.

4.Elbisenin kollarından başka asıl bedene gelen kısmı: Bu elbisenin gövdesi yenidir. Kollarını değiştirmeli. 5.Kesilmiş hayvanın etinin bütünü: Bir gövde koyun: Gövdeye atmak, atıştırmak = Yemek, Osm. ekletmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

body. trunk. stem. carcase. carcass. ground form. hull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

body. frame. stem. torso. trunk. fuselage. hull. trunk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

body. fuselage. trunk. stem. stump. chassis. skeleton. tige. structure. bole. hull. housing. frame. carcass. copy body. corpus. theme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display of power. show of force. demonstration of power (in order to impress others. tour de force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gövde haline gelmek, Osm. tecessüd etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Vücutlu, iri yapılı, iri yarı, Ar. zahm-ül-cüsse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trunked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حبهء سودا] çörekotu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hevâdic). Kadınların binmesi için devenin sırtına konulan küçük mahfel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Koşturmak, acele ettirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blind love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrabilious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp). Derin keder, insanlardan çekinme, kaçınma ve nefret hali gibi belirtilerle kendisini gösteren bir akıl hastalığı, melankoli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholia. vapors. spleen. vapours.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholia malihulya. melankoli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholia. passionate and hopeless love. melancholy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) (uyd. k.). Bazı ağaçlarda (meselâ hurma) olduğu gibi koni biçiminde gövde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çıkarttırmak, sürdürmek: Onu her yerden kovduran yaradılışının sertliğidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have one person drive another away.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). içinde afyon bulunan sulu bir ilâç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vedd» den imef.) (mü. mevdûa). Emanet bırakılmış, verilmiş, tevdi olunmuş: Uhdesine mevdû vazife.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bankalara faizle yatırılan para.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deposit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bank deposit. deposits. money on deposit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sevilmiş, sevilen. Gaznelilerin bir hükümdarı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vedd’» den imef.) (mü. müstevdaa). Emanet bırakılmış, tevdi edilryıiş, verilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ved’» den imef.) (mü. müstevdia). Bir emanet bırakan, bir şeyi birine veren.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ناودان] oluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [نودولت] sonradan görme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Elle ovdurup sıktırmak, masaj yaptırmak: Sızlayan yerlere yağ sürüp güzelce ovdurmalı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Filibe şehri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Geçirmek, gidermek, defettirmek: Sancıyı, başağrısını savdırdım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (müz. esved).

1.Aşk, sevgi: Sevdâya dûçâr.

2.Aşktan ileri gelen bir çeşit hastalık, karasevdâ.

3.Heves, arzu: Seyahat sevdâsına düştü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

love. passion. intense longing. strong wish or desire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passionate love. passion. strong desire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سودا] kara, siyah. 2.insan yapısında bulunan dört maddeden biri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Bir şeye karşı hissedilen şiddetli arzu. 2.Şiddetli sevgi, aşk. 3.Aşırı istek, heves. 4.Kara sevda, mali hülya, melankoli. 5.Hüzün. İptila.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. sevdâ-gerân). (bk.) Sevdalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. sevdâ, Fars. zeden = vurmak) (c. sevdâ-zedegân). Aşk ve alâka vurgunu, Aşık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sevdaya tutulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fall in love. to fall in love. to lose one's heart. to fall for sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fall passionately in love with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Aşık, aşk ve alâkaya düşmüş.

2.Pek ziyade düşkün, meftun: O ata sevdalı oldum.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovesick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amorous. lovesick. madly in love. in love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who is passionately in love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. sevdâviyye). Dört halden sevdâya mensup ve ait: Mizâc-ı sevdâvî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سودازده] sevdalı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Siyah, esmer, esmer güzeli. Mü’minlerin annelerinden birisi Hz.Sevde.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Sevdalı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevdiğim sözünü küçültme hâli, sevgilim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sevmesini sağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endear. ingratiate. make smb. love smth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sb / sth to love or like sb else / sth else. to let oneself / itself be caressed or fondled by another. attach. endear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her gördüğüne Aşık olduğunu sanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Küfrettirmek: Çocukları kimseye sövdürmemeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entrusting. consigning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bailment. entrusting. committing. consigning sth to sb. confiding to sb. depositing in a bank. lodgment. resignation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تودیع] bırakma, görev verme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to deposit to confide to sb. confer. consign. deliver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bırakmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ved’»dan) (c. tevdîAt). Bırakma, emanet etme, teslim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bırakarak, emanet ve teslim ederek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deposits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deposits. things entrusted for safekeeping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Cyber-shot® U, şık ve zarif bir alüminyum gövdeye sahiptir ve yalnızca 87 gram ağırlığındadır. Hafifliği ve küçüklüğü (yalnızca 84,5 x 39,8 x 28,6 mm) harika tasarımını güçlendirmektedir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(f.). Uvmak işini yaptırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

time deposit. deposit for fixed period. term deposits. time deposits. fixed deposits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demand deposit. deposit at call. demand deposits. call deposits. sight deposits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by