Ved, Vedd ne demek? | Ved, Vedd anlamı nedir? | Ved, Vedd

Ved, Vedd anlamı nedir?

Ved, Vedd ne demek?

Ved, Vedd anlamı nedir?

Ved, Vedd | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(VIDD, VUDD) (bk.) VedSd.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Vedud’un kulu.- Allah’ın isimlerinden. Vedud; iyi amel sahibi kullarını seven, onlara rahmet ve rızasını yönelten, sevilmeye ve sayılmaya, dostluğu kazanılmaya yegane layık olan yüce Allah anlamındadır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sevgili, aziz; i. sevgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sevilen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., it., mim. tepe köşkü, binaların özellikle üst kat taraçaları; manzara seyredilmesi için yapılmış bina. the Belvedere Roma'daki Vatikan sanat galerisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(chardon): Bileşikgillerden; tarlalarda yetişen 1 metre kadar boyunda bir bitkidir. İnce ve çengellidir. Yaşken güzel kokuludur. Kuruyunca bu koku kaybolur. Kullanıldığı yerler: Ateşi düşürür, terletir ve vücuda rahatlık verir.

Şifalı Bitki by

Genel Bilgi

Genellikle meyveler çiğ olarak (tabii yıkandıktan sonra), sebzeler ise pişirildikten sonra yenilir. Bu da bazı yiyeceklerin meyve mi, yoksa sebze mi olduklarına dair karışıklıklara yol açar. Örneğin domates salatada çiğ olarak yenilebilir, bunun yanında tencere yemeği olarak dolması da yapılır. Bu durumda domates meyve midir, yoksa sebze mi? Genel kanının ikincisi olmasına rağmen aslında domates bir meyvedir.

Çarşı, pazar anlayışına göre, tabiatta bulunduğu şekilde yenilen ve tadı tatlı olan yiyecekler meyvedir. Çarşıda, pazarda, marketlerde elma, çilek, üzüm ve muz meyve olarak kabul edilirlerken, taze fasulye, domates, kabak ve patates, sebze reyonlarında bulunur.

Ancak bilim insanları, yani botanistler, sebze-meyve ayırımını böyle yapmıyorlar. Onlara göre meyve, içinde etli veya kuru, çoğunluğunu çekirdek diye adlandırdığımız, kendi tohumu veya tohumları bulunan yiyecektir. Bu tanıma göre kayısı, şeftali, üzüm, taze fasulye, domates, salatalık (hıyar) ve benzeri gıda maddeleri teknik olarak meyvedir. Yani kısaca çekirdeği olan tüm yiyecekler meyvedir. Geriye kalanlar, yani patates, havuç, şalgam, soğan, sarımsak gibi bitki kökleri, lahana, marul gibi bitki yaprakları, hatta aslında bir çiçek olan karnabahar bile birer sebzedir.

Bu arada belirtmekte fayda var; biz bitkilerin değişik kısımlarını yeriz. Örneğin, maydanoz yetiştiği bitkinin yaprak kısmı iken, karabiber ağacın meyvesi, tarçın kabuğu, susam ise bitkisinin tohumudur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Genellikle meyveler çiğ olarak (tabii yıkandıktan sonra), sebzeler ise pişirildikten sonra yenilir. Bu da bazı yiyeceklerin meyve mi, yoksa sebze mi olduklarına dair karışıklıklara yol açar. Örneğin domates salatada çiğ olarak yenilebilir, bunun yanında tencere yemeği olarak dolması da yapılır. Bu durumda domates meyve midir, yoksa sebze mi? Genel kanının ikincisi olmasına rağmen aslında domates bir meyvedir.

Çarşı, pazar anlayışına göre, tabiatta bulunduğu şekilde yenilen ve tadı tatlı olan yiyecekler meyvedir. Çarşıda, pazarda, marketlerde elma, çilek, üzüm ve muz meyve olarak kabul edilirlerken, taze fasulye, domates, kabak ve patates, sebze reyonlarında bulunur.

Ancak bilim insanları, yani botanistler, sebze-meyve ayrımını böyle yapmıyorlar. Onlara göre meyve, içinde etli veya kuru, çoğunluğunu çekirdek diye adlandırdığımız, kendi tohumu veya tohumları bulunan yiyecektir. Bu tanıma göre kayısı, şeftali, üzüm, taze fasulye, domates, salatalık (hıyar) ve benzeri gıda maddeleri teknik olarak meyvedir. Geriye kalanlar, yani patetes, havuç, şalgam, soğan, sarımsak gibi bitki köklerri, lahana, marul gibi bitki yaprakları, hatta aslında bir çiçek olan karnabahar bilen birer sebzedir. Bu arada belirtmekte fayda var; biz bitkilerin değişik kısımlarını yeriz. Örneğin, maydanoz yetiştiği bitkinin yaprak kısmı iken, karabiber ağacın meyvesi, tarçın kabuğu, susam ise bitkisinin tohumudur.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Daha, pek, en iyi olan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.En iyi olan. 2.Eli açık cömert. - Türk dil kuralına göre “d/t” olarak okunur.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (el = harf-i târif, vedâ = ayrılma). Allaha ısmarladık, Allaha emanet olunl

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farewell. goodbye. good-bye. goodday. vale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farewell. farewell!. goodbye!.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adieu. farewell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [الوداع] elveda.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sevâd»den smüş.) (mü. sevdâ). Kara, siyah.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اسود] siyah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Siyah, kara.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) mezarcı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حجر اسود] karataş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kolayca anlaşılamayan; çapraşık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aceleci, savruk. Şimdi «acelfe» mânâsında kullanılıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burning. crash. pressing. urgent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haste urgent. hasty. done hastily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Savrukluk, acelecilik, şimdi «acele olma» mânâsında kullanılıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urgency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urgency. haste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urgently. hurriedly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) 1.kaldırılmak. 2.hükümsüz kılınmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yapraklı four-leaved clover uğurlu sayılan dört yapraklı yonca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzun ömürlü. longlivedness i. uzun ömürlülük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vedd» den masdar, müveddet şekli galattır). Sevmek, sevgi, muhabbet: Aramızdaki samimi meveddet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مودت] sevgi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sevgi, muhabbet. Dostluk.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Muhabbeti!, seven (eskiden aşağı rütbede bulunanlara verilen unvandı).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ميوه دار] meşveli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ميوه دار] meyvalı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. A. «avdet» ten masdar).

1.Geri dönme, dönüş, avdet, rücû: Eski yere, önceki fikrine muâvedet etti. 2.Adet edinme, alışma (bu ikinci mânâ ile dilimizde pek kullanılmamıştır).


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «revd»den masdar). Arzu, talep, meyil, istek, sevme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sevâd» dan İmef.) (c. müsveddât). Temize çekilmek üzere yazılıp düzeltilmiş yazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rough. draft. draught. roughcast. work sheet. rough copy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rough draft of a written work. copy. foul copy. draft. first draft. manuscript. petty journal. rough copy. rough draft. work sheet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copy book. waste-book. rough book. waste book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sevgi, muhabbet, dostluk.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مسوده] taslak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [نشوه دار] neşeli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Yeni tavır, yeni eda. “Nev” ve “eda” kelimelerinden birleşik isim.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzak, ayrı, alâkası olmayan. a first cousin twice removed kuzenin torunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. başka zaman veya muayyen bir kimse için saklanılmış; çekingen; ağzı slkı; vakur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. azimli, kararlı; kararvermiş veya verilmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski Hindu din kitapları, bak. Veda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kumaş kenarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kısa ömürlü ömürsüz; az zaman süren. _

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. yükleme veya boşaltma işçisi, istifçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hak edilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ıslah olmamış işlenmemiş; sürülmemiş (toprak); iyileşmemiş. unimproved road toprak yol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. asfalt olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. idrak edilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ferahlamamış; tek düzen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sınırlanmamış; açık sözlü, samimi, çekinmesiz; şartsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. çekinmeden, açıkça; şartsız olarak. unreservedness i. çekinmeyiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(VIDD, VUDD) (bk.) VedSd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farewell. parting. valedictory. adieus. farewell. adieux. leave. parting. valediction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farewell. leave-taking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The ancient sacred literature of the Hindus; also, one of the four collections, called Rig-Veda, Yajur-Veda, Sama-Veda, and Atharva-Veda, constituting the most ancient portions of that literature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farewell. good-bye. leave. valediction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The most ancient of the Hindu scriptures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Literally, 'Knowledge', the authoritative scriptures of the Hindus. knowledge. or vedas - Veda means knowledge and the four vedas are basic scriptures of sanatana dharma which all yogis refer to as the ultimate scriptural authority. the 4th cakra, with me

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وداع] ayrılış, ayrılma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hindu dininin en eski kutsal kitapları. Veda Ve'dic s. bu kitaplara ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Ayrılırken söylenen selamlama sözü. 2.Ayrılma, ayrılış.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İki kişinin birbirine «Allahaısmarladık ve Allah’a emanet olunuz» deyip ayrılmaları, ayrılma, esenleşme, Ar. mufârakat. El-vedâ = Allaha ısmarladık, selâmetle kal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (vidâd, vüdâd şekilleri de vardır). Sevme, sevgi, muhabbet, dostluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saying farewell to each other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birbirine vedâ edip ayrılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bid a person adieu. make one's adieus. make one's farewells.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to say good-by to each other. take leave of. to say good-bye to each other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to say farewell to each other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hindu kutsal kitaplarına dayanan. panteist bir felsefe sistemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sevgi, dostluk.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

8 mayıs, ikinci Dünya Savaşında Birleşik Milletlerin Avrupa'da zafer günü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. vedia). Vedialar. (bk.) Vedîa.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ودایع] emanetler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ask. keşif kolu önündeki atlı nöbetçi; den. gözetleme gemisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Başkasının malını saklamakla görevli kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vedâ» dan smüş.) (c. vedâyî). Saklanmak için emanet bırakılan şey, emanet. Vedîa-t-ullâh = Allah’ın emaneti hükmünde olan şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bailment. sth entrusted to another for safekeeping. bailment agreement / contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ودیعه] emanet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) Ka - Saklanılması, korunması için birine ya da bir yere bırakılan emanet.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Allah’ın emaneti, dini. Kadınlar da Allah’ın emaneti olarak nitelenmişlerdir.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dost, sevgisi çok olan. - Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Vedid).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Arnavutça’dan). Süt kabı, koyun vesair hayvanları sağmaya mahsus ağzı açık ve geniş kab.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vedd» den imüb.). Pek fazla sevgi ve şefkati olan (Allah’ın sıfatlarındandır).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Çok muhabbetli, çok şefkatli. 2.Allah’ın isimlerinden. İyi kullarını sevip onlara rahmet ve rızasını irade eden yüce Allah. -(bkz.Abdülvedud). Kur’an’da Hud, ayet: 90; Buruc, ayet: 14’te zikredilmiştir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

İtalyanca`da “görünüm” anlamına gelen sözcük, büyük ölçüde gerçeğe dayanılarak yapılan ayrıntılı kent resimleri, çizimleri ve oyma baskıları için kullanılır. Gerçeğe dayanmayan düşsel örnekler, “ ideata” ya da “capriccio” olarak anılır. İlk vedutalar, büyük olasılıkla Flaman manzara ressamı Paul Brill gibi İtalya`da çalışan Kuzeyli ressamlar tarafından yapılmıştı. Ancak bu türün en başarılı ustaları Venedikli sanatçılardır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. terbiyeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by