Veh ne demek? | Veh anlamı nedir? | Veh

Veh anlamı nedir?

Veh ne demek?

Veh anlamı nedir?

Veh | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(bk.) Vah.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [وه] vah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Çok çeşitli nimetleri daima bağışlayan Allah’ın kulu. Vehhab, Allah’ın isimle-rindendir. - “Abd” takısı almadan kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Kahve içilip oturulan yer, kahve: Kahvehâne havadisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coffeehouse. cafe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coffeehouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

café (serving only coffee , tea or soft drinks. cafe. coffee house. coffee stall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vehm» den if.) (mü. mütevehhime). Vehim getiren, vehimli.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. köleleri olan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vehm»den) (c. tevehhümât). Zannetme, vehimlenme, esassız ve yersiz şüpheye düşme: Benim kendisinin aleyhinde bulunduğumu tevehhüm etmişti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Aş erme, gebe kadının iştahası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Verme, bağışlama, Ar. atiyye, ihsan, hibe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وهب] bağış, vergi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Bağışlama, bağış, vergi. Vehb b. Münebbih: Kitabü’l-Kader’in müellifi.- Türk dil kuralına göre “b/p” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وهبی] Tanrı vergisi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın ihsanı sonucu olan. Allah vergisi, fıtri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. vehbiyye). Allah’ın vergisi neticesi olan, Allah vergisi, Fars. hudâ-dâd: Onun terbiyesi vehbîdir.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Vehbi).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [و هلم جری] var gerisini kıyas et.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şiddetli, hiddetli; ateşli vehemence, -cy i. hiddet, şiddet, ateşlilik. vehemently z. şiddetle, hiddetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vehb» den imüb.). Fazlası ile bağışlayan ve veren (Allah’ın sıfatlarındandır). Abd-ül-vehhâb as İhsan sâhibi olan Allah’ın kulu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وهاب] çok bağışlayıcı Tanrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Çok hibe eden, bağışlayan. Sayısız nimetler veren yüce Allah. Bu isim Esmau’l-Hüsna’dan-dır. Kur’an-ı Kerim’de, Al-i İmran, ayet: 8; Sa’d suresi ayet: 9 ve 35’te geçmektedir. - (bkz.Abdülvehhab).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(hi. A.) (mü. vehhâbiyye) (c. vehhâbiyyûn). Abdülvehhâb isminde biri tarafından Necd taraflarında çıkarılan mezhebe bağlı kimse ve bu mezheple alâkalı: Vehhâbî mezhebi, Hanbelî mezhebinin bir dalıdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وهابيت] vehhâbîlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وهابيون] vehhâbîler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vehc» den imüb.). Pek fazla yanan, pek parlayan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Çok parıltı. Çok alevli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vehm» den imüb.). Pek kuruntulu, vehimli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vehme tâbi olma, kuruntu.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vaslta, araç, taşıt; ecza. vasıta, vehikül. vehicular s. taşıtlara ait; taşıt olarak kullanılan; vasıta olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Vehm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fantasy. suspicion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

groundless fear. apprehension. delusion. hallucination. suspicion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وهم] kuruntu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Zaaf, gevşeklik, kuvvetsizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Dakika, an, lahza. Vehle-i Ülâda = Önce, birdenbire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Birdenbire, önce: Bunu işitince vehleten başka şey zannettim.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وهلة] ansızın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وهم] kuruntu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. evhâm). T. Esassız ve bâtıl fikir, yanlış inanış.

2.Şüphe, kuruntu, tereddüt.

3.Yersiz korkma.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kuruntulu, vehme tâbî, fazla vehimli, Ar. mütevehhim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to imagine groundlessly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. vehmiyye). Gerçekte var olmadığı hâlde, farz ve tasavvur olunan, Ar. mefrûz, mevhûm.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وهمی] kuruntuya dayalı, evham üstüne kurulmuş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) Gerçekte var olmaksızın tasavvur olunan şeyler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [وهمناک] kuruntulu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by