Veli ne demek? | Veli anlamı nedir? | Veli

Veli anlamı nedir?

Veli ne demek?

Veli anlamı nedir?

Veli | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. A. «vely» den smüş.) (mü. veliyye) (c. evliyâ).

1.Sahip. Veliyyü’l-emr = Emir sahibi, Amir. Velî-nîmet = Nimet sahibi; bir kimseye çok büyük iyilikte bulunan kimse, Ar. mün’im.

2.Bir çocuk veya kadının gerek ana babadan, yakın akrabasından, gerek vasisi olup işlerine karışan, hâlinden mesul bulunan adam.

3.Allah’a yakınlığı olan kimse, aziz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conservator. curator. custodian. guardian. patron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guardian. parent. protector. saint evliya. ermiş. eren. guardian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saint. guardian of a child. holy man. balius. curator. guardian. guardian by nature. patron. tutor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ولی] ermiş, velî. 2.çocuktan sorumlu olan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ولی] ama, fakat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Çocuğun bakımı ve idaresi üzerinde olan, hal ve hareketlerinden sorumlu bulunan kimse. 2.Dost, yakın. 3.Allah’ın sevgili kulu, ermiş evliya. Allah’ın isimlerinden. (bkz.Abdulveli).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kendisine iman edenlerin dostu ve yardımcısı. Yarattıklarına mütevelli ve nazar edici olan Allah’ın kulu. - el-Veliyy kelimesi Allah’ın isimlerindendir. (bkz.el-Veli).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiplication table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Çerçevesi olan: Çerçeveli resim, levha.

2.Kenarı cetvelli, Çizgili.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coquettish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arch. coy. flirtatious. coquettish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

come hither. coy. demure. kittenish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. düveliyye). Devlete mensup, ait ve müteallik: Münâsebât-ı düveliyye = Devletarası münasebetler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «evvel» den imen.) (mü. evveliyye). Birinci dereceye veya ilk zamanlara ait, en önce ortaya çıkan: Tahkikat-ı evveliyye = Ceza davalarında yapılan ilk sorgu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Önce, başta, başlangıçta: Evveli böyle olurdu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. evvel). Evveller, önceler, ilk gelenler, (bk.) evvel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c. «evvel» den imen.). Bir iş veya hâdisenin başlan, ilk kısmı, asıl madde veya vak’alardan önce ortaya çıkan alâmetler. Ar. mebâdî, mukaddemât: Bu işin evveliyyâtı vardır; evveliyyâtını bilmedikçe işi anlıyamazsınız.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اوليات] daha öncesi, eski durumu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calculator. calculation chart. tabular statement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sonradan eklenmiş kısmı veya yerleri olan: llâveli lügat, ilâveli tarih, gazete.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coquettish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flirtatious. coquettish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cirit; elle atılan hafif kargı, harbe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiplication table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. geçim, geçinme; geçim vasıtası, rızk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Machiavelli’nin adından). Politikada gayeye varmak için, ahlâka aykırı da olsa her çareye başvurmayı hoş gören anlayış.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sökülmüş iplik, kaçık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ŞİVELİ) (i ). Nazlı, edâlı, işveli, cilveli.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. açlıktan ölüm derecesine gelen çocuk veya hayvan; s. aç, aç kalmış, çok yoksul, perişan; yetersiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وليعهد] veliaht.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crown prince.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crown prince. heir apparent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heir apparent to a throne. candidate for a post. crown prince. heir to the throne. immediate heir to the throne.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Candan, dost, yakın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Çocuk, oğlan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Yeni doğmuş çocuk. Erkek çocuk, köle. Sahabe isimlerindendir.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Velid).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [وليک] ama, ancak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Velîkin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. F.). Lâkin, amma, fakat, velâkin.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [وليکن] ama, ancak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Velî olma hâli. 2.(Türkçe’de) Evliyalık, ermişlik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Düğün ziyafeti. 2.Evlenme töreni, düğün: Velîme cemiyeti.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ وليمه] ziyafet. 2.düğün.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Düğün ziyafeti. Evlenme, düğün.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Velî

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benefactor. patron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benefactor. patron. patronizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kavga, çatışma; münakaşa, hafif çatışma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ., Rom. tar. hafif piyade.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) -(bkz.Veli).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin sahibi. Dinin dostu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’ın sevgili kulu. Allah’a teslim olmuş, onun hakimiyet ve sultasının dışında hakimiyet ve sulta tanımayan. Yalnızca Allah’ı, rasulünü ve mü’minleri dost edinen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. evliyâ-ullâh). Allah’a yakınlık kazanmış olan zat: Evliyâ-ullâhtan bir zat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. veliyyât). Allah’a yakınlık kazanmış kadın.

Türkçe Sözlük by