Velveleli Usul ne demek? | Velveleli Usul anlamı nedir? | Velveleli Usul

Velveleli Usul anlamı nedir?

Velveleli Usul ne demek?

Velveleli Usul anlamı nedir?

Velveleli Usul | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. musiki). Türk musikisinde usûlün bazı darblarının birkaç darb hâlinde vurulmuşu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.). Usûle göre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in due form. as a formality. duly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A). Türk musikisinde 15 zamanlıdan daha fazla zamanlı usullerin hepsi. 15 zamanlı ve daha az zamanlılara küçük usul denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. fasi). Fasıllar, bölümler, b. Fasıl.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ فصول] fasıllar, bölümler. 2.mevsimler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Mülâkat edilmek, bir araya gelinmek: Vakitsiz görüşülmek olmaz, sonra görüşülebilir.

2.Konuşulmak, sohbet edilmek, anlaşma için müzakere olunmak: Bu iş hakkında kendileriyle görüşülmek lâzım gelir. Kahvede görüşülmek münasebet almaz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be discussed. to be talked over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Pislikten veya kadınlar Adet ve lohusalık vesaireden temizlenmek için bütün bedeni belirli şartlarla yıkayarak şer’an temizlemek işi: Gusletmek, gusul abdesti almak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şer’an gusül abdesti almak üzere yıkanmaya mahsus yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T. musiki). Türk musikisinde bir küçük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Vücuda gelme, peyda olma: Husûl bulmak, husule gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coming into existence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خصول] ortaya çıkma, gerçekleşme, var olma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. husûl = peydâ olma. F. pezîreften = kabûl etme).

1.Kabil-i husûl = Husûlü mümkün, hâsıl olabilir.

2.Husûl bulmuş, hâsıl olmuş: Husûl-pezîr oldu = Gerçekleşti, hâsıl oldu.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

meydana getirmek, gerçekleştirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Konuşma fiiline mevzû olmak: O İş hakkında şimdi konuşulmaz, bu akşam konuşulacaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be discussed. to be spoken about. to be mentioned. to talk. to converse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.) (musiki). Türk musikisinde 2 ilâ 15 zamanlı usullerin hepsine verilen ad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yendikten sonra ağızdan geri çıkarılmak: Kusulan şey meydanda bırakılmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gücenik, dargın, bozuşuk, Ar. münfail, muğber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Türk musikisinde birden fazla usûlün birleşerek yaptığı usuller ki, 4 zamanlıdan başlayarak bütün usûller mürekkeptir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir zâtın (hükümdarın) huzûrunda ayakta durma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ballot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ballot. ballot paper. voting paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ballot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ballot. ballot paper. voting paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. kullanılan şekli: pusla, i. bussola). Dünyanın kutuplarındaki mıknatıslık sebebiyle daima kuzeye doğru dönen bir ibre vasıtasiyle yön tayinine yarayan Alet. Pusulayı şaşırmak = mec. Ne yapacağını bilememek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Hatırda kalması veya birine hatırlatılmak istenen bir şey yazılmış küçük kâğıt, küçük tezkere.

2.Bir hesap ve alış veriş hülâsası yazılı kâğıt: Pusulasını gönderin, parasını vereyim.


Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İt. bussola

yön belirteci

Üzerinde kuzey güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranlı araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compass. chit. note. scrip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

account. compass. reminder. slip. note. slip of paper. compass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compass. line. slip. tag. note. memorandum. bill. nillet. leaflet. letter. account. billet. debenture. scrip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Dünyanın kendisi, çekirdeğindeki soğumamış kısımlarından dolayı dev bir mıknatıstır. Bu büyük mıknatısın artı ve eksi uçları kuzey ve güney kutuplarındadır. Ancak bildiğimiz coğrafi kutuplarda değil. Pusulanın minik ucu tam kuzeyi göstermez, gösterdiği noktaya magnetik kutup denir.

Pusulanın gösterdiği kuzey yönünü devamlı takip ederseniz kuzey kutbuna hiçbir zaman ulaşamazsınız. O noktadan 7 derece yani kilometrelerce uzaklıktaki magnetik kutba varırsınız. Olayın ilginçliği bu kadarla da bitmiyor. Bilimin kesin olarak saptadığı bir sürpriz daha var. Bu magnetik kutupların yerleri de sabit değil, zamanla değişiyor, kuzey güneye, güney kuzeye geliyor.

Eğer elinize bir pusula alıp zaman yolculuğu yapabilseydiniz, birkaç milyon yıl önce pusulanızın kuzey gösteren ucuna bakarak seyahat edince sizi penguenlerin büyük atalarının karşıladığım, yani güney kutbuna vardığınızı şaşırarak görürdünüz.

Magnetik kutupların niçin ve nasıl yer değiştirdikleri henüz tam bilinmiyor. Bu olayın dünyada kraterlerin oluşması, iklimlerin değişmesi, bazı canlı türlerinin yok olması gibi olaylarla yakın ilgisi olduğu sanılıyor. Bilim insanları magnetik kutupların yer değiştirmesinin 170 milyon yılda yaklaşık 300 defa tekrarlandığını, bugünkü konumuna en son 750 bin yıl önce geldiğini ileri sürmektedirler.

Sadece magnetik kutupların yer değiştirmelerinin değil dünyanın magnetik alanının bile başlangıçta nasıl oluştuğu tam açıklığa kavuşmuş değil. Teorilere göre dünyanın merkezindeki sıvı halindeki çekirdek bölümündeki ısı, dış demir katmanlara ulaşarak dünyanın dönüşü ile beraber bir dinamo etkisi yaparak magnetik alanı meydana getirmiştir.

Yerkürenin magnetik alanının şiddet ve doğrultusunu ölçmek için 1979 Ekim’inde uzaya gönderilen ‘Magsat’ uydusu 3 yıla yakın görev yapıp da yanmadan önce gönderebildiği en önemli bilgi, magnetik alanının şiddetinin gittikçe azaldığı, her on yılda şiddetinden yaklaşık yüzde birini yitirdiği, böyle giderse muhtemelen bin yıl sonra magnetik kutupların yerlerinin tekrar değişebileceği bigisiydi.


Genel Bilgi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şerefle gelmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(USÜL) (i. A. c.) (m. asi).

1.Bir ilim ve fennin metodu, metod bilgisi: Usûl-i fıkh, tarih usûlü.

2.Bir ilmin başlangıç bahisleri: Usûl-i hendese.

3.Tertib, düzen, nizam, kaide: Çalışmanın usul ve erkânı.

4.Uslûb, tarz, yol: Onun usûlü budur; bu usûl ile.

5.Yavaşlık, nazik tavır: Usûlünce yerinden kaldırdı.

6.(musiki) Ritm, bir musiki eserinin ölçüsü: Sofyân, çenber, vals, bolero usûlü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gently. quietly. method. procedure. way. technique. process. system. order. brand. cut. formality. modus. observance. practice. rite. usage. wise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

order. routine. rule. method. way yöntem. tarz. tempo. time. system. procedure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

procedure. adjective. method. system. way. ancestor. ascendant. clear. lineal ancestors. ascending line. line of ascent. course action. fashion. form. law. line of proceeding. management. manner. modalities. mode. modus. order. plan. process. regime. rule

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اصول] asıllar. 2.yöntem, yol yordam, metod.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yavaş yavaş, ağır ağır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quietly. silently. slowly. softly. gently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quietly. slowly. softly. under plain cover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yavaş ve belli etmeden veya ortalığı karıştırmadan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. usûliyye). Bir ilim ve fennin usûlüne uygun, usûle ait.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اصولی] metodik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.).

1.Usûl-i fıkh ve usûl-i hadis bilginleri. 2.Bir tıp ekolü mensupları, Fr. m£thodistes.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Tertib ve nizama aykırı, nizamsız.

2.(musiki). Ölçüsüz veya usûlü, ölçüsü bozuk musiki eseri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irregular. unmethodical. illegal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

improperly done.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of method. inconsistency with the established rules of procedure. unlawfulness. irregularity. infraction of rules.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). Türk musikisinde usûlün bazı darblarının birkaç darb hâlinde vurulmuşu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Varma,, erişme, yetişme, Ar. muvasalat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وصول] ulaşma, gelme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gelmek, ulaşmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by