Veri Dosyası ne demek? | Veri Dosyası anlamı nedir? | Veri Dosyası

Veri Dosyası anlamı nedir?

Veri Dosyası ne demek?

Veri Dosyası anlamı nedir?

Veri Dosyası | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

data file.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

receive transmit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transceiver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Satınalma işi: Ben alışverişe çıkıyorum.

2.Alım satım işi: Geçen ay alışveriş çok durgundu.

3.Münasebet: Benim, seninle bir alışverişim yok.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shopping. buying and selling. trading. deal. connection. dealing. traffic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dealings. shopping. trade. buying and selling. relations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

business. commerce. trade. shopping. dealing. custom. trading. traffic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

1. Derhal almak, hemen alıp geçmek.

2.Derhal satın almak, hemen mübayaa etmek.


Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Video bilgisiyle birlikte ek yardımcı (AUX) verisi de kaydedilir. Bu bilgi, kayıt tarihi/saatini, Geniş/PALplus bilgisini ve kaydedilen resim kaynağını içerir. AUX verisi, DHR-1000 tarafından da okunabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bendeperverlik, kendi mensuplarını kayırma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kullarını besleyip kayıran kerem sahibi zâta mensup, müteallik veya lâyık: Nİmet-i çâkerperverâneleri, çâker-perverîleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çenkçilik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جنگاوری] savaşçılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kaplama, muhafaza; kat, tabaka; perde, örtü. covering letter evrak ile gönderilen ve evrakın mahiyetini anlatan mektup.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hükümdar veya hâkim ve vezire mensup ve ait: Cânib-i Alî-i dâverânelerine, dâverîlerine (Osmanlı devri resmî yazışmalarında vezirlere hitâben kullanılan tâbirlerdendir).

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Vizörde ya da LCD monitörde görünür.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yeterlilik, Osm. kifâyet, kâfi ve vâfi olma.

2.Münasebet, muvafakat, uygunluk.

3.Fayda, hesaba gelme, mutabakat, menfaat.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yeterli, kâfi, vâfi. 2.Münasip, denk, uygun: O, bana çok elverişlidir.

3.Faydalı, hesaba gelen, menfaate uygun: Bu alış veriş bana elverişli çıkmadı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suitable. convenient. sufficient. favourable. practicable. opportune. adequate. auspicious. practical. propitious. prosperous. streamlined. susceptible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adequate. convenient. favourable. fit. practical. right. satisfactory. strategic. suitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convenient. suitable. adequate. convenable. economic. effective. efficient. eligible. favo u rable. fit. handy. opportune. practicable. practical. propitious. prosperous. ready made. serviceable. strategic. sufficient. usable. workable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convenience. facility. suitability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practicability. practicableness. sufficiency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elverişli olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impracticable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disadvantageous. inconvenient. unfavourable. unsuitable. adverse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconvenient. unsuitable. impracticable. impractical. unhandy. unsuited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impracticability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impracticability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hararetli, ateşli; ateş veren, sıtma getiren, sıtmalı; heyecanlı, telâşlı, sabırsız. feverishly (z). hararetle, çok faal olarak. feverishness (i). ateşlilik, hararet; asabiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sebze, yeşillik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astounding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. fakirleştirmek; kuvvetini kesmek mumbit toprağı kuvvetten düşürmek. impoverishment i. fakirleşme; kuvvetten düşme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kâmperverllk, istek sahibi olma.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., k.dili rahatsız; sinirli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. damgalanmamış ve sahipsiz dana, başıboş buzağı; A.B.D., k.dili toplum kurallarına uymayan kimse; parti disiplinine uymayan politikacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Misafirleri iyi kabûl etme, misafirlere ikram eden adamın hâil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abhorrent to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

odious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şişirilmiş; fazla büyütülmüş, abartmalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-denial. self-sacrifice. sacrifice. self-abnegation. devotion. self-devotion. unselfishness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-sacrifice. self-denial. altruism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-denial. self-sacrifice. sacrifice. self-abnegation. devotion. self-devotion. unselfishness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-sacrifice. self-denial. altruism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Bir amaç ya da kişi için kendi yararlarından vazgeçme, fedakarlık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-sacrificing. self-denying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-sacrificing. self-denying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Besleyiş, besleme, beslenme.

2.Terbiye, yetiştirme.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. perveriş = terbiye, yâften = bulmak). Terbiye gören, terbiye olunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Püskürtme cihazı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pulvérisateur

püskürteç

Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomiser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atomizer. sprayer. spray gun. duster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ezmek, ezip toz haline koymak. pulverizer i. toz haline getiren kimse veya alet. pulveriza'tion i. ezme, toz haline getirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

İşitsel FM radyo sinyalleriyle birlikte dijital veriler ileten bir sistemdir. RDS, sinyali veren istasyonun ismini görüntüler ve o istasyon için en güçlü sinyali otomatik olarak bulur. Özellikleri arasında aşağıdakiler bulunmaktadır: Program Servis İsimi (Program Service Name – PS): 8 karaktere kadar istasyon ismi bilgisi; Trafik Anonsu (Traffic Announcement – TA): trafik bilgisi bültenlerine otomatik olarak geçen bir özellik; Alternatif Frekans (Alternative Frequency – AF): Aynı istasyon için birden fazla sinyal olduğunda, güçlü sinyalin otomatik olarak seçilmesi; Gelişmiş Diğer Şebeke (Enhanced Other Network – EON): trafik anonsu sırasında otomatik olarak başka bir istasyona geçme; Saat (Clock Time – CT): Doğru saatin otomatik olarak ayarlanması.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dalgınlık, derin düşünüş;hayal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be released from prison.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.İri ve iyi cins inci. 2.Hükümdara yakışan, hükümdara uygun.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başlık, başkanlık.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Türkiye’deki telefon şehir kodları listesine bakarsanız, birbirine komşu şehirlerin kodlarının çok farklı, kod numaraları yakın olan şehirlerin ise birbirlerinden çok uzak olduklarını görürsünüz.

Bunun nedeni, kod sisteminin tuşlu telefonlar yaygınlaşmadan önce kadranlı telefonlara göre kurulmuş olmasıdır.

Kadranlı telefonlarda 9’u çevirmek için, hizasındaki deliğe parmağınızı sokup, sonuna kadar kadranı çevirmeniz ve bırakmanız gerekiyordu. Kadran da otomatik olarak geri dönerek eski konumuna geliyor ve bir tek numara çevirme işlemi tamamlanıyordu.

Bu işlemde 1’i çevirmek 9’u çevirmekten, 212’yi çevirmek 989’u çevirmekten çok daha kısa bir sürede gerçekleşiyor ve santraller daha az meşgul oluyorlardı. Şüphesiz bugünkü tuşlu telefonlar çok hızlı çalıştıklarından, numaraları aramak bakımından bir zaman farkı yok.

Bu nedenle, 212 gibi kısa süre tutan kod numaraları ülkenin en büyük, en çok telefon kullanılan şehirlerine verilmiştir. Örneğin, NewYork ve İstanbul’un kod numaraları aynı, yani 212 iken, Chicago ve Ankara’nın da 312’dir.

Bu sisteme göre bugün Türkiye’de üçüncü en kısa kod 222 ile Eskişehir iken, en uzun süren kod ise 488 ile Batman’dır.

Zamanla şehirler çok büyüyünce, onları kısımlara bölüp, yeni kod numaraları vermek ihtiyacı doğdu. Yeniler eskilerle karışmasın diye farklı numaralar verildi. Örneğin kodu 212 olan New York ikiye bölününce, ikinci kısma 718 kodu verildi. Bizde ise buna pek dikkat edilmedi, ben 212 mi Avrupa yakasıydı, yoksa 216 mı, hala karıştırırım.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Türkiye’deki telefon şehir kodları listesine bakarsanız, birbirine komşu şehirlerin kodlarının çok farklı, kod numaraları yakın olan şehirlerin ise birbirlerinden çok uzak olduklarını görürsünüz.

Bunun nedeni, kod sisteminin tuşlu telefonlar yaygınlaşmadan önce kadranlı telefonlara göre kurulmuş olmasıdır.

Kadranlı telefonlarda 9’u çevirmek için, hizasındaki deliğe parmağınızı sokup, sonuna kadar kadranı çevirmeniz ve bırakmanız gerekiyordu. Kadran da otomatik olarak geri dönerek eski konumuna geliyor ve bir tek numara çevirme işlemi tamalanıyordu.

Bu işlemde 1’i çevirmek 9’u çevirmekten, 212’yi çevirmek 989’u çevirmekten çok daha kısa bir sürede gerçekleşiyor ve santraller daha az meşgul oluyorlardı. İüphesiz bugünkü tuşlu telefonlar çok hızlı çalıştıklarından, numaraları aramak bakımından bir zaman farkı yok.

Bu nedenle, 212 gibi kısa süre tutan kod numaraları ülkenin en büyük, en çok telefon kullanılan şehirlerine verilmiştir. Örneğin, NewYork ve İstanbul’un kod numaraları aynı, yani 212 iken, Chicago ve Ankara’nın da 312’dir.

Bu sisteme göre bugün Türkiye’de üçüncü en kısa kod 222 ile Eskişehir iken, en uzun süren kod ise 448 ile Batman’dır.

Zamanla şehirler çok büyüyünce, onları kısımlara göre bölüp, yeni kod numaraları vermek ihtiyacı doğdu. Yeniler eskilerle karışmasın diye farklı numaralar verildi. Örneğin kodu 212 olan NewYork ikiye bölününce, ikinci kısma 718 kodu verildi. Bizde ise buna pek dikkat edilmedi, ben 212 mi Avrupa yakasıydı, yoksa 216 mı, hala karıştırırım.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

promising. strategic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. değişmez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir neticeye varabilmek için gerekli olan bilgi, Ar. mutâ, Fr. donni

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data. datum. throughput.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data. datum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data. datum. dope. input data.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data bank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data file.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlev, aşağıdaki video kamera verilerinin ekranda gösterilmesini sağlar. Tarih, Saat, Zaman Kodu, İris, Enstantane ve Beyaz Dengesi. Bir TV’ye bağlı olduğunda veri kodu TV ekranında görüntülenir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data medium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data base.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data-base.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data base. database. data-base. data book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

data acquisition / collection. data collection. collection of data.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transmitting. donor. giver. transmitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

donor. sender. transmitter. giver. giving. transmitting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feeder. transmitter. donor. broadcaster. impeller. dropper. emitter. sender. yielder. sending. broadcasting. emiting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. evride). Damar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ورید] toplardamar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. verîdiyye) (anatomi). Damarla alâkalı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğru sözlü, gerçeğe sadık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gerçekleme; doğrulama; huk. soruşturma, tahkik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. gerçeklemek, doğrulamak, tasdik etmek; doğruluğunu ispat etmek; huk. tahkik etmek tetkik etmek. verifiable s. gerçekliği ispat edilebilir; tahkiki mümkün.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Verilmek, teslim olunmak: Onun parası daha verilmedi. 2.Satılmak: Bu mal on liraya verilir mi?


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be given.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be given to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., (eski) gerçekte, hakikaten, sahiden, doğrusu, filvaki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mahsul, semere: Bu tarlanın, bu ağacın verimi çoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capacity. crop. delivery. effect. efficiency. feat. make. output. outturn. performance. rating. richness. run. turnout. yield.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

output. produce. yield. return. profit. efficiency. product.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

efficiency. output. yield. production. proceeds. rating. performance. capacity. delivery. creativeness. fruit. labo u r performance. make. outturn. turnout. useful work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Ortaya çıkan, beklenilen, istenilen sonuç. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Verimi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abundant. bonanza. copious. effective. efficient. exuberant. fat. fecund. fertile. fruitful. generous. grateful. high-speed. loamy. pregnant. procreant. procreative. producing. productive. prolific. rank. rich. sweet. yielding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

copious. exuberant. fertile. fruitful. pregnant. productive. prolific. rich. profitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

efficient. fertile. fruitful. productive. rich. yielding. lucrative. fecund. generous. profuse. sweet. teeming. voluminous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fecundity. fertility. fruitfulness. productivity. prolificacy. prolificness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fertility. productivity. fruitfulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

productivity. efficiency. fruitfulness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Verimi olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infertile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barren. fruitless. inefficient. infertile. lean. poor. sterile. unproductive. unfruitful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infertile. unproductive. unfaithful. inefficient. non-productive. unfertile. barren. nonefficient. sterile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infertility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unproductiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unproductiveness. lack of productivity. nonproductiveness. sterility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Verme, Ar. İtâ.

2.Bağışlama, vergi, Ar. atıyye, ihsân.

3.Satış, Fars. füruht.

4.Paylama, çıkışma, azarlama.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

giving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hakikat gibi görünen; muhtemel; umulur beklenir. verisimilarly z. muhtemelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gerçeğe benzeyiş; ihtimal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sanat veya edebiyatta gerçekçilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çıkışmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to give sb a dressing down. to talk at length in a certain way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Verîd.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gerçek, hakiki. veritableness i. gerçeklik, hakikat. veritably z. gerçekte.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Lat. hakikat, gerçek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. doğruluk, gerçeklik; hakikat, gerçek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Veri almadaki transfer hızını teoride 1 k.k mbit’e gkartan iletişim standardıdır. 3.5G olarak da anılır.

Teknolojik Terim by