Veriş ne demek? | Veriş anlamı nedir? | Veriş

Veriş anlamı nedir?

Veriş ne demek?

Veriş anlamı nedir?

Veriş | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.).

1.Verme, Ar. İtâ.

2.Bağışlama, vergi, Ar. atıyye, ihsân.

3.Satış, Fars. füruht.

4.Paylama, çıkışma, azarlama.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

giving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Satınalma işi: Ben alışverişe çıkıyorum.

2.Alım satım işi: Geçen ay alışveriş çok durgundu.

3.Münasebet: Benim, seninle bir alışverişim yok.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shopping. buying and selling. trading. deal. connection. dealing. traffic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dealings. shopping. trade. buying and selling. relations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

business. commerce. trade. shopping. dealing. custom. trading. traffic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Video bilgisiyle birlikte ek yardımcı (AUX) verisi de kaydedilir. Bu bilgi, kayıt tarihi/saatini, Geniş/PALplus bilgisini ve kaydedilen resim kaynağını içerir. AUX verisi, DHR-1000 tarafından da okunabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yeterlilik, Osm. kifâyet, kâfi ve vâfi olma.

2.Münasebet, muvafakat, uygunluk.

3.Fayda, hesaba gelme, mutabakat, menfaat.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yeterli, kâfi, vâfi. 2.Münasip, denk, uygun: O, bana çok elverişlidir.

3.Faydalı, hesaba gelen, menfaate uygun: Bu alış veriş bana elverişli çıkmadı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suitable. convenient. sufficient. favourable. practicable. opportune. adequate. auspicious. practical. propitious. prosperous. streamlined. susceptible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adequate. convenient. favourable. fit. practical. right. satisfactory. strategic. suitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convenient. suitable. adequate. convenable. economic. effective. efficient. eligible. favo u rable. fit. handy. opportune. practicable. practical. propitious. prosperous. ready made. serviceable. strategic. sufficient. usable. workable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convenience. facility. suitability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practicability. practicableness. sufficiency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elverişli olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impracticable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disadvantageous. inconvenient. unfavourable. unsuitable. adverse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inconvenient. unsuitable. impracticable. impractical. unhandy. unsuited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impracticability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impracticability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hararetli, ateşli; ateş veren, sıtma getiren, sıtmalı; heyecanlı, telâşlı, sabırsız. feverishly (z). hararetle, çok faal olarak. feverishness (i). ateşlilik, hararet; asabiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. fakirleştirmek; kuvvetini kesmek mumbit toprağı kuvvetten düşürmek. impoverishment i. fakirleşme; kuvvetten düşme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., k.dili rahatsız; sinirli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Besleyiş, besleme, beslenme.

2.Terbiye, yetiştirme.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. perveriş = terbiye, yâften = bulmak). Terbiye gören, terbiye olunan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hakikat gibi görünen; muhtemel; umulur beklenir. verisimilarly z. muhtemelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gerçeğe benzeyiş; ihtimal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sanat veya edebiyatta gerçekçilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çıkışmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to give sb a dressing down. to talk at length in a certain way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by