Vest ne demek? | Vest anlamı nedir? | Vest

Vest anlamı nedir?

Vest ne demek?

Vest anlamı nedir?

Vest | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. yelek; f., gen. with veya in ile yetki vermek; hak vermek; (cuppe) giydirmek. vested interest kazanılmış hak; çıkar; alâkadar menfaat; coğ. çıkar çevreleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (huk). mahrum etmek, elinden almak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Türk musikisinde bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). soymak, tecrit etmek; yoksun bırakmak, mahrum etmek. di- vestiture, divestment (i). soyma, tecrit etme; soyulma, tecrit edilme; mahrum etme veya edilme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. investissement

ekon. yatırım

Millî ekonominin veya bir ticaret kuruluşunun üretim ve hizmet gücünü artırıcı nitelikte olan aktif değerlerine yapılan yeni eklemeler.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Türk musikisinde bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bugün kullanılmayan eski bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) mezar taşı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) hasat; hasat mevsimi, ekinleri biçme zamanı; ürün, mahsul, rekolte; semere, sonuç, netice; (f.) biçmek, hasat etmek, mahsul devşirmek. harvest home harman sonu; harman sonunda verilen ziyafet. har vest moon sonbahar başındaki dolunay. har

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) orakçı, hasatçı; biçer döğer .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) (para) yatırmak; (para, güç, zaman) sarfetmek; memuriyete koymak; (saIâhiyet) vermek; kuşatmak. invest in ileride gelir sağlamak için bir şeye para yatırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) incelemek, tetkik etmek, gözden geçirmek, teftiş etmek, tahkik etmek, araştırmak. investigable (s.) incelenebilir, teftişi mümkün. investigative (s.) teftiş ve incelemeye ait. investigation (i.) tahkik araştırma, tetkik, inceleme, teftiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) resmen memuriyet makamına koyma, tayin; resmi elbise, üniforma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) para koyma, yatırım; yatırılan sermaye; gelir getirmesi için paranın yatırıldığı şey, para sarfedilen gelir kaynağı; memuriyete koyma; muhasara, kuşatma; (biyol.) dış deri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çiftlik hayvanları, mal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. (birisinin) aşkıyle vurulmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (birleşik kelime teşkiline girer). Ulaşma Dest-i kerem peyveıt Kereme ulaşmış olan el.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ulaşmış, kavuşmuş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (parayı, geliri) yeniden yatırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. eski mevkiini iade etmek; eski sahibine dönmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Alm. Schwester

1. hemşire,

2.kız kardeş

1. Doktor tarafından acil durumlar dışında yazılı olarak verilen tedavileri uygulamak, hastanın bakımını düzenlemek, denetlemek ve değerlendirmekle görevli ve yetkili sağlık çalışanı.

2.Bir kimsenin bayan kardeşi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadınımsı giyinmekten zevk alan erkek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transvestite. travesty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in drag. drag party. drag queen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. gülünç etmek maksadı ile taklit etmek; hicvetmek; i. gülünç surette taklit veya tebdil, alay, hiciv, karikatür. travesty of justice adaleti küçültücü olay, adli haksızlık, adaletsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. fanila.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Rom. mit. ocak tanrıçası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ocak tanrıçasına ait; bu tanrıçanın rahibelerine ait; iffetli; i. ocak tanrıçasının kâhinesi; erdemli kadın; rahibe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. elbiseye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. giriş, antre; trende vagonlar arasındaki kapalı geçit; anat. kanal; dehliz; f. antre veya dehliz yapmak; vagonlan kapalı geçitlerle birleştirmek. vestibuled s. kapalı geçitleri olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eser, iz; biyol. zamanla küçülmüş ve görevini yitirmiş olan. vestigial s. iz bırakmış; artakalan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). (şapka, perdesü, palto vesaireyi) Çıkarıp bırakma yeri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

checkroom. cloakroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

checkroom. cloakroom. coat rack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cloakroom. checkroom. vestiary. check room. dressing room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. giysi, resmi elbise; cüppe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. giyinme odası; bazı kiliselerde yönetim kurulu. vestryman i. kilise yönetim kurulu üyesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., (eski) kıyafet, kılık, üst baş; elbise; örtü; f., eski giydirmek, örtmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Zerdüştlerin kutsal kitabları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zerdüşt’ün kitabı. (bk.) Zend.

Türkçe Sözlük by