Vık ne demek? | Vık anlamı nedir? | Vık

Vık anlamı nedir?

Vık ne demek?

Vık anlamı nedir?

Vık | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Boğulan insan veya hayvanın çıkardığı sesi taklit ve tasvir eder: Vık vık etmek. Vık dememek = Hiç sesini çıkarmamak. Vık dedirtmemek = Meydan vermemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atavistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Teşvik ederek, kışkırtarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bolşevikliği benimseyen kimse, komünist.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolshevik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bolshevik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rus sosyal demokrat partisinin ekseriyeti elde bulunduran sol kanadının Lenin prensiplerine dayanan doktrini, komünistlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolshevism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bolshevism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. Bolşevik. Bolshevist i. Bolşevik. Bolshevism i Bolşeviklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut ÇİVİK (i.).

1.Metin, sağlam.

2.Çabuk hareketli. Ar. serî-ül-hareke, Fars. eüst ü çâlâk.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agile. swift. fleet. nimble. brisk. dapper. glib. light-footed. limber. lissom. lissome. nippy. spry. tripping. volant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agile. brisk. lissom. nimble. smart. snappy. spry. swift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agile. active. airy. nimble. nippy. swift. on one's toes. tripping. up and coming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(s.) (Erkek İsmi) - Çabuk davranan, hızlı ve hareketli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(bkz.Çevik).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Çevik olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agility. alacrity. pep. perfections.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Fazla sulu ve bulaşkan: Cıvık kar, çamur. Ekseriya arka arkaya olarak yapışkan ve bulaşıcı bir şeyi tasvir eder: Elleri yağ içinde cıvık cıvık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maudlin. pert. runny. thin. watery. soft. impertinent. saucy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soft. runny. impertinent. impudently familiar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bulaşıcı bir şeyi avuç içinde sıkarak karıştırmak: Fıçının içindeki yağı cıvıklayıp duruyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (bulaşıcı şey) Avuçlanarak veya basılarak karışmak: Çamur basıla basıla cıvıklanmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Termit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

termite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

termite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çevik, hızlı erkek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Kara batmayıp üstünde ivmek için ayaklara takılan uzun tahta kaydırak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ., s.,-viki) Rus Sosyal Demokrat Partisinde (1903-1917) Bolşeviklere karşı olan tutucu üye.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «şevk» den İf.) (mü. müşevvika).

1.Şevk ve gayrete getiren, arzusunu arttıran.

2.Kışkırtan, hırslandıran, harekete getiren.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «fevk» den if.) (mü. mütefevvika). Üst gelen, üstün, diğerlerini geçen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «şevk» den if.)

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Canlı, çevik, hareketli kimse.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Reykjavik, İzlanda'nın başkenti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Dost, arkadaş. 2.Unutkan, saf kimse. 3.Sevgili, sevilen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «avk» dan masdar). Geri bırakma, alıkoyma, geciktirme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

postponement. delay. retardation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تعویق] askıya alma, geciktirme, erteleme, oyalama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geciktirilmek, ertelenmek, askıya alınmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geciktirmek, ertelemek, askıya almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.). Durultup berrak ve saf etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

encouragement. stimulation. incitement. instigation. countenance. exhortation. inducement. pull. pump priming. sendoff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boost. impetus. incitement. inducement. instigation. promotion. stimulation. encouragement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

substantiate. incentive. encouragement. incitement. provocation. encouraging. spurring sb on. inspiring. inciting. promotion. abetment. aid and comfort. blessing. exhortation. fosterage. hey. impulsion. inducement. instigation. prompting. send off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تشویق] şevklendirme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şevklendirilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exhort. foster. galvanize. instigate. prompt. stimulate. tempt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to abet. to encourage. to promote. to stimulate. to urge. to incite. to spur on. to give countenance to. buck sb up. cheer. to give countdown to. to lend countdown to sb. countenance. crank up. egg sb on. embolden. exhort. foster. induce. instigate. lead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şevklendirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «şevk» ten) (c. teşvîkât). Şevk ve gayrete getirme, şevk ve arzusunu artırma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تشویقات] teşvikler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

encourager. promoter. inciter. provoker. sb who encourages or promotes sb who incites or provokes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.).

1.Kayırma, saklama, muhafaza, Ar. hıfz ve sıyânet: Hayvanı soğuktan vikaye etmeli. 2.Koruma, sahip çıkma.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وقایه] koruma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

korumak, esirgemek, kayırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ortaçağda iskandinav savaşçısı; korsan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir büyük meşakkat altında ezilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Konttan bir derece aşağı olan asalet unvanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viscount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viscount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Vikont karısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viscountess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by