Voir Dire ne demek? | Voir Dire anlamı nedir? | Voir Dire

Voir Dire anlamı nedir?

Voir Dire ne demek?

Voir Dire anlamı nedir?

Voir Dire | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr., huk. şahidin kendi yetkisi dahilinde gerçeği söyleyeceğine dair ettiği yemin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mainmast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lower mast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Fr). Allaha ısmarladık; güle güle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs). avoirdupois.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). İngiltere ve Amerika'da kullanllan tartı usulu; (k).dili şişmanlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «budûr» dan) (c. buvâdir).

1.Hemen söylenilip hatâdan uzak olmayan söz.

2.Ansızın zuhur eden vak’a.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unforeseen danger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بادره] tehlikeli olay, felaket.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flagpole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flag staff. flagpole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sür’atli, seri, hızlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sür’atli, seri, hızlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tent pole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). uğursuz, meşum; dehşetli, korkunç. direly (z). dehşetle; uğursuzlukla. direness (i). dehşet, uğursuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). idare etmek, tanzim etmek, emretmek; göstermek, aydınlatmak, irşat etmek, tevcih etmek, yöneltmek, çevirmek, doğrultmak; yolu tarif etmek, salık vermek, tavsiye etmek. directive (s). idare edici, yol gösterici. directive (i). emir, direktif, ka

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (z). doğru, müstakim, dosdoğru: dürüst, tok sözlü; açık, sarih; doğrudan doğruya, vasıtasız, araçsız; babadan oğula intikal eden; (astr). güneş etrafında dünya yönünde dönen; (gram). doğrudan doğruya olan, dolaysız, vasıtasız; (z). dosdoğru, doğ

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yön, meyil, cihet, istikamet, taraf; idare, nezaret; emir, talimat, tembih; (müz). belirli bir notanın nasıl çalınacağını belirten işaret. direction finder radyo yön bulucu alet, yön alıcı cihaz. directional (s). istikamete ait. directional anten

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). direktör, müdür, idareci, müdürler kurulu üyesi; herhangi bir şeyi idare eden şef. directorate (i). müdüriyet; müdürler kurulu; müdürlük. director'ial (s). idareye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). müdürlük, direktörlük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). rehber, nizamname; Fransız ihtilalinde Cumhuriyet Hükümetini idare eden beşler heyeti; (huk). açıklayıcı hüküm; (s). idare eden, istişareye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (nad). müdire, kadın direktör.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i), (nad). müdire; (geom). doğrultman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ درفش] sancak. 2.bayrak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). korkunç, dehşet veren, uğursuz; hüzünlü, mahzun. direfully (z). hüzünle, uğursuzca, korkunç bir şekilde. direfulness (i). hüzün, uğursuzluk, dehşet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Düz ve uzun ağaç ki, ahşap binalarda köşelere konur: Altılık, sekizlik direk, meşe direği, çadır direği. 2.Gemide yelken serenlerini tutmak üzere dikilen ağaç ki altındaki kalın parçasına ana direk denir: Bir, iki, üç direkli gemi. 3.Binaların bir tarafını tutmak üzere ağaç veya taştan sütun. Ar. amûd. Göğün direkleri alınmak = Cok yağmak!


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pole. pillar. column. mast. post. stick. backbone. atlas. beam. pylon. spar. stake. stanchion. upright.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pole. pillar. column. mast. post. stick. backbone. atlas. beam. pylon. spar. stake. stanchion. upright. girder. pile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam. column. mast. pillar. pole. staff. stanchion. post. axis. prop. pylon. standard stud. stake. newel. legpiece. stemple. boom. yard. spar. upright. gin pole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Direk Dijital Akım (Direct Stream Digital – DSD) teknolojisi, Super Audio CD’lerde (SACD) kullanılan, sesin olağanüstü kalitede oluşturulmasını sağlayan temel bir kayıt sistemidir. DSD, dijital veri biçimini kullanmaktadır ve standart CD biçimine göre 4 kattan daha fazla bilgi alabilmektedir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Direk veya sütunları olan: Uç direkli gemi, direkli bina.

2.Bir yüzünde direkler resmi olan beş franklık bir gümüş para. Vaktiyle İki Sicilya devleti paralarından olup, Doğu’da pek yaygın idi, riyâl.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Direkleri çok veya her tarafı direkle kaplı yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Otomobillerde ön tekerleklere kumanda ederek arabanın istenilen tarafa sevkedilmesini temin eden çark.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wheel. steering wheel. draglink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wheel. steering wheel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steering wheel. steering wheel / mechanism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

direct. non-stop. straight. through. thru. thro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

direct. incisive. nonstop. square. through.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

directly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

direct , directly , firsthand , forthright , immediate , immediately , in-your-face , one-level , random , squarely , straight , straightly , upfront.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Talimat, emir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). ismin bir halidir. Fiilin hangi yöne doğru cereyan ettiğini gösterir. Karşı, doğru, yukarı gibi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. directive

yönerge

Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

directive. instruction. order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

directive. instruction. order. rules of action.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Müdür.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. directeur

yönetmen

Bir kuruluşu yönetme yetkisi olan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

director.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

master.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

director. principal. manager.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

directorship. directorate. direction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

directorship. directorate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Fransız ihtilâlinin üçüncü yılında Konvansiyon’un yerine geçen idare şekli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (gerek bunun ve gerek Arapçaiaşmış olan «dirhem» in Yunanca’dan olduğu bazı dilciler tarafından ileri sürülmüşse de, Yunanlılar, kelimenin Farsça «direm»den geldiğini kabul eder. Zaten eski Yunan’da daha çok Iran parası kullanıldığından, bunun aslı Farsça’dır).

1.Dört, beş kuruş kıymetinde ve frank’a karşılık eski bir gümüş para.

2.Akça, Ar. nukud. Direm haride = Para ile alınmış, satın alınmış.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [درم] dirhem, akçe, gümüş para.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Akça, para. 2.Gümüş para.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Gerip sertleştirmek, kuvvetli basıp dayamak: Ayak diremek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pitchfork. hayfork.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Harman savurmaya mahsus kalın yaba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) drenaj.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik). Bir kuvvetin tesirine karşı koyan karşı kuvvet, mukavemet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir organizmanın abiyotik ve biyotik baskı faktörlerine karşı (su noksanlığı, sıcaklık ekstremleri, hava kirliliği, zararlılar) dayanma yeteneği. ( Resistenz/Resistance )

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance. capacitance. drag. reluctance. strength.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance. resistor. stamina.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance. load. resistor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Karşı koyan kuvvet, mukavemet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistant. resolute. tough. robust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistant. tough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having low resistance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Gecikme, yavaşlık. Ar. teenni, teahhur.

2.Dinlenme, karar, istirahat. Fars. Arâm.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tenacious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obstinacy. resistance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boycott. disobedience. non-cooperation. noncooperation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance. stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opposition. resistance. boycott.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resistance fighter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passive resister. resistance fighter. undergrounder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opposition. resistance. stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

persistence. resistance. act of resistance. endurance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dayanmak, kuvvetli davranmak, dik ve karşı durmak, muhalefet etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resist. stand. stand out against. fight back. refuse. withstand. hold out. hold up. jib. jib at doing. persevere. offer resistance. make a stand for. stand out. stick up to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resist. withstand. to put one's foot down. to insist. to resist. to withstand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to insist on. to resist. to hold out. hold one's ground. oppose. outstand. stick to one's guns. withstand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Öteden beriden derilip devşirllmiş Adi şeyler, derme çatma şey. 2.Öteden beriden devşirilmiş gayri muntazam ve işe yaramaz asker.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Drezin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to insist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to insist. to show obstinacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Dretnot.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ekin biçme, hasat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lamppost.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

utility pole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. indirect

dolaylı

Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indirect. remote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circumstantial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ship's mast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

18. yüzyılda Üçüncü Ahmet’in oğlu İehzade Mustafa’nın sünnet düğününde bir cambaz Haliç’i gemi direkleri üzerinde gerilen bir ipte geçti.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

power assisted steering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

air servo-assisted steering gear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

VW200 ve VW60 ev sineması projektörü modelleri ile birlikte gönderilen yazılım paketi. Image Director 3 yazılımı, kullanım kolaylığı için gama düzeltme ayarını düzenlemek ve saklamak üzere, bir RS-232C kablosu ile projektörünüzü bir bilgisayara bağlamanızı sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dolaşık, dolambaçlı, doğru olmayan, dolaylı; hile türünden; dolaylslyla olan; doğrudan doğruya olmayan, araçlı. indirect cost dolaylı masraf. indirect damage dolaylı zarar. indirect discourse sözcünün söylediklerinin şahıs ve zaman değişimiyle nak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dolaylı söz veya hareket; doğru olmayan hal veya hareket, hilekârlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Güçlü kuvvetli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Sun’İ liman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Menderek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jetty. mole. pier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakwater. jetty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mole. breakwater. close port. land-locked harbour. jetty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yanlış salık vermek, yanlış yola sevketmek, yanltmak, yanlış yol göstermek, yanlış tarif etmek. misdirection i. yanlış salık verme, yanıltma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manageress. directress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manageress. directress. head-mistress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. nevâdlr). Garip fıkra, tuhaf hikâye: Bir nâdire söyledi, çok nevâdir bilir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نادره] az bulunur.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Nadir).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Garip hikâyeler ve tuhaf fıkralar bilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Garip hikâyeler, fıkralar ve zarif nükteler söyleyen, zarif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nâdir olarak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

occasional. rarely. seldom. every once in a while. few and far. far between. uncommonly. once in a while.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rarely. seldom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rarely. seldom. unusually.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نادرا] nadir olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sapan sürerken öküzleri dürtmek için kullanılan uzun ve ucu iğneli deynek (küçüğüne «tbizlengeç» ve daha uzununa «masastıra» ve «arda» derler).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Öğendire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mainmast. middle class.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mainmast. middle class.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) yeniden salık vermek; (mektuba) düzeltilmiş adresi yazıp yollamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. su haznesi, su deposu, sarnıç, bent; hazne; havza; depoda saklanan ihtiyat eşya; f. hazne veya depoda saklamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صادره] çıkan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr. beceriklilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Takdir).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admirable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Değer biçerek: Hizmetini takdîren terfiine karar verdiler.

2.Takdir şekliyle.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تقدیرا] takdir ederek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

technical director.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telephone pole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

telegraph post (Br pole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. idare altında olmayan; adressiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek yönlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Öküzleri dürtmekte kullanılan ucu bizli deynek, boyunduruk.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr., huk. şahidin kendi yetkisi dahilinde gerçeği söyleyeceğine dair ettiği yemin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by