Vurmak ne demek? | Vurmak anlamı nedir? | Vurmak

Vurmak anlamı nedir?

Vurmak ne demek?

Vurmak anlamı nedir?

Vurmak | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(f.).

1.Çalmak, vurmak: Başına vurdu, arkasına vurdu.

2.Öldürmek, katletmek, yaralamak: O adamı haydutlar vurmuş.

3.İsabet ettirmek, tutturmak: Şu kuşa üç kere attım do vuramadım.

4.Ateş etmek, topa veya kurşuna tutmak: Kaleden düşman gemilerine vuruyorlar.

5.Atmak, düşürmek, yatırmak: Onu yere vurdu.

6.Sürmek, geçirmek: Duvarlara sıva, tahtalara boya vurmak.Dayamak, koymak, yapıştırmak: Binaya destek vurmak, çamaşıra yama vurmak.Takmak, koymak: Hayvana eyer, dizgin vurmak.Yüklemek, yük koymak: Beygire yük vurmak.Çalmak: Çan vurmak, davul vurmak.Dokunmak, tesir etmek: Güneş başıma, gözüme vurdu, bu koku başa vuruyor.Sapmak, saldırmak, Osm. müteveccih olmak, doğrulmak: Gemi karaya vurdu.Göstermek, gösteriş yapmak, yalan bir harekette bulunmak: Deliliğe, hastalığa, bilmezliğe vurmak.Sokulmak, girmek, dalmak: Ormana, sürüye vurdu. Açığa vurmak = Meydana çıkarmak, Aşikâr etmek. Aşağı vurmak = Azaltmak, aşağı varmak. Uste vurmak = İlâve etmek. Volta vurmak = Bir yandan bir yana gidip gelerek durmamak. İçeri vurmak = Dışarda olan bir hastalık geçip, içerde meydana çıkmak. Başvurmak = Müracaat etmek. Başa vurmak = Başağrısı vermek. Bir atıp iki vurmak = Bir söz veya iş ile iki iş görmek. Boyun vurmak = Kafa keserek idam etmek. Pırangaya, demire, zencire vurmak — Ceza olarak bunlara bağlamak. Dem vurmak = Bahsetmek, iddiasında bulunmak. Dışarıya vurmak = Hastalık vücudun dışında görünmek. Yola vurmak = Yola koyulmak. Yüze vurmak = Birinin ayıp ve kabahatini yüzüne karşı söyleyip utandırmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bang. beat. bruise. bust. catapult. catch. clap. clip. clout. dash. deal. gun. hit. impinge. inflict. kayo. knock. land. lay out. lay to. lodge. mall. nail. pack. plant. plonk. plug. plunk. pound. pummel. punch. ram. shoot. shoot off. slog. smash. so.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bang. beat. birch. buffet. bump. catch. clip. clout. crack. dash. deal. drive. fell. flap. get. hit. knock. pound. slap. smite. strike. to hit. to strike. to bash. to dash. to bump. to knock. to bang. to slap. to clip. to clout. to deal sb/sth a blow. to

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hit. to strike. to knock on. to tap on. to shoot. to stab. to kill. to hit. to hunt. to strike. to pinch. to chafe / to blister one's foot. to blight a crop. to slam. to slap. to blow. to lash. to dash. to splash. to sh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disclose. divulge. evince. expose. express. impart. publish. reveal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to expose. to reveal. to disclose. bare. give away. give forth. leak. leak out. to blow the lid off. proclaim. pronounce against sb. publish. spit it out. testify. unbosom one's heart. ventilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir kimsenin aracılığını istemek, bir İşte bir şeyden yararlanmak üzere ona müracaat etmek: Her çareye başvurdum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

make an application. apply. have recourse to. refer. consult. look to. appeal. approach. call on. call upon. fall back on. fall back upon. put in. put in for. resort. resort to. turn to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apply. consult. refer. to apply. to have recourse to. to resort to. to turn to sb/sth. to fall back on sb/sth. to consult. to appeal to. to refer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apply. refer. to apply. to have recourse to. to refer. to petition. to consult. to resort. call upon. invoke. turn to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dab. rap. tap. tip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to squander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Tava veya ateşte kızaracak derecede pişirmek.

2.Yakmak: Elimi kavurdum, güneşin harareti bu çiçekleri kavurdu.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roast. parch. scorch. bake. parboil. sear. torrefy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roast. scorch. sear. to roast. to fry. to scorch. to blast. to parch. to blight. to sear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to roast. to blight. to blast. to parch. to scorch. broil. burn. char. torrefy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). T. Karıştırmak, altüst etmek: Harmanda ince saman kırıntısı ile karışık olan tahılı havaya atıp ayırmak: Harmanı, buğdayı savurmak.

2.Bir sıvıyı fıçının veya küpün musluğundan çekip üstüne atarak karıştırmak: Sirkeyi, turşuyu savurmak.

3.(argo) Yalandan övünmek, avurt satmak. Esip savurmak = mec. Atıp tutmak, bağırıp çağırarak hiddet etmek. Külünü savurmak = mec. Mahvetmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blow about. scatter. brandish. bung. chuck. chuck away. dash. flap. fling. hurl. hurtle. swing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brandish. dash. fling. to toss about violently. hurl. to winnow. to brandish. to bluster. to spend etravagantly. to toss about. to throw about. to hurl. to fling. to brandish. to wave around. to spend extravagantly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to winnow. to throw sth into the air. to drive sth about. to throw sth violently. to hurtle. to hurl. to fling. to brandish. to land. to fling. to fell. to waste. to spend prodigally. to exaggerate. cast. dart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by