Wag ne demek? | Wag anlamı nedir? | Wag

Wag anlamı nedir?

Wag ne demek?

Wag anlamı nedir?

Wag | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ged,- ging) i. sallamak; çenesi ötmek; hareket etmek; İng., (argo) okuldan kaçmak; i. sallama. set tongues wagging dile düşürmek. The tail wags the dog dünya tersine dönüyor. the world wags on and we wag with it. Dünya ile birlikte yuvarlanıp gidi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şakacı kimse, latifeci kimse. waggery i. şaka, latife; mizah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maya ile yapılmış içkiler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ing)., (huk). eşinden miras kalan malı veya ünvanı olan dul kadın; (k.dili). ağır başlı yaşlı kadın. queen dowager vefat etmis olan kralın dul eşi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili haylaz kimse, ciğeri beş para etmez adam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. scalawag.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Iağım pisliği. sewage disposal lağım pisliğini yok etme veya kullanılır hale koyma sistemi, lağım boşaltma usulü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. istif etme; istif yeri; istif harcı; istif olunan şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (argo) yağma, çapul. swag man i. Avustralya'da sırtında bohçasıyla dolaşan rençper.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. madeni eşyaya çekiçle vurarak biçim vermekte kullanılan kalıp; f. böyle bir kalıpla şekil vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i., s. kasılarak yürümek; kabadayılık etmek, slang. afi kesmek, atmak; i. kabadayılık, kabadayıca hareket; s. şık, modaya uygun. swagger around kasılarak yürümek. swagger stick subayın süs için taşıdığı kamçı. swaggerer i. kabadayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (mücadele, münakaşa, savaş) devam etmek, sürdürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ücret, maaş. wages i. ücret; karşılık. wage earner, wageworker i. işçi, ücretli işçi. living wage geçimi temin edecek maaş. wage scale barem. The wages of sin is death. Günahın kefareti ölümdür.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. bahis, bahis tutuşma; f. bahis tutuşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şaka kabilinden, şakacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. sallanmak; sallamak; sarsılmak; i. sallayış sallanış. waggly s. sallanan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

İng. waggon i. dört tekerlekli yük arabası; dört tekerlekli açık oyuncak araba; k.dili. tevkif edilenleri taşımaya mahsus polis arabası; tekerlekli servis masası; İng. yük vagonu, katar; (argo) zırhlı savaş gemisi. on the wagon k.dili. içkiyi bırakmı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr. vagonli, yataklı vagon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. taşıma ücreti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i Büyükayı; Arabacı takımyıldızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. arabacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir araba dolusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kuyruksallayan, zool. Motacilla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ged, -ging) i. işaretle (haber) vermek; i. işaret verme; işaretle verilen haber.

İngilizce - Türkçe Sözlük by