Wan ne demek? | Wan anlamı nedir? | Wan

Wan anlamı nedir?

Wan ne demek?

Wan anlamı nedir?

Wan | Dream Meanings


Teknolojik Terim

Geniş Alan Ağı anlamına gelir ve temelde birbirlerine bağlı LAN’lar ağıdır. Internet bugün var olan en büyük WAN olarak kabul edilebilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. solgun, soluk, benzi sararmış; hastalık veya üzüntü gösteren, bitik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). tahsisat, harçlık, aylık, haftalık vb; bırakma; karşılık; müsamaha, göz yumma, müsaade, rıza; itiraf, kabul, teslim; (tic). fiyat indirimi, tenzilât; tolerans, yedek pay; (f). harçlık bağlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Ülke

Başkent: Gaborone.

Nüfus: 1.359.000.

Yüzölçümü: 224.607 km2.

Komşuları: Kuzeyde ve Batıda Namibya, Güneyde Güney Afrika, Kuzeydoğuda Zimbabwe.

Önemli Şehirleri: Gaborone, Serowe, Manna.

Din: %50 yerel inançlar, %50 Hristiyan.

Dil: İngilizce, Setswana.

Yönetim Biçimi: Parlamenter Cumhuriyet.

Tarih: Bölgeye ilk yerleşen “bushmen”ler idi. Bantus’lar zamanında bölge, 1886 yılında Bechvanaland adıyla İngiliz himayesine girdi ve bu statüsü, güneyden ve güneybatıdan yöneltilen Boer ve Alman işgallerini durdurdu.

Ülke 30 Eylül 1966’da bağımsızlığını kazandı ve ismi Botswana olarak değiştirildi.

Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği ve madencilik (elmas, bakır, nikel…) ülke ekonomisinin büyümesine katkıda bulunmaktadır.


Ülke by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Botswana.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üvez, bot. Sorbus aucuparia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Ruanda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kuğu, zool. Cygnus; tatlı sesli şarkıcı veya şair. swan dive başı geriye kolları suya doğru uzatarak yapılan dalış. swan's down kuğunun ufak ve yumuşak tüyü. swan maiden efsanelerde istediği zaman kuğu şekline girebilen güzel kız. swan song efsan

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., A.B.D., leh. yemin etmek. I swan ! Çok şaştım ! Aman Allahım !

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. Thames nehri üzerindeki kuğuların senede bir yapılan markalama işlemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., (argo) gösteriş, caka; f. caka satmak, gösteriş yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Tayvan, Formoza.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. yay kirişi gibi ses çıkarmak, tıngırdamak; genizden konuşmak veya ses çıkarmak; i. yay kirişinin sesi, tıngırtı; genizden çıkan ses.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. tıngırdamak, tıngırdatmak; i. tıngırtı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Çin'den gelen bir çeşit yeşil çay.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. istenilmeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değnek, çubuk; asa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. dolaşmak, gezinmek; yolu şaşırarak dolanıp durmak; yoldan çıkmak; konudan ayrılmak; sayıklamak, abuk sabuk konuşmak; içinde dolaşmak; i. dolaşma, gezinme. wanderer i. gayesizce dolaşan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dolaşan, gezen, gezginci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

telgrafçiçeği, bot. Tradescantia fluminensis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. seyahat tutkusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Seylan adasına özgü bir maymun, langur, zool. Presbytis cephalopterus; aslankuyruklu maymun, zool. Macaca silenus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. azalmak, küçülmek; solmak; batmak, zayıflamak; i. azalış; solma; zeval; ayın on beşinden sonra ayın küçülmesi. on the wane azalmakta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., k.dili. sızdırmak, hileyle koparmak; hileye baş vurmak; tesir ederek elde etmek; dolaylı yoldan sağlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., (Kanada) ağaç kütüklerini kesme yerinde gereçlerin saklandığı dolap; kulübe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

yeni bir çeşit ufak ve hafif iç yakımlı makina.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. istemek, arzu etmek; eksiği olmak; aramak; İng. muhtaç olmak, gerektirmek; yoksul olmak. want for muhtaç olmak, ihtiyacını hissetmek. want to k.dili. gerekmek. Call it what you want. Ne derseniz deyin. The dog wants out. Köpek dışan çıkmak istiyor

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yokluk, adem; eksiklik, noksan; lüzum, ihtiyaç; gerek, hacet; sıkıntı, zaruret, yoksulluk, fakirlik; istek, arzu. want ad k.dili., gazet. küçük ilan. be in want muhtaç olmak. for want of bulunmadığından.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. istenen, aranan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., (edat) eksik, noksan; (edat) -siz, eksik, az. wanting in noksan, eksik. be wanting in common sense sağduyudan yoksun olmak. be found wanting kusurlu bulunmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., f. zevk veya sefahat düşkünü; şehvet düşkünü; avare dolaşan; sebepsiz; kötü niyetli; ahlâksız, ahlâksızlık düşkünü; aklına eseni yapan, önünü arkasını düşünmeyen; i. şehvet düşkünü kimse; ahlaksız kimse; kayıt altına girmeyen kimse; f. kendi

İngilizce - Türkçe Sözlük by