Wash-and-wear ne demek? | Wash-and-wear anlamı nedir? | Wash-and-wear

Wash-and-wear anlamı nedir?

Wash-and-wear ne demek?

Wash-and-wear anlamı nedir?

Wash-and-wear | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ütü istemez ve yıkanabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z)., (s). su seviyesi ile beraber; (s). suyla örtülü; dalgalarla yıkanan; suda yüzen, dalgaların sağa sola attığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kayık küreklerinin veya gemi pervanesinin geriye attlğı su, serpinti; kendisini yaratan olayın bitiminden sonra da devam eden durum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bulaşıkşı. chief cook and bottlewasher her türlü ev işi yapan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). göz banyosu; argo göz boyama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ayak giyecekleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (swore, sworn) bırakmak için yemin etmek; yeminle inkâr etmek, yeminle reddetmek; bırakmak. forswear oneself yalan yere yemin etmek. foresworn (s). yalan yere yemin etmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). domuzlara yedirilecek mutfak artıkları; değersiz şey; slang atmasyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gargara, ağız yıkamak için kullanılan antiseptik bir sıvı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. boyuna takılan şeyler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yatak kıyafeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. daha fazla dayanmak; yıpranmak; tüketmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (s.) konfeksiyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uçağın yan tarafından esen hava cereyanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. spor giysi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. çalkantı, çalkantı sesi; dar gelgit yatağı; f. çalkantı sesi ile kıyıyı yalamak; caka satmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. övüngen kimse; kabadayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (swore, sworn) yeminle tasdik etmek; yemin ettirmek; yeminle vaat etmek; yemin etmek, ant içmek; huk. yeminle ifade vermek; küfretmek, sövmek, sövüp saymak. swear at bir kimseye küfretmek. swear by bir şey üzerine yemin etmek; tam manasıyla güvenmek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iç çamaşırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (swore, sworn) sözünü geri almak, yemininden dönmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yorulmak bilmez, yorulmaz, bıkmaz, usanmaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. yıkama, yıkanma; çamaşır; deniz veya nehir suyunun çalkanmasından hasıl olan ses; dalga sesi, kürek palası veya gemi çarkının meydana getirdiği su akıntısı; dalgaların sahile attığı süprüntü; sulu mutfak artığı; ağıza güzel koku vermek için kul

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yıkamak, ıslatmak; su ile silmek; yıkanmak, banyo yapmak; ince boya tabakası ile kaplamak, yaldızlamak; temizlemek; min. toprağı yıkayarak altın filizini ayırmak; yıkanmaya dayanmak (kumaş); hafif hafif çarpmak (dalga); aşınmak. wash away su ile

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ütü istemez ve yıkanabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. lavabo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üstünde çamaşır yıkanan oluklu tahta; den. dalga girmesin diye kapının önüne veya güverteye konulan siper; girintili çıkıntılı yol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sabun bezi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çamaşır günü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. solmuş, solgun, soluk; k.dili. çok yorgun, bitkin; batkın, müflis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., (argo) yıldızı sönmüş, bitmiş; k.dili. bitkin düşmüş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yıkayan şey veya kimse; mak. pul, rondela; çamaşır makinası; gaz yıkama cihazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çamaşırcı kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yıkama, yıkanma; çamaşır; ince madeni kaplama. washing machine çamaşır makinası. washing soda çamaşır sodası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Washington.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sel basması ile meydana gelen çukur; sel sularının sürüklemesi;( argo) başarısızlık; yıkama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sabun bezi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tuvalet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. lavabo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çamaşır teknesi, leğen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sulu, kuvvetsiz, çorba gibi, hafif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dayanıklılık, dayanma; aşınma, yıpranma, eskime; giysi, elbise. the worse for wear eskimiş, çok kullanıldığı belli. wear and tear normal halde aşınıp eskime.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (wore, worn) giymek; göstermek; taşımak; kullanmak; eskitmek, aşındırmak, yıpratmak, yemek; yormak; dayanmak; eskimek, aşınmak, yıpranmak; tükenmek. wear away aşındırmak; biteviye geçmek; tükenmek. wear badly dayanıksız olmak, az dayanmak. wear down a

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yıpratıcı; yorucu; giyilmeye elverişli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sıkıcı, yorucu, bıktırıcı, usandırıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., f. yorgun, usanmış, bıkkın, bezgin; yorucu, yoran, usandırıcı, sıkıcı; yorgunluk belirten; f. yormak, yorulmak; usanmak, usandırmak; bezmek, bezdirmek. wearily z. canından bezmiş bir halde; yorgunlukla. weariness i. bezginlik, yorgunluk, usanç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. badana; cilt kremi; (argo) örtbas etme: f. badanalamak; örtbas etmek; k.dili. oyunda sayı vermeden yenmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., k.dili. yavan, sulu, hafif; karaktersiz, renksiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dünyadan bezmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by