Way ne demek? | Way anlamı nedir? | Way

Way anlamı nedir?

Way ne demek?

Way anlamı nedir?

Way | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yol, tarik; yön, yan, taraf, cihet; yer; mesafe; usul, tarz; husus; adet, itiyat, huy; hal, durum, halet; gidiş, ilerleme, ileri gitme; çare, vasıta; huk. irtifak hakkı, geçit hakkı; çoğ. gemi kızağı. ways and means mali tedbirler, para temini, tah

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). daima, her zaman, her vakit; her defa, muntazam; evvelden beri, mütemadiyen, boyuna.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). zaten, her halükârda, hangi şartlar altında olursa olsun; ne ise; dikkatsizce, dalgacı bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kemer altı yolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir mahzen veya bodrumun girişi; geçit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). uzağa, uzakta; bir yana; -den, -dan be away bulunmamak, başka yere gitmişolmak. becarriedaway sürüklenrnek; kapılmak. carry away alıp götürmek, sürüklemek . come away bırakıp gelmek. cut away kesmek, kesip atmak. do away with yok etmek, öl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ünlem Defol ! Haydi !

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iki bina arasındaki yalnız üstü kapalı geçit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. Broadway Caddesi: Broadway tiyatro dünyası. offBroadway i. deneysel tiyatro.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). gizli, özel veya karanlık yol, dolaşık yol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Karaman kimyonu, (bot). Carum carvi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,(i). serseri; akıntıyla sürüklenen; değersiz diye atılmış;(i). kazazede (denizde); reddedilmiş kimse veya şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).,(f). ıslak veya bozuk arazide yayalar için yapılmış yol, geçit; şose; cadde; (f). geçit yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). den. kamara iskelesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). caketatay, bonjur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). kenarı üste gelecek şekilde, yan yan, yandan . not be able to get a word in edgeways karşısındakinin fazla konuşmasından dolayı ağzını açamamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. dik, dikine; ucu ileriye doğru; uzunluğuna.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ekspres yol, otoban.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (golf) çimenli yol; bir koy,liman veya ırmağın seyredilebilen kısmı, serbest geçit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). yassılamasına, düz, düzlemesine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hoppa, bir dalda durmaz, maymun iştahlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). geniş çevre yolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, ünlem yol, geçit, pasaj; den ambarda eşya arasındaki geçit; guvertede bir kısımdan ötekine geçilen iskele; iskele tahtası; ünlem Yol ver I Yağlı boya I Destur I

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kaçıp kurtulma, paçayı kurtarma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili istemeyerek ağzından laf kaçırma, ifşa, açığa vurma; hediye dağıtımı; dama gibi bir oyunda oyuncunun taş veya el kaybetmesini hedef tutan oyun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.), (s.) ortada, yan yolda; yetersiz olarak; (s.) yetersiz; yarı yolda bulunan (han veya otel). halfway house hapisten çıkanlann geçici olarak kalabileceği yurt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) koridor; hol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (den.), ambar ağzı, lombar ağzı; buna benzer bodrum kapağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ilerleme, terakki, yol alma, ileri gitme. make headway ilerlemek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (polisten) saklanacak yer, yatak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). anayol, cadde. highwayman (i). eşkıya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mak. kama yatağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rahatça kımıldanacak yer, bol yer; den. geminin yolundan rüzgar altına düşmesi. have leeway faaliyet sahası olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. uzunluğuna.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., z. bir fuarda panayıra mahsus kısım; s. yarı yolda olan; z. yarı yolda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Norveç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.), (k.dili) hiç bir suretle, asla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) New York'un tiyatro merkezinde olmayan (tiyatro); deneysel (tiyatro).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek yönlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uzak, zor ulaşılan, sapa; acayip.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ekspres yol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yayalara mahsus yol, patika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. değirmen arkı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yolun vasıtalar geçen kısmı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. kaçak, kaçkın, firari.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pist; ırmak yatağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. deniz yolu; kaba dalgalı deniz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. yan; z. yandan, yan taraftan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kütüklerin yığıldığı yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hava yolu; asma yol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gen., çoğ. gemi yapı kızağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. bir yolunu bulup.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sürat yolu, hızyolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. taşma savağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. merdiven.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. geminin dümen dinlemesi için gerekli asgari hız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. biletsiz kaçak gemi yolcusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., z. dosdoğru; i., dönemeçsiz koşu yolu; z. hemen, derhal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. metro; tünel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. otoban, sürat yolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. sallamak; eğmek, meylettirmek; etkilemek, tesir etmek; idare etmek, istediği tarafa yöneltmek; den. bedenin ağırlığını vererek hisa etmek; eğilmek, meyletmek; taraftar olmak; dönüp gitmek; iki yana veya ileri geri sallanmak; hakim olmak, hükmetm

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üç yollu; üç kola ayrılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. hız yolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. el ilânı. throwaway line (tiyatro) duyulmayacak bir sırada söylenen söz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gelgitin girdiği kanal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. tramvay, tramvay hattı; maden ocaklannda hat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. orkide familyasından yerde büyüyen bir bitki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki taraflı, iki kollu, iki yollu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. yolunda, yoluna girmiş, başlanmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. geçit, kaldırım, patika.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su yolu; gemi güvertesinde biriken suyu akıtmaya mahsus açık oluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. manifesto, yolcu manifestosu, nakliye senedi, kıs. w.b.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yolcu, yaya yolcu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. yolculuk eden; i. yolculuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yolunu kesmek; pusuya yatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., A.B.D., (argo) yepyeni, özgün, ileri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(sonek) yönünde, -e doğru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. yol kenarı; s. yol kenarındaki. go by the wayside daha önemli bir şeyden dolayı rafa kaldırılmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ters, dik başlı, inatçı, aksi; düzensiz, intizamsız, darmadağınık. waywardly z. inatçılıkla, dik başlılıkla; düzensiz bir şekilde. waywardness i. inatçılık, dik başlılık; düzensizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by