Well ne demek? | Well anlamı nedir? | Well

Well anlamı nedir?

Well ne demek?

Well anlamı nedir?

Well | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

z., s. (better, best) iyi, güzel, hoş, ala, iyice; hakkıyle, Iâyıkıyle; çok, pek; tamamen, hayli, oldukça; s. iyi, güzel; sıhhatça iyi, sıhhatli; kârlı, elverişli. Well begun is half done iyi başlayan iş yarı yarıya bitmiştir. well on in life yaşı hayl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ünlem) Pekâlâ! Ya! Hayret! Olur şey değil! Sahi ! Eh ! Haydi. I Well, to be sure... Eh olabilir. Well, well ! Vah vah ! Aman efendim ! Hayret ! Well, as I was saying Ha ! Diyordum ki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. we will, we shall.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kuyu, çeşme, memba, kaynak; pınar; hokka; sahanlık, merdiven veya asansör boşluğu; f. kaynamak, yerden fışkırmak. well up yükselmek. well sweep kaldıraç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ing. ıslahhane, hapishane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (dwelt veya dwelled, dwell ing.) oturmak, ikamet etmek, sakin olmak; hayat sürmek, yaşamakta devam etmek; on (ile) bir konu üzerinde durmak, kalmak, devam etmek. dwell in de ikamet etmek oturmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ikamet eden veya oturan, kimse, sakin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ev, ikametgah, mesken. dwelling house, dwelling place ev, ikametgah, mesken, konut.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ünlem, (i)., (s). Uğurlar olsun, Güle güle. (i). ayrılma, gitme; veda, geçirme,uğurlama; (s). son, ayrılma. farewell dinner veda yemeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hodançiçeği, (bot.) Lithospermum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f .(indwelt) iskan etmek; nüfuz etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

hiç bir işi beceremeyen (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yavşanotu, veronika, bot. Veronica officinalis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. merdiven boşluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ed; -ed veya swollen)i., s. şişmek, kabarmak; büyümek, yükselmek, artmak, çoğalmak; göğsü kabarmak, iftihar etmek; k.dili. kurulmak, çalım satmak; büyütmek, şişirmek, kabartmak, artırmak çoğaltmak; müz. crescendo ve takiben diminuendo yapmak; i. k

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kirpi balığı, zool. Tetraodon spadiceus; balon balığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iyi olmayan, rahatsız, hasta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğru nişan alınmış, doğru atılmış; iyi maksat ile yapılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mükemmel teçhizatlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğrulanmış, ispat edilmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. terbiyeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. refah, iyilik, saadet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. terbiyeli, kibar; soylu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. başarılı, iyi yapılmış; iyi pişmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güzel, güzel görunuşlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., (argo) zengin, para babası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. merdiven için bırakılan boşluk; kuyu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Wellington, Yeni Zeland'ın başkenti; çoğ. çizme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. meşhur, ünlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. terbiyeli .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iyi niyetli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. hemen hemen, takriben.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hali vakti yerinde olan, mutlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çok okumuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. geniş kap samlı, çok yönlü; dolgun, tombul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yerinde söylenmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yerinde söylen miş; hoş sohbet, sohbeti tatlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kaynak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. saygın, itibarlı, makbul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vakti iyi ayarlanmış, zamanlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zengin, hali vakti yerinde olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. başkasının iyiliğini isteyen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iyice eskimiş, çok giyilmiş; bayatlamış; lâyık, hak edilmiş, değimli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by