With ne demek? | With anlamı nedir? | With

With anlamı nedir?

With ne demek?

With anlamı nedir?

With | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(edat) ile; -den; -e; -e rağmen; ile beraber, ile birlikte. with it (argo) zamane; uyanık, canlı, modern. Leave the books with my mother Kitapları anneme bırak. I'm with you there ! O konuda seninle aynı fikirdeyim. With this, she slapped his face H

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(önek) karşı; geri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). hemen, derhal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). bununla; ilişikte.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.), bağlaç, edat gerçi, her ne kadar; bakmayarak; bağlaç mamafih, bununla birlikte; edat rağmen, gene de.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.) onunla; aynı zamanda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.) bununla beraber, aynı zamanda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., (bağlaç), zam., i., (eski) ne ile; nasıl; (bağlaç) ile; zam., i. imkânlar, gereçler. the clue wherewith the riddle was solved bilmeceyi çözümleyen ipucu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gereçler, araçlar; para.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(önek) karşı; geri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., (argo), bak. with it.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., (eski) bununla beraber, mamafih; ayrıca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f (-drew, -drawn) geri çekmek, geri almak, geri çağırmak; banka hesabından çekmek; çekilmek. withdrawing room içerideki oda. withdrawal, withdrawment i. çekilme; geri alma; davadan vaz geçme. with drawn s. çekilmiş; içine kapanık, çekingen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. söğüt çubuğu, saz; sögüt çubuğundan yapılmış bağ; f. sazla bağlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. solmak, kurumak; sararıp solmak; çürümek, zeval bulmak, bozulmak, kurutmak, soldurmak; çürütmek, bozmak; utandırmak, susturmak. withering s. solan; utandıran.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. atın iki kürek kemiği arasındaki yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. widdershins.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., (edat), i. içeride, içeriden; dahilen, derunen ; zihnen; yürekten; evde; içinde, dahilinde; (edat) zarfında, içinde, sınırları içinde; i. iç. His heart sank within him. Bütün ümitleri kırıldı. He lives within his income. Gelirine uygun bir şekilde yaş

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-held, -holding) elinde tutmak, kendine saklamak, bırakmamak; kısıtlamak; vermemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(edat), z., i. -sız, -meyerek, -meden, -meksizin, hariç; dışında; z. dışarıda; i. dış. without fear korkusuz. without taxes vergiler hariç. without thinking düşünmeden, gayri ihtiyari. do without, go without -sız olmak; yetinmek. times without number def

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-stood, -standing) dayanmak, mukavemet etmek, karşı koymak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. söğüt dalı; saz; s. sazdan yapılmış; dayanıklı ve esnek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by