Wl ne demek? | Wl anlamı nedir? | Wl

Wl anlamı nedir?

Wl ne demek?

Wl anlamı nedir?

Wl | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. Wisconsin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. West Indies.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). doğruluğunu kabul etmek, teslim etmek, onaylamak, tasdik etmek; şükranla tanımak; gerçek veya kanuni olduğunu kabul etmek. acknowledgment (i). teslim, onaylama, tasdik, itiraf, kabul, teşekkür; senet, tasdikname, borç ikrarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (biz)., saraç ve kunduracı bizi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). haykırmak, bağırmak, feryat etmek; bağırarak satış yapmak (işportacı); yüksek sesle ağlamak; (i). haykırış, feryat. bawl out A.B.D., (argo) azarlamak, haşlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yerinden kopmuş ve aşınmşş iri kaya parçası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kase, çukur kap; tas, leğen; tahta top; birkaç tip top oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bir çeşit top oyunu oynamak; top gibi yuvarlamak; top atmak. bowl over vurup devirmek; şaşırtmak, şaşkına çevirmek. be bowled over hayretten donup kalmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çarpık bacaklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bowling oyununda topu atan kimse. bowler hat melon şapka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. borina; bir çeşit düğüm, barço bağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ağır topla oynanan bir oyun. bowling alley bu oyuna mahsus dar yol. bowling green bu oyunun oynandığı yeşil saha.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. biz, kalem.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. gürültülü munakaşa, ağız dalaşı, kavga; A.B.D., (argo) gürültülü ziyafet; eski bir Fransız halk oyunu; f kavga etmek; patırtı etmek; gürül gürül akmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). manastır rahiplerinin giydikleri cüppe, bu cüppenin kukuletası; baca şapkası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). başlık şeklinde, kukuletalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bilhassa alnın üstünde diğer saçların aksi yönünde çıkan bir tutam saç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). uçak motorunun kapağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). sürünmek, çok yavaş yürümek, emeklemek; dalkavukluk etmek; (i). sürünme, çok yavaş gitme. crawl stroke kulaçlama yüzüş. The rock crawled with insects Taşın üstünde böcekler kaynıyordu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). özellikle büyükbaş hayvanların boynu altındaki sarkık deri gerdan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). inkar etmek, kabul etmemek, reddetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). kelimeleri uzatarak konuşmak; (i). ağır ağır konuşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ. fowl, fowls) (f). kuş; kümes hayvanı; tavuk, hindi veya ördek eti; (f). yabani kuş avlamak. barnyard fowl kümes hayvanı. Cochin fowl çin tavuğu. guinea fowl Hint tavuğu, Beç tavuğu, (zool). Numida meleagris. jungle fowl yaban tavuğu, (zool

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.) hırlamak, homurdanmak; gurlamak, guruldamak; (i.) homurtu, homurdanma, hırlama .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) homurdanan kimse; A.B.D., argo bira kabı; Kanada'da kücük buzul .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. ulumak; inlemek, feryat etmek; kahkaha atmak; i. uluma; inleme, inilti, feryat. howl down yuhalayarak kürsüden indirmek, yuhalayarak susturmak. howling dervish Rufai dervişi. howling monkey Güney Amerika'ya mahsus uzun kuyruklu ve uluma sesi çı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. havlavan hayvan, bağıran kimse veya hayvan: argo gülünç hata, budalaca yanlışlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çene kemiği, alt çene; çifte gerdan, gıdık; (kümes) hayvanların boynu altındaki sarkık deri, gerdan. cheek by jowl sıkı fıkı; yan yana.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bilgi, malumat, vukuf; ilim; kanaat; eski cinsi münasebet. intuitive knowledge hisle edinilen bilgi. take knowledge of biri hakkında (bir şey) anlamak. this branch of knowledge ilmin bu dalı. to my knowledge bildiğim kadar, bildiğime göre. knowle

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kanuna aykırı, kanun tanımaz, nizamsız, kanunsuz; serkeş. lawlessly (z.) kanun tanımayarak, serkeşçe. lawlessness (i.) kanunsuzluk, kanun tanımazlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gen. çoğ., s. düz arazi, ova; s. ovaya mahsus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ayaktakımı; kopuk, hayta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. rütbe veya mevkice asağı; mütevazı, alçak gönüllü; z. ikinci derecede, aşagı. lowliness i. alçak gönüllülük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sarı göğsü üstünde: siyah hilâl şekli bulunan ötücü bir çayır kuşu, zool. Sturnella magna.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bebek gibi zayıf sesle ağlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. yakın zamanlarda; yeniden. newly-wed i. yeni evli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. baykuş zool. Strigiformes. owlish s. baykuş gibi. eagle owl puhu kuşu, zool. Bubo bubo. little owl kukumav, zool. Athene noctua. scops owl cüce baykuş, zool. Otus scops. shorteared owl bataklık baykuşu, zool. Asio flammeus. tawny owl alaca baykuş

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ufak baykuş, kukumav, zool. Athene noctua; baykuş yavrusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kastanyola, ırgat kastanyolası; f. kastanyola ile sıkıştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tavus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. sinsi sinsi dolaşmak; fırsat kollayarak gizli gizli gezinmek; i. sinsi sinsi dolaşma. prowl car A.B.D. polis arabası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. Iskarmoz, yarım ay ıskarmoz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. kaşlarını çatıp bakmak; i. tehdit ederek bakma, tehditkâr bakış scowl'ingly z. kaş çatarak; tehdit ederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. kötü bir şekilde veya acele ile yazmak, karalamak; i. karalanmış yazı, acemice ve karışık yazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. deniz kuşu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kendini tanıma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) şal, omuz atkısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. yayılıp yatmak, sere serpe uzanmak; yatarken kol ve bacakları yaymak; dağınık olmak, yayılmış olmak (fidan); i. yayılıp yatma, sere serpe uzanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çekme halatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. tarak ağı ile balık tutmak; torba şeklinde ağ ile deniz dibini taramak; i. kayık arkasından çekilen çok çengelli olta; deniz dibini taramaya mahsus torba şeklinde ağ. trawler i. torba şeklinde ağ ile ballk tutmak için kullanılan gemi; bu şekild

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kabul edilmemiş, onaylanmamış, cevaplandırılmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. lavabo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su kuşu, su kuşları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kedi gibi miyavlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. waul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. av kuşu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kablosuz yerel ağ.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. küçük gemi filikası, 4 veya 6 kürekli gemi filikası; yole, başı kıçı bir olan yelkenli; fazla olarak kıçtaki küçük direkte yelkeni olan gemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. ulumak, uluyuş; f. ulumak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by