Yad Edilmek ne demek? | Yad Edilmek anlamı nedir? | Yad Edilmek

Yad Edilmek anlamı nedir?

Yad Edilmek ne demek?

Yad Edilmek anlamı nedir?

Yad Edilmek | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anılmak, hatırlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اعياد] bayramlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Temel, esas.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yapı, bina.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بنياد] temel, kök. 2.yapı, bina.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Arapça lûgatlarda bulunmayıp bunun yerine «cevdet» kullanıldığından uydurma olsa gerektir), iyilik, güzellik, temizlik: Ciyâdet-i havâ = Havanın iyiliği.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دادوفریاد] feryat figan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marine infantry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دریادل] gönlü zengin. 2.büyük himmetli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gönlü geniş, herşeyi hoş gören.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A). Mekke şerifine verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (mit). orman perisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

never in the world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). iki, çift; (kim.) iki atomdan meydana gelen molekül.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. yed). Yedler, eller. (bk.) Yed.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Zeminler, yeryüzleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Feryat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ فریاد] bağırma, çığlık. 2.imdat isteme. feryâd etmek bağırmak, çığlık atmak

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. feryat a yardım isteme, hânden = çağırmak). Medet İsteyen, imdat İsteyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (feryad = Feryat dâd, resîden = yetişmek). İmdada yetişen, mededci.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [فریادرس] imdada koşan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (mit.) orman perisi, ağaç perisi; zehirli bir Hindistan yılanı; bir çeşit Habeş maymunu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (haydud’un cem’i olmak üzere kullanılmış ise de evvelâ haydud kelimesi Arapça olmadığından böyle bir çokluk olamaz ve bu kelime Arapça olmadığı için o dile mahsus olan (ha) ile yazılmayıp (hı) ile yazılması lâzımdır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar). İtaat, râm olma, baş eğme, boyun uzatma, Osm. serfürû etme. Askerin, zabitine inkıyadı şarttır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انقياد] bağlanma, boyun eğme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Allah’a boyun eğme, teslim olma, kendini teslim etme.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sayd» dan masdar). Avlama, ava gitme: Istıyâda çıkmıştı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اعتياد] alışkanlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

alışkanlık kazanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ziyaret, hatır sorma, gidip görme, vizite: Hastayı iyâdet etmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عيادت] hasta ziyareti.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «ziyâdet» ten masdar). Çoğalma, artma. Ar. tezâyüd: Ömrünüz izdiyâd bulsunl

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ازدیاد] artış, çoğalma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kaidlik, kumandanlık, askere kumanda etme, kumanda.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tavuğun lâdes kemiğini karşılıklı tutarak kırmak suretiyle iki kişi arasında oynanan bir oyun. «Aklımda» demeden diğer oyuncudan bir şey alanın yenilmesi esasına dayanır. Lâdes kemiği = (anatomi) Kuşlarda iki kanat arasında ve göğüs kemiğinin üstünde bulunan V biçimindeki ince kemik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. meydân). Meydanlar, alanlar, (bk.) Meydan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr. Olympiade) Eski Yunan’da dört yıllık devre; Olympique oyunlar arasında geçen zaman. («Olympique oyunlar» Türkçe’de galat olarak «Olimpiyatlar» veya «Olimpiyat oyunları» şeklini almıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Yaya yürüyen adam.

2.(askerlik) Yaya askeri: Piyâde alayı; piyâde subayı.

3.Hafif bir çifte kayık.

4.Satrançta ön sıradaki taşların herbiri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foot. infantryman. infantry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infantry. pawn. foot soldier. infantryman. pawn. foot solider.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infantry. infantryman. foot soldier. footslogger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پياده] yaya, yürüyen. 2.askerlikte piyade sınıfy. 3.satranç taşlarından paytak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Rüya

Rüyada at görmek murada nailiyet ile tâbir olunur... Ata binmeye ehil olmayan biri, rüyada ata bindiğini görse, bu onun için izzet ve makama, yüksek derecelere delâlet eder... Rüyada At Görmek ile ilgili tüm bilgilere BÜYÜK RÜYA TABİRLERİ sitesinden ulaşabilirsiniz.

Rüya by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sayd» dan). Avcı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صياد] avcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Avcı. - Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Sıvacı.

2.Yüze gülen.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سيادت] seyyidlik. 2.efendilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Efendilik, beylik, seyyidlik, sahiplik. 2.Hz.Hasan vasıtasıyla Hz.Peygamber soyundan olma. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Siyâdet, seyyidlik lakabı. Devletiû siyâdetlû = Osmanlı protokolünde Mekke şerifine verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aile adı. Erkekler ve kızlar baba, kadınlar ise koca soyadını taşır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

last name. surname. patronymic. family name.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

family name. surname.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

surname. family name. cognomen. last name.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. viaduc

köprü yol

Vadi veya ırmak üstünden demir yolu veya kara yolunun geçişini sağlayan, ayaklar üzerine oturtulmuş yüksek ve uzun köprü.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trestlework. viaduct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viaduct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

viaduct.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Arıma, akla getirme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İstanbul şivesinde: YâD) (i.). Yabancı: Yâd ellerde.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ یاد] hatırlama. 2.gönül, hatır. 3.anı, hatıra.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anılmak, hatırlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anmak, hatırlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hatırda kalacak şey, hâtıra.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Hatıra.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (F. yâd-dest veya yâddâşt’dan galat). Kim aldatırsa diğerinden bir ödül almak üzere tutulan bahis ki, tavuğun bu adla anılan kemiğini kesip kırarak tutulur, lâdes: Yâdes tutuşmak. Yâdes kemiği = Adı geçen kemik. (bk.) LAdes.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Anmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ یادگار] anı. 2.hatıra.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(YADGAR) (i. F ).

1.Bir şahıs veya hâli akla getiren şey, hâtıra:

2.mec. Edepsiz, münasebetsiz adam.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

keepsake. remembrance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

memento. memorial. relic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bk. yâdgâr.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Bir kimseyi ya da bir olayı anımsatan kimse. Bırakılan anı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Yabancı gözüyle bakmak, yabancı saymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), t. Yabancı, meçhul, bilinmeyen.

2.Düşman, muhalif.

3.Uğursuz, meş’um.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

denying. denial. rejection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yeşim denilen damarlı yeşil taş ki, Türkler, Müslümanlık’tan önce bu taştan put yapar, yağmur dilemek için suya atarlardı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Fazlalık, çokluk. - Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır. Ziyat.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Işıklı, parlak, Ar. münevver.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ضيادار] aşıklı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ZİYADE) (i. A.).

1.Artma, çoğalma.

2.Artan miktar, fazla, Ar. bâkî, küsûr: Bunun ziyadesini ne yapalım? Ziyadesi kalsın.

3.Çok, çok miktarda olan: Allah ziyade etsin, ziyade olsun = Yemek yediren kimseye söylenen nezaket tâbiri. Ziyadesiyle = Lüzumundan fazla.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

more. much. too much. excessive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

surplus. left over. excess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زیاده] fazla, çok.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excessively. too. considerably.

Türkçe - İngilizce Sözlük by