Yale Lock ne demek? | Yale Lock anlamı nedir? | Yale Lock

Yale Lock anlamı nedir?

Yale Lock ne demek?

Yale Lock anlamı nedir?

Yale Lock | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

Yale kilidi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). denizkadayıfı, zool. Alaria esculenta

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. büyük parça (ağaç, kaya v.b.); bitişik bir sıra bina; blok; iki kavşak arasındaki mesafe; tahta tezgah; mezatlarda tellalın üzerinde satış yaptığı tahta; üzerinde kelle uçurulan tahta; şapka kalıbı; makara; d.y. sinyalleri beraber çalışan hat bölüm

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., den., ask. muhasara, denizden kuşatma, abluka; f. denizden abluka etmek, kuşatmak; etrafını çevirmek. blockader i. abluka eden düşman gemisi. run the blockade ablukayı yarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tıkanma, blokaj.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ask. duvarlarında silah atmak için delikler bulunan mustahkem küçük bina; kaba kütüklerden inşa edilmiş ev.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iğdiş edilmiş boğa, öküz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yabani hardal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sâf şarap.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çorabın iki tarafında bilekten yukarı doğru çıkan. ajur clocked (s). ajurlu, süslü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z)., (s). saat yelkovanının ters yönünde, sola doğru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

enginler, denizde ölenlerin kabri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). çıkmaz iki taraflı karşı koymanın sonucu olarak her iki tarafın hareketsiz kalışı ; (f). çıkmaza sokmak, çıkmaza girmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. dialecte

dil b. lehçe

Bir dilin tarihsel, bölgesel, siyasal sebeplerden dolayı ses, yapı ve söz dizimi özellikleriyle ayrılan kolu.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y. felsefe). Münakaşa yahut muhakeme sanatına has olan.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. dialectique

eytişim

Gerçekliği ve onun çelişmelerini incelemeye yarayan ve bu çelişmeleri aşmayı sağlayan yolları aramayı öngören akıl yürütme yöntemi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dialectic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dialectic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. dialectologie

lehçe bilimi

Bir dilin lehçelerini inceleyen bilim dalı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. eyâlât). Büyük vilâyet, umumî valilik: Budin, Mısır, Anadolu, Provans, Britanya, Gaskonya eyaletleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

state. state. principality. commonwealth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

state. province. principslity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Formerly, one of the administrative divisions or provinces of the Ottoman Empire; now called a vilayet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

province. state. commonwealth. county.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

National state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). atın topuğu; topuk kılları; topuk mafsalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). sürü; küme: güruh kalabalık, yığın: cemaat, grup, zümre: (f). sürü halini almak, sürü halinde gitmek, toplanmak, üşüşmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). saç veya yün yumağı şiltelere doldurulan kaba pamuk veya paçavra, kıtık; duvar kağıdına kumaş görünüşü kazandırmakta kullanılan ince ince kesilmiş kumaş veya yün parçaları: (kim)., (çoğ). pamuğa benzer ufak parçalar. flock bed kıtık şilte. flocky

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). küçük sandık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). alın üzerine sarkan saç demeti perçem; (mak). başlık çivisi, kilit pini. take time by the forelock fırsatı yakalamak, fırsatı kaçırmamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. orkestrada çan sesi çıkaran alet, tınlak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sarı bukleli saçları olan kimse; düğünçiceği, (bot.) Ranunculus .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hayalde canlandırarak, tahayyül ederek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خيالا] hayali olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Aslı olmadığı halde gözün önünde görüldüğü sanılan şekil: Hayâlet gördü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phantom. ghost. phantom. apparition. shadow. phantasm. shade. specter. spectre. spirit. spook. sprite. wraith. shades.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apparition. ghost. phantom. shade. shadow. spectre. spook. phantasm. specter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apparition. ghost. phantom. specter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خيالت] hayalet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). köknara benzer bir çam ağacl, (bot). Tsuga; baldıran, ağıotu, (bot). Conium maculatum. water hemlock su baldıranı, (bot). Cicuta virosa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tümsek, tepecik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. binektaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) birbirine bağlamak, birbirine kenetlemek; (mak.) birlikte işlemeleri için manivelaları birbirine bağlamak. interlocking directorates idare heyetleri ekseriyetle aynı üyelerden meydana geldiğinden birlikte çalışan şirketler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Riyâl ve riyâle.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kara ile kuşatılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kilit; silâh çakmağı; güreşte birkaç çeşit yakalama usulü; kilitleme; kilitli şey; yokuşu inerken tekerleği tutan zincir; kanal içinde gemileri bir yüzeyden diğerine yükseltmek veya alçaltmak için kullanılan havuz. lock, stock and barrel baştan baş

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kilitlemek; kapamak; kilitleyip tutturmak; birbirine geçmek, kenetlenmek (kol); kanal havuzuna sokmak (gemi); kapatmak, bağlamak (para); kilitlenmek, kapanmak; kanal havuzunda yukarı veya aşağı gitmek. lock in kilitlemek, üzerine kapıyı kilitlemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saç lülesi; çoğ. saçlar; bir tutam yün veya pamuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gemiyi kanal havuzundan geçirme; havuzdan geçme parası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kilitli çekmece veya dolap; den. dolap, ambar; kilitleyen kimse; kilitleyici şey. locker room sporcuların elbise ve aletleri için dolaplı oda. Davy Jones's locker denizin dibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. madalyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. tetanos.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. emniyet somunu, kilit somunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. lokavt; sualtı çalışmalarında kullanılan ve altında denize açık bir çıkış yeri olan tertibat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çilingir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. birbiri arkasından aralık bırakmaksızın yürüyüş şekli; sıkı intizam, değişmez usul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tevkifhane, tutukevi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kakül, zülüf, saçlülesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fitilli tüfek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z.) saate göre. It's one o'clock. Saat bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir cpu’yu normalde çalışması gereken saat frekansı’ ndan daha yüksek saat frekansıyla çalıştırma işlemi.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. asma kilit; f. asma kilitle kilitlemek, asma kilit vurmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. anahtarsız kilit açan kimse; hırsız; maymuncuk, tavşan anahtarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kadeh, şarap bardağı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پياله] kadeh. 2.şarap kadehi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Kadeh, şarap bardağı.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir çeşit balık, zool. Pollachius virens.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İmparatorluk devrinde tuğ ve tümamiral.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mânia, yolu kapayan engel .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gece gündüz, devamlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. Iskarmoz, yarım ay ıskarmoz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., A.B.D., (argo) değersiz, adi zevksiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. seyyâlât). Akan şey. (hâl) Seyyâle-i berkıyye = Elektrik akımı, Fr. courant 4lectrique.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سياله] akıntı. 2.sıvı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), argo detektif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Shakespeare'in Venedik Taciri adlı piyesindeki kinci Musevi tefeci; (argo). insafsız alacaklı veya tefeci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kilidi açmak; (kapı) açmak; çözmek; meydana çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sihirbaz, büyücü, cinci; falcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nikâh, evlilik, izdivaç. in wedlock evlilik sırasında. out of wed lock evlilik dışı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tahta basma kalıbı; tahta kalıp ile basılmaş desen veya resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. güreşte kolun bilekten bükülerek etkisiz hale getirildiği hareket.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Sığır boynuzu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Yale kilidi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [یا ليت] keşke.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by