Yama ne demek? | Yama anlamı nedir? | Yama

Yama anlamı nedir?

Yama ne demek?

Yama anlamı nedir?

Yama | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.).

1.Bir deliği veya yırtık bir yeri kapayıp tamir etmeye mahsus parça: Yama vurmak.

2.Bazı kimselerin yüzündeki leke: Yanağında yaması var.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

botch. patch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The king of the infernal regions, corresponding to the Greek Pluto, and also the judge of departed souls.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In later times he is more exclusively considered the dire judge of all, and the tormentor of the wicked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

He is represented as of a green color, with red garments, having a crown on his head, his eyes inflamed, and sitting on a buffalo, with a club and noose in his hands.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hindu god of death and lord of the underworld.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

darn. patching. covering with a patch. birthmark. patchwork. darning patch. mending patch. mend. gusset. vamp. booty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Judge of departed souls, the Minos of the Hindus He is represented as of a green colour, and sits on a buffalo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

God of Death; ruler of the realm of the dead the 'Land of the Fathers': he was the first man to die and therefore the welcomer of others to his realm. 1 Controller, Ordainer, Lord of the Law; in the Rg-veda he seems to have been originally a form of the S

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Restriction There are five yamas which constitute the first of the eight limbs of raja yoga See raja yoga and ashtanga pages.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hindu god of death, generally pictured in mythology as a large dark skinned man, carrying a mace, and riding a buffalo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The king of death, a Vedic deity. righteous behaviour. mountain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Mountain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Stop. stop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hindu god of death and lord of the underworld.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Boyamak fiili. Ar. telvîn.

1.Boyanmış, fırça ile kalem işi boyanma.

2.Tabiî olmayan, sahte, hileli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coloring. colouring. painting. dyeing. dye. stain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colouring. painting. dyeing. painted. dyed. coloured.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

painting. painted. dyed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coloring book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Boya sürerek veya boyaya batırarak bir renk vermek, Osm. telvîn etmek: Evi, esvabı, saçı boyamak: Göz boyamak = Aldatmak, iğfal etmek, sihir gibi bir hileyle kötü şeyi iyi gösterip iğfal etmek, kandırmak.

2.Şiddetle azarlamak, küfretmek: Adamı öyle bir boyadı ki, şaşa kaldım.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paint. dye. color. colour. decorate. engrain. imbrue. stain. wash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paint. to paint. to dye. to apply / to spread paint. to spray paint on. to daub paint on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yasdanma, Ar. ittikâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Destek koymak, Osm. ittikâ ettirmek: Binaya bir destek dayamak, başına kolunu dayamak.

2.Bir şeye istinat ettirmek, alıştırıp durdurmak: Merdiveni duvara dayamak, arkasını ağaca dayamak.

3.Şiddetle vermek, teslim etmek, yollayıvermek, bırakıvermek: Gider gitmez bir acı kahve dayadılar, sabahleyin kendisine çocuğu dayarlar.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base on. base upon. prop up. support. lean against. prop. recline. recline on. recline upon. rest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nestle. rest. to lean against. to set against. to rest. to base on. to thrust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lean sth against. to set sth against. to base sth on sth. prop. refer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, becerikli.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Fujiyama Dağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ölünün iyiliklerini sayarak ağlayıp yas tutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dağa yamanmış ve yapıştırılmış gibi bayır yer: Dağ yamacı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brae. brow. declivity. fall. hillside. shoulder. slope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

side. slope. side (of a mountain. fall. hillside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Dağın ya da tepenin herhangi bir yanı. Karşı. Yan. 2.Yakın. 3.Bedel, karşılık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yama yapan, eskici, tamirci. 2.mec. Pek hasis ve cimri adam.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Muavin, yardımcı, yardak: Aşçı yamağı. Yamak terliği = Sivri burunlu aba terlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yamalı, yama vurulmuş, ekli. Yarım yamalak = Tamam olmayan, noksan, kusurlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yama vurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to patch. vamp. vamp up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yaması olan, yama vurulmuş.

2.Yüzünde büyücek bir lekesi olan, yüzü lekeli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patchy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patched.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patched. patchy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). I. Yama vurmak.

2.Yapıştırmak, atmak: Bir sille yamadı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patch. to patch. to foist sb / sth on sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flicken. ausflicken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Kötü, fena, Ar. fâsid.

2.Şiddetli, yavuz: Yaman adamdır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dandy. egregious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strong. violent. capable. intelligent. efficient. bad. disagreeable. cruel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frightfully good. amazingly good. disastrous. terrible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Kötü, korkulan, şiddetli. 2.Cesur, güçlü. 3.İşbilir, kurnaz, becerikli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, cesur erkek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yama konmak, yama yapıştırılmak, yama ile tamir olunmak: Artık bu gömlek yamanmaz, yamanacak hâli kalmamış.

2.Yanaşmak, birine mal olmak, yük olmak.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Özü güçlü olan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Yama yapıştırtmak, bir parça yapıştırarak veya diktirerek tamir ettirmek: Eski çamaşırını yamatmak için birini arıyor.

Türkçe Sözlük by