Yanlış Anlamak ne demek? | Yanlış Anlamak anlamı nedir? | Yanlış Anlamak

Yanlış Anlamak anlamı nedir?

Yanlış Anlamak ne demek?

Yanlış Anlamak anlamı nedir?

Yanlış Anlamak | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

misapprehend. misconstrue. misinterpret. mistake. misunderstand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to misapprehend. to misconceive. to misread. to mistake. to misunderstand. take amiss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Büyük adım atmak.

2.Adımları fazla açarak ölçmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Muzari: Anlar. f. «an» dan).

1.Akıl erdirmek, derk etmek, zihin almak: Bu sözün mânâsını anlayamadım.

2.Tahkik etmek, araştırmak, öğrenmek: Vapurun ne vakit geleceğini anla da gel.

3.Duymak, sezmek, hissetmek, farkına varmak: Hasmın sitemin anlamamak hasma sitemdir.

4.Bilmek, vâkıf ve Agâh olmak: İş anlar adam. Söz anlamak = Ferasetli ve insaflı olmak. Söz anlayan beri gelsin: Söz anlayan yok mu? Maksadımı anlatamıyorum.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

understand. comprehend. figure out. get a grip. get a grip on. be knowledgeable about. see. get. feel. absorb. accept. appreciate. apprehend. ascertain. catch. catch on. click. compass. conceive. cotton on to. dawn on. deduce. dig. discern. discover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appreciate. apprehend. catch. comprehend. deduce. dig. discover. fathom. follow. gather. get. grasp. infer. penetrate. perceive. read. realize. see. understand. to understand. to catch. to catch on. to get. to cotton on. to latch on. to follow. to grasp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehend. to understand. to comprehend. to get. to find out. to realize. to appreciate. to see.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Duman vermek, dumana tutmak veya asmak.

2.Bulandırmak, karartmak. Kafayı dumanlamak = Sarhoş olmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Her birinden birer tane alıp takım yapmak üzere bir şeyin parçalarını takım takım eylemek. Harman etmek = Kitabın formalarını, tütün yapraklarını harmanlamak.

2.(hayvan) Bir daire üzerinde dönüp durmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to blend. collate. to go in circles. to turn in a wide circle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collate. to blend. to collate. to gather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spelling mistake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kanlı etmek, kana boyamak: Ellerini, üstünü, yüzünü kanladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Katran sürmek: Yere çakılacak kazıkları çürümemesi için katranîamalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to tar. to cover with tar. to pitch. to caulk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Limana girmek, limanda durmak: Gemi bir koyun içine limanladı; beş gün İzmir’de limanladık.

2.Sükûnet bulmak, yatışmak: Hava, deniz limanladı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Nişan koymak, işaret etmek.

2.Nişan atmak, hedefe vurmak: Güzel nişanlıyor.

3.Evlenmek üzebirbirine sözlü etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to engage. to betroth / to affiance sb to. to take aim at. to mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ölçmek.

2.Keşif ve tahmin etmek, paha biçmek, takdir etmek.

3.Tasavvur etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to calculate. estimate. to estimate. to compare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to calculate. to estimate. to compare one thing with another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to calculate. estimate. to estimate. to compare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to calculate. to estimate. to compare one thing with another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plan. design. program. programme. work up. architect. calculate. project. have in view. arrange. blue-print. chart. concert. contrive. devise. draft. map. mark out. premeditate. structure. think.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arrange. calculate. contrive. devise. intend. plan. programme. project. schedule. structure. to plan. to arrange. to map sth out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to plan. to devise. to propose. arrange. project. tee up. timetable. work out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (sahtiyanı) Parlatmak, cilâ verip parlak hâle sokmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get fat. to grow fat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get fat. to grow fat. fatten. put on. round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şaşakalmak, hayrete düşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Zayıflayıp tavşan gibi kuru ve yağsız olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tırpan kullanmak, tırpanla biçmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to scythe. mow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yalan olduğunu bildirmek, Osm. tekzîb etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

belie. call back. confute. contradict. controvert. deny. disavow. disclaim. disprove. impugn. kill. give the lie to. oppugn. refute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contradict. deny. to deny. to contradict.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to declare sth to be false or untrue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amiss. errant. erroneous. false. improper. inaccurate. inadvisable. incorrect. inexact. mistaken. untrue. wrong. wry. amiss. wrong. wrongly. corrigendum. error. fallacy. fault. inaccuracy. lapse. miscue. mistake. mis-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amiss. corrupt. errant. error. fallacious. false. garbled. improper. inaccurate. incorrect. inexact. lapse. misguided. mistake. mistaken. nice. trouble. uncalled-for. wrong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bug. erroneous. error. incorrect. wrong. blunder. mistake. misstep. wrongly. incorrectly. erroneously. amiss. errant. false. faulty. improper. inaccurate. inexact. off. off the beam. out. oversight. trip. unfaithful. wry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (z). sahte, yapma, taklit, yanlış, hatalı; yalan, asılsız, aslı esası olmayan, yalancı; hakikatsiz, vefasız; hain; güvenilmez; (mak.) kuvvetlendirmek veya muhafaza etmek için konulan (parça); (müz.) ahenksiz, yanlış;(z). hile ile; yalan söyleyerek;

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

misapprehend. misconstrue. misinterpret. mistake. misunderstand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to misapprehend. to misconceive. to misread. to mistake. to misunderstand. take amiss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to mispell. misspell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hatâ etme, hatâlı söz, iş veya hareket: Bir yanlışlık ettik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrongness. error. falsity. fault. impropriety. inaccuracy. inexactitude. inexactness. mistake. slip. slip-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

error. falsity. fault. mistake. slip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

error. mistake. blunder. black. bloomer. boner. cock up. fallacy. falsity. faux pas. inexactitude inexactness. slip. stumble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yorganla örtmek, yorgana sarmak.

Türkçe Sözlük by