Yard ne demek? | Yard anlamı nedir? | Yard

Yard anlamı nedir?

Yard ne demek?

Yard anlamı nedir?

Yard | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. avlu; odun deposu gibi üstü açık işyeri; istasyon çevresinde tren manevra yeri; kışın ormanda geyiklerin toplandığı yer; f. avluya koymak; ağıla gütmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yarda, 0.9144 metrelik İngiliz ölçüsü , kıs. yd., y. yard goods yarda ile satılan kumaş.cubic yard yarda küp, 0.7645 m^3. square yard yarda kare 0.8361n^2. the hundered-yard dash yüz yardalık yarış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. seren. royal yard kuntra babafingo sereni. topsail yard gabya yelkenin sereni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).evin arkasındaki bahçe in his own backyard kendi çevresinde

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assistant foreman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vice chairman. vice president. deputy chairman. vice-chairman. vice chairman. deputy chief. vice- president.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chief assistant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). cesur ve namuslu adam.(15.,16.yüzyıllarda yaşamış kahraman vir fransız şovalyesinin ismi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ortaçağ kahramanlık destanlarında adı geçen efsanevi at; kahramanlık göstermiş herhangi bir ata verilen isim; k.h. doru at.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). avlu, iç bahçe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deputy dean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çiftlik avlusu, çiftlik binaları arasındaki meydan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (den). trinketa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) mezarlık, kabristan. graveyard shift gece vardiyası (fab- rikalarda).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (den.) kandilisa, abli, çördek, bazı yelken ve serenleri veya bayrağı yerine kaldıran halat .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid kit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid kit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid post / station.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humanitarian aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kullanılmış arabalar atılan yer; kullanılmış demir ile yedek parça ve inşaat malzemesi satılan yer; eski demir parçalarının yeniden satılması veya kullanılmasl için depo edilen yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (den.) bir şeyi yerine bağlamak için kullanılan ip parçası, savlo; (ask.) topa ateş vermek için kullanılan ufak çengelli falya ipi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Zenginliği milyarlarla ölçülen kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

billionaire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

billionaire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deputy manager. assistant / deputy manager. assistant manager. coadministrator. codirector. corporate secretary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

financial / pecuniary aid / assistance. cash / monetary assistance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vice- chancellor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Savoylu kimse; Gilbert and Sullivan operalarının oyuncusu veya meraklısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. okulda oyun sahası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tersane, dok.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social relief. social relief. national assistance. public social assistance. out relief. poor relief. benefit pension. public charge. family casework. payment of benefits. provident benefit. supplementary payment. welfare. welfare g.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kantar, uzun kollu el kantarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. satılacak veya kesilecek hayvanların geçici olarak muhafaza edildiği yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mızraklı hamle oyun meydanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social assistance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bağ, üzüm bağı; faaliyet alanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Bir uzunluk ölçüsü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yarda ölçüsüyle uzunluk; davarın demiryolu istasyonunda bekletilme ücreti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Muavin, yamak: Hokkabaz yardağı.

2.Kötülük ortağı, kafadar.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kötülükte yardımcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yardakçı olma hâli. 2.Kötülükte yardım.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. serenin ucu, seren cundası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ask., (argo) acemi nefer; temizlik işine tayin edilmiş asker; cezalı olarak izinsiz asker.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yardım, Ar. muavenet, imdat, müzaheret.

2.İzin, müsaade. Yardım istemek = İmdat istemek. El yardımı = İşle yardım etme. Dil yardımı = Nasihat. Yardıma yetişmek. = İmdada koşmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aid. assist. assistance. backing. backup. booster. comfort. contribution. cooperation. dole. donation. donative. favor. favour. furtherance. hand. help. helpfulness. lift. relief. rescue. shot. stand-by. succor. succour. support. sustenance. welfare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aid. assistance. auspices. backing. benefaction. boost. comfort. contribution. cooperate. favour. guidance. hand. help. ministration. push. recourse. relief. service. succour. support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aid. assistance. help. backing. hand. patronage. relief. helping hand. support. sustanence. aid and comfort. aiding. backing up. benevolence. benevolent contribution. cooperation. easer. favour. furtherance. good offices / international law. helping. lift

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abet. aid. assist. befriend. carry. cheer. facilitate. help. second.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to aid. to assist. to help. to relieve. to second. to succour. to support. to give / to render assistance. to lend assistance. befriend. further. to lend a hand. pull for. serve. service. weigh in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yardım eden, Ar. refik, muâvin: Bu işte hiç yardımcım yoktu.

2.Imdâda gelen, koruyan: Allah yardımcın olsun.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accessary. accessory. ancillary. assistant. auxiliary. band-aid. collateral. contributory. cooperative. deputy. donkey. helpful. obliging. stand-by. sub. subsidiary. suffragan. supporting. accessary. accessory. acolyte. adjunct. aid. aide. assistant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accommodating. aid. aide. ancillary. assistant. attendant. attentive. auxiliary. buttress. collateral. companion. constructive. cooperative. help. helpful. second. subsidiary. useful. helper. associate. deputy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ancillary. collateral. auxiliary. adjunct. deputy. helper. mate. subsidiary. vice. asistant to. aid. abettor. acolyte. adjutant. associate. clerk. nurse. servant. team-mate. assistant. attached. auxiliary advertising. backer. coadjudant. contributing. con

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolent. caring. charitable. friendly. gracious. helpful. humanitarian. kind. kindly. obliging. public-spirited. well-disposed. humanist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accommodating. benefactor. benevolent. charitable. chivalrous. cooperative. forthcoming. friendly. good. humanitarian. subscriber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who likes to help others. benevolent. charitable. chivalrous. helpful. subscriber to charity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolence. charity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ortadan kestirmek, böldürmek: Şu tahtayı ortadan yardırmalı.

2.Kestirmek, paralatmak: Odun yardırmak.

3.Fazlaca yaralanmak: Başını yardırdı.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. serenlerde çalışan tayfa; d.y. manevra sahasında çalışan işçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., d.y. manevra sahası müdürü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir yardalık ölçü çubuğu; mukayese standardı, denek taşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by