Yavaş Senkronize Flaş ne demek? | Yavaş Senkronize Flaş anlamı nedir? | Yavaş Senkronize Flaş

Yavaş Senkronize Flaş anlamı nedir?

Yavaş Senkronize Flaş ne demek?

Yavaş Senkronize Flaş anlamı nedir?

Yavaş Senkronize Flaş | Dream Meanings


Teknolojik Terim

Bu seçenek, alacakaranlık fonların önündeki nesnelerin çekilmesi için fotoğraf makinesini düşük enstantane hızında çalıştırır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Resim, müzik, ses ve yazı kaydetmenize olanak sağlayan kartlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Paranın piyasada azalmasıyle satın alma gücünün artması.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. déflation

ekon. para kısıtlaması

Para şişkinliğine karşı önlem olarak paranın piyasada azalmasıyla satın alma gücünün artması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deflation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deflation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

termos.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fraudulent bankruptcy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Piyasaya gereğinden çok kâğıt para çıkartmaktan paranın değeri düşüp fiyatların yükselmesi, para bolluğundan doğan pahalılık hali, para şişkinliği.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. inflation

ekon. para şişkinliği

Dolanımdaki para miktarıyla, malların ve satın alınabilir hizmetlerin toplamı arasındaki açığın büyümesinden ortaya çıkan ve fiyatların toplam yükselişi, paranın değerinin düşmesi biçiminde kendini gösteren ekonomik parasal süreç.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inflationary. inflation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inflation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inflation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Müsait olmayan ışıkta fotoğraf çekerken kullanılan şimşek ışıklı lamba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flash. photo-flash. photoflash. flash gun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flashlight. flash. flashbulb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flash. flasher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Flaş Beyaz Dengesi, zorlu çekim koşulları altında renk tonlarının korunmasını sağlayan bir dijital fotoğrafçılık özelliğidir. Çok sayıda yansıtan yüzeyin bulunduğu durumlarda fotoğraf makinesi nesnenin etrafındaki tüm ışık kaynaklarını algılayabilir ve renk bozulması meydana gelebilir. Bunu önlemek için flaş kullanıldığında çekimdeki beyaz dengesi otomatik olarak ayarlanarak, renkler doğal halinde kaydedilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony dijital fotoğraf makinelerinde çeşitli flaş modları bulunmaktadır: Auto — Düşük aydınlatma koşullarında otomatik olarak devreye girer. Forced Flash — flaş, her zaman etkindir. Anti red-eye reduction — Kişinin irisini küçülterek kırmızı göz efektini en aza indirmek için bir ön flaş titreşimi kullanır. No flash — flaş kullanılmaz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). parıltı, ani alev, şule; işaret olarak yanıp sönen ışık; an; birden gelen su akıntısı; kaba gösteriş; cama renk vermek için maden tuzu ile kaplama; bülten. flashback (i). geriye dönme. flashboard (i). suyun yüksekliğini artırmak için barajın üst

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (ing). hırsız veya serserilere ait; gösterişli fakat sahte; kaba bir şekilde gösterişli. flash language hırsız argosu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). birden alevlenmek, şimşek gibi çakmak veya parlamak; birden parlamak; birden akla gelmek; cam bir mamule ikinci bir renkte ince cam tabakası ilâve etmek; telgraf veya radyo ile acele haber ulaştırmak; (k).dili birdenbire göstermek; yağmurdan koru

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Veri saklamak için kullanılan bellek çipi. Flash Bellekli ürünler dolayısıyla küçük ve kompakt olabilir tasarlanabilmektedir. Flash bellek ürünlerinin bir diğer avantajı da sağladığı tutarlılıktır. Hareketli parça bulunmadığı için ani hareket nedeniyle oynatma esnasında asla atlama yapmaz. Bununla birlikte, Flash bellek ürünleri sabit disk ürünlerinden daha küçük saklama kapasitesine sahiptir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bir güç kaynağına gereksinim duymadan veri depolayabilen ve silinip tekrar yazılabilen hafıza türüdür.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan bilgi depolayan, silinip tekrar yazılabilen bir hafıza cinsi. Özellikle hafıza kartlarında ve USB flash disklerde kullanılır, fps : Saniye başına çekilen kare sayısı.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

İng. flashback

geriye dönüş

Roman, hikâye, sinema vb.nde geçmişteki bir olayı, gösterilen o anda yeniden verme.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). parlayan şey veya kimse; suni seylâp yapma; yağmurdan korumak için saç kaplama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). parıltılı, alevli, gösterişli, frapan, göze çarpan. flashily (z). gösterişli bir şekilde, göze çarpacak surette.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). içine barut veya yağ konan şişe şeklindeki kap, barutluk; termos; küçük ve yassı şişe, cebe konan içki şisesi, matara: dökümcülükte kullanılan kalıp.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). uzun ve yassı sepet; ufak içki şişesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. flasheur

dörtlü

Taşıtlarda uyarı için dört sinyal lambasının aynı anda yanıp sönmesini sağlayan düzen.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flasher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flasher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fraudulent bankruptcy. swindled bankruptcy. fraudulent bankrupt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «füls» den masdar). (ticaret) Bir tacir veya bankerin borçlarını ödeyemeyecek hâle gelmesiyle mevcut mallarının satılıp alacaklılarına bölüştürülmesine razı olması, müflis olma, top atma: iflâs, iflâsını ilân etmek, iflâsına karar verilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in carey street. bankruptcy. failure. insolvency. bust. crash. ruin. smash. smash-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bankruptcy. crash. ruin. ruination. smash. insolvency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bankruptcy. insolvency. failure of a project or policy. bust. commercial failure. crash. declaration of insolvency. ruin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [افلاس] her şeyini yitirme, bitip tükenme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Bankruptcy)

Şirketin borçlarını ödeyemez duruma düşmesi nedeniyle faaliyetlerinin sona erdirilmesidir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bankruptcy case.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insolvent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bankrupt's estate. trustee of the bankrupt's estate. bankruptcy assets. insolvent estate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

‘Fotoğraf makinesinden bağımsız’ adı verilen uzak flaş ünitelerine, fotoğraf makinesi gövdesine bağlantı kablosu gerekmeden otomatik olarak komut verilebilir. Pozlama ve flaş güç düzeyleri en iyi sonuçları vermesi için fotoğraf makinesi tarafından otomatik olarak ayarlanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Daha düşük güçle kesikli flaş. Çekim ayarları yaparken flaş konumunu doğrulamak için kullanılır ve gölgelerin nesne üzerinde düşeceği konumu belirlemede yardımcı olur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Çok düşük aydınlatma koşullarında fotoğraf çekerken, örneğin pozlama süresinin 10 saniye ya da daha fazla olduğu durumlarda bu özellik görüntüde oluşan parazitleri algılar ve yok eder.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Oflaz).

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

LCD monitörde kristal netliğinde dondurulmuş görüntü ve yavaş gösterimin izlenmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become pure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distillation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to purify. to refine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fine down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

SDRAM, veri yolu saat frekansıyla aynı hızda (örneğin 33 ya da 66 MHz) çalışan bir DRAM’dir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Senkronize algılama, AM istasyonlarındaki kısılma ve parazitleri azaltmak için kullanılan bir demodülasyon yöntemidir. LW, MW ve SW bantlarını en iyi koşullara ayarlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu tuşa bir kez basıldığında oynatıcı ve kaydedici aynı anda çalışmaya başlar. İkinci basışınızda kayıt durur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

STP, kullanılabilir tüm kanalları otomatik olarak kaydeder ve VCR kanallarını TV’nizdeki sırada kaydetmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. stagflation

ekon. durgun şişkinlik

Ekonomideki durgunluk ve enflasyonun aynı anda yaşanması.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

termos.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

TransFlash miniSD yapısına dayanan yeni nesil cep telefonları için geliştirilmiş hafıza kartıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

TransFlash miniSD yapısına dayanan yeni nesil cep telefonları i çin geliştirilmiş ultra küçük s,bir üründür. TransFlash özellikle kişisel bilgilerin TransHcsr. destekli telefonlar arasında transferi için üretilmiştir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get odd. to become queer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Tüketicileri USB flash sürücülerinin farklı kullanımları ve sundukları faydalar hakkında eğitmek amacıyla kurulmuş bir gruptur

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gingerly. languishing. largo. leisurely. lingering. not fast. poco. slow. slowspeed. tardy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gentle. heavy. inert. leisurely. slack. slow. tardy. torpid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Slow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu seçenek, alacakaranlık fonların önündeki nesnelerin çekilmesi için fotoğraf makinesini düşük enstantane hızında çalıştırır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gradually. slowly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slowly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slowly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gently. slowly. quite slowly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rather slowly. rather quietly. rather softly. rather gently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decelerate. ease off. slack up. slacken. slow. slow down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to slow down. to become slow or mild. to become soft. to lose force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slowdown. to slow down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decelerate. retard. slack. slacken. slow. go slow. slow down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retard. slow. to slow down. to retard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to slow down. to slow sth down. to slacken. to retard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Resim araması ve yavaş oynatım gibi tüm oynatma hızlarında yumuşak görüntü sağlayan geliştirilmiş bir işlev. Saniyede gösterilen resim sayısı %50 artırılır.

Teknolojik Terim by