Yay ne demek? | Yay anlamı nedir? | Yay

Yay anlamı nedir?

Yay ne demek?

Yay anlamı nedir?

Yay | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

arc. arch. bow. coil. coil spring. release. spring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arc. arch. bow. release. spring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a branch of the Tai languages.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arc. bow for shooting an arrow. bow with which a stringed instrument is played. bedspring. watchspring. arch. curve. bow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a branch of the Tai languages.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z., (A.B.D.), leh. bu kadar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş eğri ağaç ya da metal çubuk. 2.Burç.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ay ışığı, aydınlığı.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Canlı TV yayınını duraklatmanıza imkan tanıyan Sony HDD kayıt cihazları sayesinde artık hiçbir anı kaçırmayacaksınız. Yavaş gösterim ve hızlı ileri sarma işlevi dahil olmak üzere kaldığınız yerden itibaren sahneleri farklı hızlarda oynatabilir ve istediğiniz an canlı yayına dönebilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

live broadcast. live coverage. live program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, kuvvetli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

Kentsel gelişmenin civardaki kırsal kesime doğru denetimsiz yayılması.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Harici bir kablolu set üstü kutusuna ihtiyaç duymadan ücretsiz dijital kablolu TV kanallarına erişim sağlayan entegre televizyon yayın tuneri. Ücretsiz yayın, desteklenen operatörlere bağlıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dijital karasal TV kanal ve radyo yayınlarını alan entegre televizyon yayın tuneri.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Artık belirli BRAVIA TV’lerde kablolu yayın şebekelerinde kullanılmak üzere, entegre televizyon tuneri bulunmaktadır. Bu da, bir alıcı kutusuna gerek kalmadan, BRAVIA TV’nizi anten girişi aracılığıyla doğrudan kablolu yayın şebekesine bağlayabilmenizi sağlar. Teknik ya da ticari nedenlerle, tümleşik TV tunerlerimiz her ülkedeki yerel kablolu yayın şebekeleri ile uyumlu değildir. Hangi entegre TV tunerin bulunduğunuz yere uygun olduğunu kontrol edin.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fiddlestick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fiddlestick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

live broadcast. live telecast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ok yay.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Yay gibi çevik ve atılgan yapılı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcast. broadcasting. radio broadcast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcast. telecast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

television broadcast. television broadcasting. telecast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tok yay.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

afoot. pedestrian. on foot. pedestrian. walker. walker-on. walkeron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedestrian. walker. on foot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedestrian. on foot. foot passenger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sidewalk. pavement. side-walk. footway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Yay). -Sportmen.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Yay).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ado. clamour. fuss. hullabaloo. squall. shout. outcry. clamor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hullabaloo. howl. shouting. clamour. fuss. noise. squall. stink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb who will set up a bowl about sth on the slightest provocation. alarmist. clamorous. obstreperous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broad. catholic. common. diffuse. diffusive. endemic. epidemic. expansive. extensive. familiar. far-flung. general. pandemic. pervasive. prevailing. prevalent. regnant. rife. wide. widespread. epidemical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catholic. common. current. frequent. general. popular. prevalent. universal. widespread. pervasive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

widespread , prevalent in general use. common. expansive. frequent. pervasive. prevalent. rife. widespread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prevalence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

penetration. beign widespread. prevalence. catholicity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Gökkuşağı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

churn , spread ; streched ; open ; widened ; expanded ; scattered ; splay ;. churn. tub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contagion. creep. creepage. deploy. deployment. diffusion. dispersal. distribution. enlargement. expanse. expansiveness. metastasis. pervasion. propagation. sprawl. spread. suffusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circulation. deployment. diffusion. distribution. expansion. propagation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

propagation. diffusion ; deployment ; radiation ; spread ; widening ; expansion ; propag. deployment. diffusion. dispersal. dispersion. dissemination. evolution. extension. spread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be out at grass. branch. circulate. diffuse. disperse. effuse. emanate. expand. fan. fan out. get about. get around. go. loll. lounge. mushroom. outstretch. overspread. permeate. pervade. ramble. resound. be rife. grow rife. scatter. splay. sprawl. s.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circulate. diffuse. disperse. extend. exude. fill. spread. stretch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

span. to be spread , to be spread out ; to spread , to become diffised ; to. to widen. to deploy. to radiate. to expand. to flux. to shatter. to issue. to diverge. to diffuse. to disperse. to dissipate. to outgrow. to overspread. to open. to broaden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publication. edition. broadcasting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

release. publication. divergence. promulgation. spreading. diffusion. broadcasting. emission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publisher. editor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publisher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

issue. publication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publication. publishing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bring out. broadcast. carry. put out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

issue. publish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcast. to publish. to broadcast sth by radio or TV.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inedited. unpublished.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publishing. air. edition. publication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcasting. edition. publication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

issue. publication. broadcast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emit. feature. give forth. herald. issue. print. produce. promulgate. publish. put forth. run. telecast. televise. transmit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcast. release. televise. transmit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

publish. to publish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plateau. platform. tableland. wold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plateau. tableland. upland. high plateau. summer camping ground. summer camping ground.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tableland. upland. mountain pasture used in summer. high plateu. table. wold. upland meadow. summer meadow. prairie. summer resort. plateau.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Deniz yüzeyinden yüksek, yaz mevsiminde oturulan serin ve yüksek yerl(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spring. springy. sprung. stringed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

springy. stringed. with springs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

equipped with a spring or springs. sprung. stringed instrument played with a bow. elastic. springly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circulation. communication. diffusion. dissemination. dissipation. distribution. divulgation. divulgement. divulgence. emission. evolution. laying. promulgation. propagation. spreading. suffusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broadcast. circulate. convey. deploy. diffract. diffuse. disperse. disseminate. dissipate. distribute. divulge. emit. evolve. exhale. extend. exude. fling off. float. give forth. give off. give out. hawk. inspire. noise about. noise abroad. open out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apply. betray. broadcast. circulate. diffuse. disperse. distribute. drape. emit. exhale. exude. lay. rumour. send. spread. strew. unroll. wrap. to spread. to diffuse. to emit. to radiate. to give sth off. to scatter. to strew. to disseminate. to to spread

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

splay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by