Year- Round ne demek? | Year- Round anlamı nedir? | Year- Round

Year- Round anlamı nedir?

Year- Round ne demek?

Year- Round anlamı nedir?

Year- Round | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bütün bir yıl boyunca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). karaya oturmuş. go aground karaya oturmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). edat etrafına, etrafında, yakında, civarda; edat etrafına, etrafında, dört bir yanına, dört bir yanında; şuraya buraya; şurada burada. get around ayakta ve sihhatte olmak; atlatmak; yayılmak, get around to fırsat bulmak, (fig). eli değmek. to

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

İngilizce " 1.Gerideki görünüm. 2.Daha önceki dönemlerde elde edilen bilgi ve deneyim." anlamlarındaki sözün ilk anlamı için arka plan; ikinci anlamı için de art alan karşılıkları önerilmiştir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. background

1. arka plan,

2.art alan

1. Gerideki görünüm.

2.Daha önceki dönemlerde elde edilen bilgi ve deneyim.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). arka plan, zemin; (güz). (san). (fon).; bir kimsenin geçmişteki görgü, muhit ve tahsili. in the background gözden uzak; muğlak, belirsiz. keep in the background arka planda kalmak, kendini göstermemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kamp sahası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Üç boyutlu ses efektlerinin oluşturulmasını sağlayan teknoloji.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ön plan. in the foreground ön planda, ön tarafta, göze çarpacak yerde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (bak.) grind. ground glass buzlu cam; cam tozu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yeryüzü; yer, zemin; toprak; meydan, saha, arsa; mesafe, yer; denizin dibi, dip; mebde, prensip; kabartma iş yapılacak düz satıh; maden levha üstüne sürülen ve işlenmeyecek kısımları muhafaza eden yapışkan terkip; (elek.) toprak. ground ball beys

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) temel üzerine kurmak, esaslı bir şekilde yapmak; esaslı şekilde öğretmek; resme zemin boyası vurmak; yere oturtmak, karaya oturtmak (gemi); (elek.) toprağa bağlamak; temeli olmak; yere konmak; (hav.) pilotun uçmasma izin vermemek. ground arms sil

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (den.) bazı limanlarda demirleme için verilen harç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yere vurulunca zıplayan top.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) esassız, asılsız, temelsiz groundlessly (z.) asılsız ve temelsiz olarak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) toprağa yakın yaşayan bitki veya hayvan; deniz dibinde yaşayan balık; basit zevkleri olan kimse; eski tiyatroda ayakta duran seyirci .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kökü yenen bir bitki; (Ing.) yerfıstığı, Amerikan fıstığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (çoğ.) özel arazi mülk; oyun sahası, stadyum; saha; sebep, bahane. coffee grounds telve.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (bot.) kanarya otu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tabanlık kereste.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) temel, esas .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ışığın bir senede kaydettiği mesafe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. atlıkarınca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sene ortasındaki; i., A.B.D. sene ortasında yapılan imtihan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Otomatik Surround modunda, uygun Dolby® Pro Logic® sinyaliyle yayınlanan bir program algılandığında Dolby® Pro Logic® dekoderi otomatik olarak devreye sokulur.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i .oyun sahası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yuvarlak, değirmi; top, toparlak, küresel; silindir şeklinde; yuvarlak (hesap); çok, hayli; çabuk, atik, süratli; dolgun; açık, çekinmesiz; tam. round clam yenilir bir deniz tarağı, zool. Venus mercenaria. round dance vals gibi dönerek yapılan dan

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yuvarlak şey, daire; dönerek yapılan dans; devir, posta, sefer; sıra; birbirini takip eden birkaç sesle okunan şarkı, kanon; atış; birkaç top ve tüfeğin birer defa ateş etmesi; boksta ravnt. round of applause alkış tufanı. a round of drinks on me

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., (edat) etrafa, etrafında; devrederek, dönüp dolaşarak; civarında; (edat) çevresine, etrafına, etrafında; her yönden; ileri geri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yuvarlaklaştırmak, değirmi hale koymak; doldurmak; etrafını dolaşmak, dolaşıp geçmek; dudakları büzerek telaffuz etmek; yuvarlaklaşmak; toplamak, şişmanlamak; dön- mek, dolaşmak; durduğu yerde dönmek. round off yuvarlak yapmak; tamamlamak. round o

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. omuzları ve sırtı yuvarlakça olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gece gündüz, devamlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. dolambaçlı, dolaşık; dolaylı; yeterli, geniş kapsamlı; çevreleyen; i. ceket; İng. atlıkarınca, dönme dolap; İng. tek yönlü yuvarlak kavşak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (şiir) dokuz mısralı ve iki nakaratlı şiir; yuvarlak girinti veya pencere.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nakaratlı kısa ve basit şarkı; daire halinde yapılan dans.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yuvarlaklaştırıcı alet; A.B.D., (argo) külhanbeyi, sabıkalı adam, tembel ve ayyaş kimse. rounders i., İng. beysbola benzer bir oyun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. İngiltere iç savaşında cumhuriyetçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. lokomotiflere mahsus yuvarlak bina; den. kıç güvertesinde kamara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yuvarlakça, değirmice.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. teftiş polisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. davarı bir araya toplama; k.dili toparlama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. yuvarlak kurt, zool. Ascaris lumbricoides.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony ses mühendislerinin yıllarca araştırmalarının sonucunda bu eşsiz surround ses teknolojisi, yalnızca iki ön hoparlör ve bir subwoofer’dan büyüleyici 5.1 kanal sanal surround sesi sunar. Bu başarıyı gerçekleştirmek için Sony kulağımızın işleyişini inceledi. Sesin kaynağını ve yönünü tanıyabileceğimiz şekli ayarlayarak (sağ ve sol kulak tarafından kaydedilen seslerdeki ses düzeyi ve zamanlama farklarını ayırt ederek) S-Force PRO Front Surround, gelişmiş dijital sinyal işleme sayesinde insan mekanizmasını taklit edebilir. Diğer üreticilerin benzer tekliflerinden belirgin bir fark göstererek Sony, daha dinleyiciye ulaşmadan sesin duvarlara yansımasını sağlayan akustik yansımaya güvenmez. S-Force ile etki tamamen sanaldır, bu nedenle nerede olursanız olun dinamik 5.1 surround sesin keyfini çıkarabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kuşatmak ihata etmek, çevirmek, etrafını sarmak; ask. muhasara etmek, çember içine almak. surroundings i., çoğ. çevre, muhit, çevredeki bütün şeyler, etraf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

3B ses oluşturur.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ortası arena şeklindeki tribünlü tiyatro.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

TruSurround XT®, BRAVIA LCD TV’lerde bulunan bir ses geliştirme teknolojisidir. Çok kanallı sanallaştırma özelliği ile, sadece iki hoparlörü kullanarak bir surround ses efekti üretmeyi hedefler. Yedi adede kadar (6.1) ses kanalını işleme alabilir.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

İng. underground

yeraltı

Gizli ve yasa dışı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., s., i. yeraltında; gizli olarak; s. yeraltında olan; gizli; i. yeraltı; yeraltı geçidi; gen. İng. yeraltı treni, metro; hükümet veya işgal kuvvetlerine karşı faaliyette bulunan gizli teşkilât; yeraltı örgütü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. geniş kap samlı, çok yönlü; dolgun, tombul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. önden açık(giysi); saran; kapsayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sene; bir gezegenin güneş etrafinda döndüğü müddet; çoğ. yaş, ihtiyarlık; çoğ. zaman. year after year her sene. a year and a day huk. bir sene bir gün. year by year seneden seneye. year in year out seneden seneye ; daima, her zaman. year of grace milad

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bütün bir yıl boyunca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yıllık, salname.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bir yıllık; i. bir yaşında hayvan yavrusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sene boyunca devam eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. yılda bir olan, yıllık; bir yıl süren; z. yılda bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hislenmek; müteessir olmak; sevgi beslemek. yearn for arzulamak, özlemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. arzu, özlem. yearningly z. özlem çekerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. geçen sene; eski zaman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by