Yeni şirketler Pazarı ne demek? | Yeni şirketler Pazarı anlamı nedir? | Yeni şirketler Pazarı

Yeni şirketler Pazarı anlamı nedir?

Yeni şirketler Pazarı ne demek?

Yeni şirketler Pazarı anlamı nedir?

Yeni şirketler Pazarı | Dream Meanings


Finansal Terim

(New Companies Market)

Yeni kurulmuş olmakla birlikte büyüme potansiyeli taşıyan ve hisse senetlerini Borsa’da veya Borsa dışında ilk kez halka arz etmek suretiyle halka açılacak şirketlerin hisse senetlerinin Borsa’’a güven ve şeffaflık ortamında, organize bir piyasada işlem görmesini sağlamak amacıyla kurulmuş pazardır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

Yeniden kullanmak amacıyla atık maddelerin toplanması ve işleme tabi tutulması; kağıdın, camın, alüminyumun ve plastiğin yeniden işlenmesi gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fish market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eski elbise ve eşyanın alınıp satıldığı pazar. (bk.) BAt. «Eskiye itibar olsaydı, bitpazarına nur yağardı».

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flea market. jumble shop. rag fair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir işin gizli kalmış, şüpheli tarafı, dalavere.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a matter of life and death.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flower market.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Watchlist Companies Market)

Hisse senetleri Borsa’da işlem gören şirketler ve/veya hisse senetleri işlemleri ile ilgili olarak olağan dışı durumların ortaya çıkması, hisse senetleri Borsa’da işlem gören şirketler tarafından kamunun zamanında, tam ve sürekli aydınlatılmasına ve mevcut düzenlemelere uyum konusuna gerekli özenin gösterilmemesi, yatırımcıların haklarının korunması ve kamu yararı gereği hisse senetlerinin Borsa kotundan ve/veya ilgili pazardan geçici ya da sürekli çıkarılması sonucunu doğurabilecek gelişmelerin oluşması nedeniyle şirketlerin izleme ve inceleme kapsamına alınması durumlarında, sürekli gözetim, denetim ve izleme ortamında, hisse senetlerinin likidite imkanını kesintiye uğramadan İMKB bünyesinde işlem görebileceği pazardır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hygienic. hygienic sağlıksal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hygienic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Resimlerin daha küçük bir boyuta küçültülmesini sağlar. Resimlerin e-posta ile gönderilmesi ya da daha verimli biçimde saklanması için idealdir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Gizli tutulmak istenilen şüpheli bir hâl, bir kusur.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. lesbianisme

sevicilik

Sevici olma durumu.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bellilik, belirlilik.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Official Auction Market)

Mahkemelerin, icra dairelerinin ve diğer resmi dairelerin Borsa’da yapılmasına gerek gördükleri menkul kıymet satım işlemlerinin yapıldığı pazardır


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Rights Coupon Market)

Hisse senetleri Borsa’da işlem gören şirketlerin nakdi sermaye artışı yapmak üzere belirledikleri rüçhan hakkı kullanma süresi içinde sözkonusu hisse senedi üzerinde bulunan yeni pay alma kuponunun alınıp satılabilmesi için, Borsa’ca belirlenecek süre içinde açılan pazardır.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kırmızı Mısır mermeri, siyenit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Wholesale Market)

Alıcıları önceden belli olan veya olmayan, belli bir miktarın üzerindeki hisse senedi işlemlerinin Borsa’da güven ve şeffaflık ortamında organize bir piyasada gerçekleşmesini sağlayan pazardır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yeni, kullanılmamış, Ar. cedîd, mücedded, Fars. nev: Yeni elbise, ev, silâh.

2.Oluşundan beri çok vakit geçmemiş. Ar. hâdis, Fars. nev-zuhûr: Yeni dünya, yeni haber, yeni moda.

3.Acemi, tecrübesiz: Yeni hizmetçi, o, yenidir daha.

4.Az evvel: O, yeni geldi; o kitabı yeni okudum. Yeni baştan = Tekrar, ihtidadan. Yeniden = Tekrar, baştan başlayarak: Bu kitabı yeniden okuyacağım. Yeniden yeni = Gittikçe daha yenisi: Yeniden yeni şeyler icat olunuyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fresh. green. hot. incoming. ingoing. maiden. neoteric. new. newly. novel. recent. renewed. smart. young. freshly. only just. recently. novice. kaino-. neo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clean. crisp. fresh. further. incoming. late. new. newfangled. newly. novel. recent. young. latest. recently. just. raw. inexperienced.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

new. fresh. latter day. modern. modernistic. neoteric. neotric. newly. novel. novitious. original. raw. recent. warm. young.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony, çekim durumunuzun gereksinimlerini karşılayacak bir dizi önceden ayarlanmış fotoğraf makinesi ayar seçeneği sunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony tarafından sunulan tamamen yeni bir konsept olan “yeni ÇİZGİ” en son BRAVIA LCD TV’lere entegre edilmiş bir tasarım temasıdır. Bu genel seyir deneyimini etkilemeden, çevrenizi iyileştirecek temiz ve küçültülmüş çizgilerle ilgilidir. Sizin çarpıcı ekran ve yüksek çözünürlüklü görüntü kalitesine odaklanabilmeniz için aşırı parçalar ve gereksiz boşluklar çıkarılır. Tasarım ve öğeleri tamamen Sony’e özgüdür.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Ex-Dividend Market)

Hisse senetleri Borsa’da işlem gören şirketlerin sermaye artırımlarının bir hesap dönemi içinde temettü ödemesinden önce gerçekleşmesi durumunda, üzerinde geçmiş yıl temettü kuponu bulunmayan ”Yeni” hisse senetlerinin, temettünün ödenmeye başladığı ilk güne kadar geçici süre ile işlem gördüğü pazardır.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

Bu özellik, video kaydetmeye devam ederken Memory Stick™ üzerine 640 x 480 piksel çözünürlükte fotoğraf kaydetmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(New Companies Market)

Yeni kurulmuş olmakla birlikte büyüme potansiyeli taşıyan ve hisse senetlerini Borsa’da veya Borsa dışında ilk kez halka arz etmek suretiyle halka açılacak şirketlerin hisse senetlerinin Borsa’’a güven ve şeffaflık ortamında, organize bir piyasada işlem görmesini sağlamak amacıyla kurulmuş pazardır.


Finansal Terim by

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Okyanusya, Güney Pasifik Okyanusunda adalar, Avustralya’nın güneydoğusunda yer alır.

Coğrafi konumu: 41 00 Güney enlemi, 174 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Okyanusya.

Yüzölçümü: 268,680 km².

Antipodes Adalarını, Auckland Adalarını, Bounty Adalarını, Campbell Adalarını, Chatham Adalarını ve Kermadec Adalarını içine alır.

Sınırları: 0 km.

Sahil şeridi: 15,134 km.

İklimi: Keskin bölgesel çelişkilerle birlikte ılıman iklim görülür.

Arazi yapısı: Dağlar ve geniş kıyı ovaları ağır basmaktadır.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Pasifik Okyanusu 0 m.

en yüksek noktası: Cook Dağı 3,764 m.

Doğal kaynakları: Doğal gaz, demir, kum, kömür, kereste, hidro enerji, altın, kireçtaşı.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %9.

daimi ekinler: %5.

Otlaklar: %50.

Ormanlık arazi: %28.

Diğer: %8 (1993 verileri).

Sulanan arazi: 2,850 km² (1993 verileri).

Doğal afetler: Depremler ülke genelinde ortaya çıkmalarına rağmen şiddetli değiller, volkanik etkinlik fazladır.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 3,864,129 (Temmuz 2001 verileri).

Yaş yapısı: 0-14 yaş: %22.36 (erkek 442,738; kadın 421,462).

15-64 yaş: %66.11 (erkek 1,281,781; kadın 1,272,674).

65 yaş ve üzeri: %11.53 (erkek 193,895; kadın 251,579) (2001 verileri).

Nüfus artış oranı: %1.14 (2001 verileri).

Mülteci oranı: 4.71 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini).

Cinsiyet oranı: doğumlarda: 1.04 erkek/kadın.

15 yaş altı: 1.05 erkek/kadın.

15-64 yaşlarında: 1.01 erkek/kadın.

65 yaş ve üzeri: 0.77 erkek/kadın.

Toplam nüfusta: 0.99 erkek/kadın (2001 verileri).

Bebek ölüm oranı: 6.28 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 77.99 yıl.

Erkeklerde: 75.01 yıl.

Kadınlarda: 81.1 yıl (2001 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 1.8 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.06 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 1,200 (1999 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 100 den az (1999 verileri).

Ulus: Yeni Zelandalı.

Nüfusun etnik dağılımı: Yeni Zelanda Avrupalıları %74.5, Maori %9.7, diğer Avrupalılar %4.6, Pasifik Adalılar %3.8, Asyalılar ve diğerleri %7.4.

Din: Anglikan %24, Presbyterian %18, Roma Katolikleri %15, Methodist %5, Baptist %2, diğer Protestanlar %3, belirlenemeyen veya dini inancı olmayan %33 (1986).

Diller: İngilizce (resmi), Maori.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %99 (1980 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Geleneksel adı: Yeni Zelanda.

kısaltma: NZ.

Yönetim biçimi: Parlamenter Demokrasi.

Başkent: Wellington.

İdari bölümler: 93 yöre, 9 bölge, and 3 şehir bölgesi; Akaroa, Amuri, Ashburton, Bay of Islands, Bruce, Buller, Chatham Adaları, Cheviot, Clifton, Clutha, Cook, Dannevirke, Egmont, Eketahuna, Ellesmere, Eltham, Eyre, Featherston, Franklin, Golden Bay, Great Barrier Adası, Grey, Hauraki Ovaları, Hawera, Hawke’s Bölümü, Heathcote, Hikurangi, Hobson, Hokianga, Horowhenua, H


Ülke by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allspice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allspice. pimento.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

allspice. pimento.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(pimenta): Mersingiller familyasından; Amerika’nın tropikal bölgelerinde doğal olarak yetişen ve baharat elde edilen bir bitkidir. Her tarafı kokuludur. Kokusu ve tadı; tarçın, karanfil, karabiber ve hindistancevizininkine benzer. Baharat olarak kullanılır. Kullanıldığı yerler: Damar sertliğini önler. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Unutkanlığı giderir. Vücudun direncini artırır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yeni asker mânâsıyle Osmanlı devletinde yaya bir sınıf asker. Yeniçeri ağası = Bu askerin başkumandanı.

2.mec. Zorba, zor ile bir şey yapmak isteyen.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

janissary. janizary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

janissary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yeniçeri askerliği, bu askerin sınıfı, hizmet ve vazifesi: Yeniçerilik’ etmişti. 2.Yeniçerilere mahsus tarz ve hareket. «»


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

afresh. again. all over. anew. re-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

afresh. again. anew. afresh tekrar. over again from the beginingi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

re-. again. anew. once again. once more. de novo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to recommence. to renew. to restart. to resume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reunification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Yeniden boyutlandırma işlevi, yüksek çözünürlüklü görüntülerin daha düşük çözünürlüğe indirilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regeneration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Revaluation)

Ortaklıkların aktiflerinde kayıtlı bulunan ve amortismana tabi maddi duran varlıklarının enflasyon sebebiyle elde etme maliyeti ile piyasa değeri arasında oluşan farkın bilançoların sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi amacıyla Maliye Bakanlığı tarafından her yıl açıklanan oranlar dahilinde değerinin yükseltilmesidir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reassessment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revaluation. reappraisal. reassessment. upvaluation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Malta eriği. 2.Renkli veya sırlı ince camdan yapılıp süs olarak asılan top.

3.Amerika ve Okyanusya.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(lı.). Bir hayvan veya böceğin yemesi veya ısırması eseri, yeri: Fare yeniği, kurtyeniği. mec. Bityeniği = Saklanmış kusur, hile, gizli bir taraf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

edible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eatable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

face-lifting. instauration. novation. reconditioning. regeneration. renewal. renovation. restoration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

renewal. replacement. restoration. resurrection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

renewal. renovation. restoration. replacement. replication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yeni hâline koymak, Osm. tecdîd etmek: Şu keçeyi yeniledim.

2.Tamir edip yeni gibi yapmak: Bunu Adeta yenilemiş.

3.Yeniden, tekrar yapmek: Oyle haller, böyle sözler yenilenmeyin, o sözleri yenilemeye hacet yoktur.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modernize. make over. re-create. rebuild. recondition. redintegrate. rejuvenate. renew. renovate. revamp. touch up. vamp up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recondition. reconstitute. refresh. renew. renovate. restore. to renew. to replace. to renovate. to repeat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

refresh. to renew. to renovate. to restore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Petrol ve kömür gibi kullanımla birlikte yavaş yavaş azalan sonlu kaynakların aksine doğal olarak ortaya çıkan ve güneş enerjisi, rüzgar enerjisi gibi kullanımla azalmayan kaynaklar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regeneration. renewal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

renewal. restoration. renovation. regeneration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

({.).

1.Yeni hâle konmak.

2.Tamir olunmak.

3.Tekrar edilmek: Oyle hâller, böyle sözler yenilenmemelidir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regenerate. rejuvenesce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be renewed. to be renovated. to be restored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yenilik kazanmak, yeniliğe uymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yenilik kazandırmak, yeni hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modernize. renew. to renovate. to renew. to modernize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

modernize. refurbish. renew. renovate. revamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yenilenmesini sağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. -k..). Yenilme, mağlûbiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bankruptcy. beating. checkmate. defeat. discomfiture. drubbing. licking. reverse. thrashing. trimming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

checkmate. defeat. reverse. setback.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defeat. beating. bust. licking. trimming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kullanılmamış olan şeyin hâli, Osm. cedîdlik, müceddedlik: Artık bunun yeniliği kalmamış, yeniliğinde çok güzeldi. 2.Yeni çıkmış olan şeyin hâli, Osm. hâdislik, nev-zuhûrluk: Bu kumaşın bu kadar pahalı olması sadece yeniliğinden dolayıdır.

3.Acemilik, tecrübesizlik, bir işe yeni girmiş olanın hâli: Yeniliği vardır, zamanla öğrnecektir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

change. departure. improvement. innovation. neology. newness. novelty. recency. reform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

innovation. novelty. newness. rawness. inexperience. reform. renewal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

newness. renewal. inexperience. greenness. change. departure. innovation. modernity. novelty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Mağlûp olmak, bozulmak, Osm. inhizâma uğramak: Düşman yenildi. 2.Oyunda kaybetmek: Tavlada kim yenildi?


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

go to the wall. take a beating. go down. score under. smother. succumb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fall. lose. to be defeated. to be beaten. to lose. to bite the dust. to succumb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be eaten / defeated / worn out. to be defeated. to suffer defeat. to get the dirty end of the stick. to go flod. get the worst of. kiss the dust. lose. lose the war. to come off second best. succumb. thump. to get the worst of it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invincible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unbeatable. invincible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yenilebilir: Yenir yemiş, peynir, et: Eti yenir hayvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağaçlarda hâsıl olan bir nevi yara ki, bir parçanın çürümesinden ibaret olup gittikçe açılmakla ağacı kurutur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Yenisey nehri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Eski SSCB’de 3800 km uzunluğundaki ırmak.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Tamamen yeni, hiç kullanılmamış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brand new.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immaculate. spick-and-span. brand-new. crisp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brand new. newfangled. neat as a new pin. spanking new. spick and span.

Türkçe - İngilizce Sözlük by