Ye’s ne demek? | Ye’s anlamı nedir? | Ye’s

Ye’s anlamı nedir?

Ye’s ne demek?

Ye’s anlamı nedir?

Ye’s | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

z., i. (çoğ. -es, -ses) evet, hay hay; hatta, bile; i. olumlu cevap. yes man k.dili. kavuk sallayan kimse, evet efendimci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [یأس] umutsuzluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chartreuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Otomatik Ses Seviyesi Sınırlandırma sistemi, kulaklık ses seviyesinin çok yükselmesini engelleyerek işitme bozukluklarını ve yakındaki kişilerin rahatsız olmasını engeller.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Initial Capital)

Kayıtlı sermaye sistemine tabi ortaklıkların sahip olmaları zorunlu asgari çıkarılmış sermayeleridir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

holiday gift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

string bean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

two-piece suit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ensemble. two piece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bir çok arabada hoparlörler zemin seviyesinde bulunmaktadır. Bu yenilikçi 3B sanal ses teknolojisi, seslerin sanki kafa hizasında bulunan hoparlörlerden geliyormuş gibi duyulmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kur’an-ı Kerim’de adı geçen bir peygamb(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). göze görünsün diye yapılan iş; hayranlıkla seyretme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bakış, nazar; görüş mesafesi, rüyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). görme yeteneği, görme duyusu; görüş mesafesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). göz çukuru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). göze çirkin görünen şey,çirkin şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). bazı aşağı cins hayvanlarda bulunan basit göz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). göz yorgunluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aimless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parasol.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parasol. sunshade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

standard of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Amplifikatör, sinyalleri doğrudan kafa biriminin hoparlör çıkışlarından alabilir. Bu, kafa biriminde özel bir pre-amp çıkış olmasa bile yüksek güç çıkışı sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Kafiyesi olmayan, kafiyesi uygunsuz olan, gayrı mukaffâ (şiir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without rhyme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kafiye noksanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (I. A. c. «kıyâs» dan) (c. mukayesât). V. Ölçme, ölçü.

2.Bir şeyi diğer bir şeyle karşılaştırarak ölçü, değer ve kuvvetini takdir etme, diğer bir şeye nisbetle bir şeyi takdir etme, kıyas: Siz herkesi kendinizle mukayese etmeyin; bu iş ‘hiçbir işle mukayese oluna maz.

3.Diğer bir şeye benzeterek hükmetme, kıyas ve nisbetle karar verme: Geçen yılın bütçesi bu yılki bütçeyle mukayese edilemeyecek kadar fazladır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparison.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparison. contrast. comparison karşılaştırma. kıyaslama.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparison. analogy. compare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مقایسه] kıyaslama, karşılaştırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comparative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «yüsr» den İf.) (mü. müteyessire). Kolaylaşmış, kolay yapılabilir: Tanrı, her işinizi müteyessir eyleye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «yüsr» den imef.) (mü. müyessere). Kolayı bulunup yapılan, rastgelen, nasip olan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kolayı bulunup yapılan, kolay gelen, kolaylıkla olan.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gerçekleşmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yakışıksız, yakışmaz.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Trafik ışıkları uygulaması, önceleri demiryollarının trenleri kontrol için uyguladığı sinyaller Örnek alınarak başlamıştır. Demiryolları idaresi kırmızı rengi ‘dur’ sinyali olarak seçmişti. Kırmızı renk kan rengi olduğundan asırlar boyu tehlikenin, tahribatın ve ölümün simgesi olmuştur. Demiryolları ilk faaliyete geçtiği 1830’lu yıllarda ‘ikaz’ ışığının rengi yeşil, ‘geç’ ışığının ise beyazdı.

Bir süre sonra beyaz sinyal problem yaratmaya başladı. Beyaz renkli ‘geç’ sinyali diğer sokak lambaları ile karıştırılabiliyordu. Ama daha da kötüsü ‘dur’ işaretlerine konulan kırmızı mercekler yerlerinden düşünce ışık beyazlaşıyor, ‘geç’ sinyali olarak algılanıyor ve kazalara yol açabiliyordu.

Sonunda demiryolcular kırmızıyı ‘dur’, yeşili ‘geç’ sarı rengi de ‘ikaz’ sinyali olarak kullanmaya başladılar. Bilindiği gibi sarı, renk spektrumu içinde en göz alıcı renktir. Böylece makinist bir sinyalin bulunması gereken yerde beyaz ışığı görürse, bir şeylerin yanlış olduğunu anlıyor ve tedbirini alıyordu.

Karayollarına gelince, yollarda sadece atların ve at arabalarının bulunduğu tarihlerde bile dünyanın büyük şehirlerinde trafik sorundu. İlk trafik lambası otomobillerin ortaya çıkmasından çok önce 1868’de Londra’da kullanıldı. Gazla yakılan ve bir eksen etrafında döndürülebilen kırmızı ve yeşil lambalar bir yıl sonra patlayıp, kendilerini çeviren polisi de yaralayınca bu uygulama ortadan kalktı.

Ama öte yandan otomobillerin ortaya çıkması ve şehirlerde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte durum iyice kötüleşti. Çeşitli şehirlerde değişik uygulamalar yapıldı. Demiryollarındaki uygulama örnek alındı ama demiryollarında birbirine paralel iki hat vardı. Bu sistem iki yolun kesiştiği kavşaklarda işe yaramıyordu.

Sonunda günümüzdekilere benzeyen ilk elektrikli otomatik trafik lambasını, ilkokul mezunu ve ABD’deki Cleveland’da otomobil sahibi ilk siyah olan Garrett Morgan geliştirdi. 1914’de ilk denemelerine başlayan Morgan 1923’de de patentini aldı. Morgan 1963’de ölümünden az önce patentini 40 bin dolara General Electric firmasına sattı.

Morgan’ın lambaları demiryollarına benzer şekilde bir “T” üzerinde kırmızı ve yeşil iki lambadan ibaretti. Çok geçmeden ikaz anlamında sarı lamba da ilave edildi ve uygulama bütün dünyaya süratle yayıldı.

Aradan geçen yıllara rağmen sarı renk hala ‘ikaz’ anlamındadır ama günümüz sürücüleri onu ‘geç’ sinyali olarak algılıyorlar.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

don. professor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

don. professor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honorary member.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honorary member.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ünlem) Dinle! (mahkemede mübaşir tarafından halkı susturmakiçin çoğunlukla üç kere barylarak söylenen kelime).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Tiyatro eseri, oyun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

piece. play. play. play oyun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

play. drama. piece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polyester.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any of a large class of synthetic fabrics a complex ester used for making fibers or resins or plastics or as a plasticizer any of numerous synthetic resins; they are light and strong and weather resistant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polyester.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A manufactured fiber introduced in the early 1950s, and is second only to cotton in worldwide use Polyester has high strength , excellent resiliency, and high abrasion resistance Low absorbency allows the fiber to dry quickly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The common name for the plastic polyethylene terephthalate Its characteristics include transparency, lack of colour, high tensile strength, and chemical stability Used in sheet or film form to make folders, encapsulations, and book jackets Trade names inc

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The common name for the plastic polyethylene terephthalate Its characteristics include transparency, lack of colour, high tensile strength, and chemical stability Used in sheet or film form to make folders, encapsulations, and book jackets Trade names inc

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A manufactured fiber It is second only to cotton in worldwide use Polyester has high strength, excellent resiliency, and high abrasion resistance Low absorbency allows the fiber to dry quickly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A manufactured fiber which has high strength, excellent resiliency, and high abrasion resistance Low absorbency allows the fiber to dry quickly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A plastic generally considered safe by ISO for use as a storage enclosure for photographs However, many of these plastics are treated with thin coatings to modify their chemical and surface properties, so polyester products should still pass the PAT.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

There are many types of polyester resins, and they are manufactured by reacting together two basic raw materials These are dicarboxylic acid and a dihydroxy alcohol Polyesters are used in one and two-part systems for coatings and molding compound The manu

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A synthetic fiber used for it's strength and resistance to ultraviolet deterioration It does not have the stretch and elasticity of nylon and, as a result, will often last longer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Man-made fiber in which the forming substance is any synthetic polymer Polyester fibers are high strength and are resistant to shrinking and stretching Very wrinkle resistant Learn more about synthetic/man-made fibers Example in our line - On Line, Web Si

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A resin formed by the reaction between a dibasic acid and a dihydroxy alcohol In plastics technology, a potentially thermosetting resin system commonly composed of a mixture of styrene monomer and a polyester as defined above, but made from an unsaturated

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A polymer held together by ester linkages between the monomers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A plastic material frequently used for ID badges, access control cards, and tickets; more expensive but stronger than PVC; cannot be embossed and requires higher laminating temperatures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A strong film having good resistance to moisture' solvents' oil' caustics' and many other chemicals It is usually transparent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Polyethylene terephthalate, which is used extensively in the production of a high-strength moisture-resistant film used as a cable core wrap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A polymeric polyol containing ester groups in the main molecular chain or in side chains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A condensation polymer formed by the reaction of a dicarboxylic acid with a diol followed by the elimination of H2O.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A common type of thermosetting plastic which is used in the manufacture of pipes, chemical plant equipment, leisure boats, furniture and skiing equipment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A polymer in which the monomer units are linked by the functional group -COO- Polyester has been used as thermoplastic powder coating, and as the following thermosetting powder coatings: epoxy polyester hybrid powder, urethane polyester powder, and polyes

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A strong film having good resistance to moisture, solvents, oils and many other chemicals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The generic term for adhesive products made primarily from polyester resins.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A synthetic fiber used blended most often with cotton in dress, casual, and sport shirts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A polymer formed from a reaction between many pairs of polycarboxylic acid and alcohol molecules.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A synthetic fiber used in carpet yarns Most polyester carpet fibers are staple fibers. any of numerous synthetic resins; they are light and strong and weather resistant. a complex ester used for making fibers or resins or plastics or as a plasticizer. any

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. polyester.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Venture Capital Investment Trust)

Kayıtlı sermayeli olarak kurulan ve çıkarılmış sermayelerini esas olarak sermaye ve faiz kazancı elde etmek amacıyla risk sermayesi yatırımlarına yönelten halka açık anonim ortaklıklardır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thanks to. owing to. by courtesy of. through. by the agency of. through the agency of. on his coat-tails. through one's instrumentality. by dint of. owing to. through. thru. thro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

through. with. a) thanks to. owing to b) by means of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thanks to. but for. by courtesy of. through.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Lâyık, şâyân, yaraşır: Kendisi o makama şâyestedir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شایسته] yaraşır, layık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Layık uygun, münasip.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شایستگی] yaraşma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) karaktersiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Seviyesi düşük, bayağı, Adî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soya bean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(soja hispida): Baklagiller familyasından; 1 - 1,5 m boyunda, bir yıllık otsu bir tarım bitkisidir. Çiçekleri menekşe sarısı rengindedir. Tohumu küre şeklinde, üzeri pürtüksüzdür. Bir yanında siyah leke vardır. Besleme gücü yüksek bir gıdadır. Kullanıldığı yerler: Vücudun geliişmesini sağlar. Şeker hastaları için faydalıdır. Sinirlerin ve adalelerin güçlenmesini sağlar. Zihin yorgunluğunda faydalıdır. Nekahat devresinin kısalmasını sağlar. Guatr olanlar kullanmamalıdır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Terbiyesi olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impolite. unmannerly. ill-mannered. mannerless. shameless. naughty. dirty. bad. improper. blackguardly. broad. caddish. churlish. coarse. coarse-grained. graceless. ill-bred. immodest. immoral. impertinent. impudent. indelicate. inelegant. insolent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abrupt. bawdy. blatant. coarse. dirty. immoral. impertinent. impolite. improper. insolent. nasty. outrageous. repugnant. risqué. rude. saucy. ungracious. vulgar. ill-mannered. ill-bred. impudent. graceless. undressed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impolite. rude. ill-mannered. unmannerly. ill-bred. bad-mannered. coarse. currish. ill- bred. ill- mannered. impertinent. insolent. inurbane. low bred. vulgar. wild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impolitely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Terbiye yokluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bad manners. impoliteness. rudeness. back chat. coarseness. disorderliness. gaucherie. ill breeding. immodesty. immorality. impertinence. impudence. indecorum. indelicacy. inelegance. misbehavior. misbehaviour. ribaldry. vulgarism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impropriety. misbehave. misbehaviour. misconduct. vulgarity. rudeness. impoliteness. impudence. misbehavior.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impoliteness. rudeness. unmannerliness. bad manners. lack of good breeding. gall. ill- breeding. vulgarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave rudely. to be impolite. sauce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «yüsr»den).

1.Kolaylaşma, kolay olma.

2.Nasib ve müyesser olma.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Her tarafı yeşil, tamamen yeşil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Varlık, servet, refah, Osm. sia-ı hâl: Servet sahibi. 2.Sol taraf, sol kol, sol. Yemin ve yesâr = Sağ ve sol, Fars.çep ü râst.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [یسار] sol, sol taraf.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Varlık, zenginlik. 2.Sol, sol tarafı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Kolaylık. 2.Zenginlik.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Sol, solla ilgili, sol tarafa ait. 2.Zenginlikle ilgili.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yeşim denilen yeşil taş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yeşil olmak, y Şİİ renk peyda etmek.

2.(bitkiler) Sürmek, yapraklanmak: Ağaçlar yeşerdi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yeşil renk peyda ettirmek veya yeşilliği daha parlak göstermek: Bu yağmur ortalığı yeşertti.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. musevi din okulu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı «yaş» dan yaşıl).

1.Sarı ile mavi karışımı ve en çok bitkilerde görülen bilinen renk, Ar. ahzar, Fars. sebz: Yeşil çuha, yeşil sarık.

2.Taze, ham: Yeşil elma, mahsûlü yeşil yemek. Yeşilbaş = Başı yeşil bir cins erkek ördek. Yeşilbağa = Bağanın bir cinsi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Yeniden işlenip kullanılan kağıt ürünler ve biyolojik bozulmaya uğrayabilir plastik torbalar gibi “çevre dostu” ürünleri ifade eden suat (sözcük); çevre sorunlarına ilgi gösterilmesini savunan siyasal partiler için de kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

green. verdant. green.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

green. verdant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

verdant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.San ile mavinin karışımından oluşan, çoğu bitki yapraklarında görülen renk. 2.Genç, taze. 3.Koyu al renkte at. 4.Yeşil başlı yaban ördeği.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Hayvanların yedikleri gıdaların renklerinin, neresinden çıkarsa çıksın, çıkan şeyin rengi ile bir alakası yoktur. Buna en iyi örnek inektir. Bir ineğin en çok yediği yeşil renkli otlardır. Bu otlar ineğin dört odalı midesinde çözülür ve moleküllere ayrılır, moleküllerin ise renkleri yoktur. Sütün renginin beyaz olmasının nedeninin içinde çözünmüş halde bulunan kalsiyum kasinat (caseinate)tır.

Peki o zaman dışkı niçin kahverengi, idrar niçin açık sarı renktedir? Dışkının kahverengi olmasının sebebi bağırsaklarda hazmı sağlayan sıvılar, özellikler de safra suydur. Safra suyu aslında yeşil renktedir fakat gıdalarla karıştıkça kahverengi renk alır. Bu nedenle dışkı bazen yeşilimsi de olabilir. Çok az da olsa aldığımız gıdalar dışkının rengini etkiliyebilir. Örneğin vücudumuz pancara koyu kırmızı rengi veren maddeyi bazen parçalayamaz ve pancar yedikten sonra dışkı kırmızımsı bir renk alabilir.

Dışkıdaki renk, şekil ve kıvam değişikliklerinin çoğu son zamanlarındaki bir beslenme değişikliği ya da geçici bir sindirim bozukluğuna dayanır. Ancak eğer dışkı belirgin bir şekilde normalden açık veya koyu renkte ise, ya da kanlı ise, bu daha ciddi bir durumu gösterir, derhal doktora başvurulmalıdır.

Vücudumuzu terk eden sıvı maddelerin, yani idrar ve terin renginin de içilen sıvı rengi ve kimyasal yapısı ile bir alakası yoktur. Sıvı veya katı olsun yemek borusundan içeri girip, sindirim sistemimizi boydan boya geçen gıdalar eğer metabolizmada iyi parçalamazlarsa bunun sonucu dışkıda görülebilir. Ama idrar öyle değildir. İdrar metabolik artıkların dolaşım sistemi ile taşınmasıyla böbreklerde oluşur.

İdrarın normal rengi açık sarıdır. Bu renkteki değişiklikler muhakkak bir şeylerin iyi gitmediğini gösterir. Bu durumda hemen doktora gitmek gerekir. İdrar kahverengi veya kola renginde ise karaciğer veya safrakesesi problemi, kırmızı ise enfeksiyon, iltahaplanma veya idrar sisteminde kanama olabilir.

Ancak fazlaları vücuttan atılan vitaminler veya bazı doğal ve suni gıda boyaları da idrarda bunlara benzer renk değişikliklerine neden olabilir. Eğer idrarınızın rengi yeşil veya mavi ise bu duruma hemen hemen kesinlikle gıda boyaları neden olmuştur. Endişe edilecek bir durum değildir. Boyalar zarar vermeden vücuttan çıkar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Alkollü içkiye düşman bir cemiyetin adı, unvanı.

2.Bu cemiyetin senbolü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir cins küçük kurbağa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Erkek yaban ördeği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greenish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yeşile çalan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yeşil olmak, yeşermek: Çayırlar yeşillendi. 2.Tazelenmek.

3.Bir güzele bakmakla ferahlanmak, gözlerini ve gönlünü eğlendirmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.)

1.Yeşil renk: Bunun yeşilliği iyi değil.

2.Taze otlar ve yapraklarla örtülü yer, çayır, bahçe vesaire: Orada bir yeşillik vardı.

3.Sebze: Yeşillik yemeli. 4.Taze ot veya tahıl: Hayvanlara yeşillik yediriyor musunuz?


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foliage. greens. green. greenery. greenstuff. herbage. leafage. mead. potherb. soilage. verdancy. verdure. viridity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

green. greenness. meadow. green vegetable. greens. green vegetables. foliage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foliage. grass. greenery. leafage. vegetable. verdure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jadestone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jadestone. jade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yeşb de denilen sert ve kıymetli yeşil taş. Yada, yede, Fr. jaspe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. yesîre).

1.Kolay. 2.Cüz’İ, az miktarda.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [یسير] kolay.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pislemek, büyük aptes etmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(önek) dünkü, geçen

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., z. dün.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dün akşam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dün sabah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (eski) dün gece.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. geçen hafta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. geçen sene; eski zaman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Cengiz Han’ın babası, Kubilay Han’ın kardeşi olan Türk- Moğol hükümdarı.

İsimler ve Anlamları by