Yip, Yippie ne demek? | Yip, Yippie anlamı nedir? | Yip, Yippie

Yip, Yippie anlamı nedir?

Yip, Yippie ne demek?

Yip, Yippie anlamı nedir?

Yip, Yippie | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. solcu hippi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «acâip»).

1.Alışılanlara aykırı, garip, yadırganan: Acayip kılık.

2.Acayip hava.

3.Ünlem olarak hayret gösterir: Demek öyle ha? Acayip!


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strange. weird. odd. unusual. curious. out-of-the-way. bizarre. queer. antic. kinky. freak. screwball. comical. crotchety. droll. exotic. fanciful. fantastic. fantastical. flaky. freakish. grotesque. incongruous. kooky. novel. outlandish. peculiar. q.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awfully. bizarre. bloody. cranky. curious. droll. extraordinary. fantastic. freak. freakish. funky. funny. futuristic. grotesque. kinky. nifty. odd. offbeat. outlandish. peculiar. queer. singular. specimen. strange. uncanny. uncommon. weird. astonishing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

becoming odd / awkward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become odd / awkward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

queerness. awkwardness. eccentricity. freak. oddity. peculiarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heavy casualties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Çok acayip.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bir kere kafalarına bir şeyler giymeleri zorunludur. Yoksa saçları yiyeceklerin içine düşebilir. Ama aşçıların bu kafanın üzerinde silindirik bir şekilde yükselen, ucu da balonumsu şekilde kıvrımlarla biten beyaz şapkaları giymelerinin asıl nedeni başkadır.

Bu tip şapkalarda, özellikle mutfakların çok sıcak ortamlarında, hava şapkanın içinde rahatlıkla dolaşabilir ve aşçının kafasını serin tutar, terlemeyi önler. Mutfağın kalabalık ve hareketli yaşamında, aynı tip giysiler içindeki aşçılar arasından aşçıbaşını ilk görüşte ayırt edebilmek için onun şapkası biraz daha uzun ve ucu kıvrımlıdır.

Bu şapkaların beyaz, yani boyasız olmalarının nedeni ise beyaz kumaşın, boyalı kumaşa göre daha hijyenik olarak kabul edilmesidir. Beyaz renk her yerde insanlarda temizlik, saflık, iyi niyet ve barış duyguları uyandırır. Muharebe sırasında barış mesajı göndermek isteyen birliklerin beyaz bayrak çekmelerinin nedeni de budur. Gelinliklerin beyaz olması ise barıştan ziyade saflığı ve masumiyeti simgeler.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bir kere kafalarına bir şeyler giymeleri zorunludur. Yoksa saçları yiyeceklerin içine düşebilir. Ama aşçıların bu kafanın üzerinde silindirik bir şekilde yükselen, ucu da balonumsu şekilde kıvrımlarla biten beyaz şapkaları giymelerinin asıl nedeni başkadır.

Bu tıp şapkalarda, özellikle mutfakların çok sıcak ortamlarında, hava şapkanın içinde rahatlıkla dolaşabilir ve aşçının kafasını serin tutar, terlemeyi önler. Mutfağın kalabalık ve hareketli yaşamında, aynı tip giysiler içindeki aşçılar arasından aşçıbaşını ilk görüşte ayırt edebilmek için onun şapkası biraz daha uzun ve ucu kıvrımlıdır.

Bu şapkaların beyaz, yani boyasız olmalarının nedeni ise beyaz kumaşın, boyalı kumaşa göre daha hijyenik olarak kabul edilmesidir. Beyaz renk her yerde insanlarda temizlik, saflık, iyi niyet ve barış duygulan uyandırır. Muharebe sırasında barış mesajı göndermek isteyen birliklerin beyaz bayrak çekmelerinin nedeni de budur. Gelinliklerin beyaz olması ise barıştan ziyade saflığı ve masumiyeti simgeler.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. uyûb). Ar, şîn, utanacak şey: Ayıptır, bunu ayıp sayarlar.

2.Utanmayı mucib hal, kusur, noksan, Ar. nakîsa. Bu malın hiç bir ayıbı yoktur. Adamın ayıbını yüzüne vurmak. Utandırıcı, açıksaçık: Ayıp iş, ayıp söz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shameful. disgraceful. unmannerly. indecorous. inglorious. nasty. opprobrious. reproachful. shame. disgrace. failing. attaint. blot. blotch. brand. contempt. dishonor. dishonour. indecorum. odium. reproach. slur. spot. obscenities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blameworthy. discreditable. ignoble. infamous. regrettable. rude. shame. shameful. sinful. smirch. spot. stigma. taint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fault. shame. shameful. disgrace. disgraceful. defect. blot. contempt. crime. imperfection. infamous. inglorious. odium. reproach. scandal. smirch. taint. that's not quite the ticket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave shamefully.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condemnation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reproof. stricture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be equally to blame. condemnation. reflection. reproach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir adamın hal ve hareketini ayıp saymak. Tâyib etmek: Vakarını muhafaza etmeyen adamı ayıplarlar. Sizin öyle Adi eğlence yerlerine gitmenizi çok ayıpladıdar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cast reflection on smb. reproach. reprove. blame. chide. condemn. dispraise. fault. reflect on. reflect upon. reprobate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condemn. reproach. to blame. to reproach. to criticize. to condemn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to blame. to vilify. to criticize. condemn. hold sth against sb. lash. reproach. sack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kınanmak, ayıp sayılmak: insan kendi ailesi için çalışmasından dolayı hiç bir vakit ayıplanmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be blamed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eksiksiz, lekesiz, ayıplanacak hiç bir hâli olmayan: Dünyada ayıpsız kimse yoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free from defects.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(GAİB) (a uzun) (i. A.). Kaybolan, görünmeyen hazır olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lost. missing. gone. loss. decrement. forfeit. sacrifice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

casualty. disadvantage. forfeit. lacking. loss. lost. missing. stray. casualties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loss. losses. casualty. deprivation. disadvantage. lacking. lost. out of the way. out the window.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. «maâb» dilimizde kullanılmaz). Ayıp şeyler.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. havlamak; i. havlama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. solcu hippi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ünlem) ay! of!

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abrasion. wear. wearing out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attrition. frazzle. wear and tear. wear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Eskimek, aşınmak, yer yer harab olmak.

2.(insan) Ağır iş veya yaşlılık yüzünden kuvvetten düşmek, eski diriliği kalmamak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

erode. fray. to wear out. to grow old. to fray. to be worn out. to lose authority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fray. outwear. wear thin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

threadbare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decrepit. shabby. stale. threadbare. worn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decrepit. month eaten. threadbare. tired off. well worn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abrasive. back-breaking. corrosive. wearing. back breaking. eating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backbreaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wearing. wearisome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yıprandırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

age. batter. chafe. corrode. fray. fray out. frazzle. fret. wear. wear away. wear down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

batter. erode. fray. to wear out. to wear down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fret. overwear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eat up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by