Yoğ ne demek? | Yoğ anlamı nedir? | Yoğ

Yoğ anlamı nedir?

Yoğ ne demek?

Yoğ anlamı nedir?

Yoğ | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). Koyu, kalın, kesif. Yok sözünün k’sı yumuşayıp g’ye dönünce, o da bu şekle girer: Yoğ ise, varı yoğu. (bk.) Yok.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. angiographie

tıp damar görüntüleme

Damar içine X ışınlarını geçirmeyen bir madde verildikten sonra damarların filminin alınması.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Kitaplar üzerinde geniş bilgisi olan kimse.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. bibliographie

kaynakça

Belli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan veya en iyilerini seçen eser.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bibliography. bibliography kaynakça.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bibliography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Kitap bilgisi:

1.Kitaplar hakkında bilgi. 2.Belirli bir konu üzerindeki yayınların tamamı.


Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Yun.

kaynakça

Belli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan veya en iyilerini seçen eser.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bibliography kaynakça.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bibliography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. biogaz

gübre gazı

Hayvansal ve bitkisel atıkların oksijensiz ortamda ayrışması sonucu ortaya çıkan gaz karışımı.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. biographie

öz geçmiş

Bir kimsenin doğumundan yaşadığı güne kadar geçirdiği belli başlı evreleri içeren yazı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life history.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biography. autobiography. life. life history. memo. memoir. personal record.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (fiz). soğukla ve özellikle son derece soğukla ilgili ilim dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. kas kasılmalarının bir aletle kâğıt üzerinde yazılması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

population density.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. autobiographie

ed. öz yaşam öyküsü

Bir kişinin kendi yaşam öyküsü üzerine yazdığı yazı veya eser.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autobiography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autobiography. autobiography özyaşamöyküsü.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

autobiography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. autobiographique

öz yaşam öyküsüne dayalı

Bir kişinin kendi yaşam öyküsü üzerine yazdığı esere dayalı olarak yapılmış.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., tıb. cerahat hasıl eden; cerahat teşekkülüne ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. L. Y.). Röntgen cihazıyla alınan resim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Y.). Telsiz telgrafla gönderilen haber, bu haberin yazılı olduğu kâğıt.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Yoga.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. orta ingilizcede y, w, c, gh seslerini belirtmek için kullanılan harf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A follower of the yoga philosophy; an ascetic. one who practices yoga and has achieved a high level of spiritual insight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yogi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Someone who practices yoga. one who practices prolonged yoga or ascetism to gain control over the body and mind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Someone who practices Yoga. one who practices yoga; one who has attained the goal of yogic practices.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who practices yoga; one who has attained the goal of yogic practices.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who practises yoga. Practitioner of yoga In Tibet, generally refers to lay Tantric practitioners, though monks and nuns also perform Tantric yoga. practitioner of yoga. A buddhist practitioner who engages in intensive meditation and yogic practices; o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who practices spiritual disciplines. one who practises yoga.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who has attained a state of yoga, a master of him/her self, person who practices the art and science of yoga. practitioner of yoga, a Hindu practice of meditation and exercises designed to achieve spiritual insight and tranquility. or yogin - Yoga pra

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A master of the Hindi spiritual disciplines who teaches those disciplines to others They are the key to passing these disciplines down through the generations Modern yogis often introduce their own variations, especially with meditative techniques Yogis a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

United States baseball player. one who practices yoga and has achieved a high level of spiritual insight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yoga felsefesine kendini vermiş kimse, yogi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Koyulaşmak, kalınlaşmak, donmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Yuğrulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Koyu, kalın, kesif, katı olarak.

2.Kalın, kaba, galiz: Yoğun boyun.

3.Yontulmamış, kaba, terbiyesiz: Yoğun adam.

4.iri, Ar. azîm, cesîm.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

busy. compact. concentrated. crash. dense. gross. hectic. intense. intensive. rich. rush-hour. stiff. thick. turbid. peasoupy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compact. concentrated. deep. dense. hard. heavy. intensive. keen. thick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consistent. dense. done. intense. intensive. murky. solid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Oylumuna oranla ağırlığı çok olan. 2.Dolu, sık. 3.Kalabalık. 4.İri, kaba, kalın.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Yoğun).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Yoğun hâle gelmek, Osm. tekâsüf etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intensify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fizik).

1.Bir cismin hacmine göre ağırlığı, kesafet.

2.Kalınlık, kabalık.

3.Hamlık, terbiyesizlik.

4.İrilik, büyüklük, azamet.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compactness. congestion. consistency. denseness. density. depth. intenseness. intension. intensity. thickness. turbidity. volume. consistence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consistency. density. intensity. thick. thickness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intensity. density.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Yuğurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plasticize. impaste. knead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knead. to knead. work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knead. mold. mould.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekşi bir maya karıştırılarak hususî surette koyulaştırılmış süt: Koyun, inek, manda yoğurdu. Torba yoğurdu = Torbaya konulup süzülmüş olanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yoghurt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yoghurt yogurt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yoğurt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yoğurt yapıp satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yoğurtla yapılmış, yoğurtla karışık: Yoğurtlu kebap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yoğurmak işini yaptırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Koyulaştırılmak, hamur edilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Koyulaştırmak, basa basa karıp hamur yapmak: Unu su ile karıştırıp iyice yuğurmalı.

Türkçe Sözlük by