Yok Olmak ne demek? | Yok Olmak anlamı nedir? | Yok Olmak

Yok Olmak anlamı nedir?

Yok Olmak ne demek?

Yok Olmak anlamı nedir?

Yok Olmak | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

disappear. dissipate. evaporate. perish. wither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disappear. come to grief. die. to cease to exist. perish. vanish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call-up of recruits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Genç bir kız buluğ çağına geldiği halde, aybaşı görmeye başlamamışsa, aybaşı yokluğundan söz edilir. Bu durum karaciğer hastalıklarından, kansızlıktan veya tiroit bezi bozukluğundan kaynaklanabilir. Öncelikle nedeni bulmak gerekir. Normal aybaşı gören kadının da; kansızlık, karaciğer rahatsızlıkları, beslenme bozuklukları, veya tiroid bezi hastalıkları sonucu aybaşı kanamaları kesilebilir. Öte yandan aybaşı yokluğu, gebeliğin veya menapozun işareti olabilir. Aybaşı yokluğunun nedeni gebelik değilse aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kekik, su.

Hazırlanışı : Bir cezve suya bir kahve kaşığı kekik konur. Kaynatılıp süzülür. Ilık ılık içilir. Aynı işlem günde üç kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Kimyanın organlardaki kimyevî hadiseleri inceleyen kolu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biochemistry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

biochemistry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

physiocrat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for no reason at all. at least. from a trifle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Şekil ve yapısı ne olursa olsun hemen hemen bütün omurgalılarda kuyruk vardır ve hepsinde de kuyruk aynı biçimde oluşmuştur. Sayıları 3 ile 49 arasında değişen kuyruk omurlarının üstü yağla kaplanmış ve böylece kuyruk ortaya çıkmıştır. Kuyruk canlı türüne göre değişik fonksiyonlara sahiptir ve kesinlikle bir süs değildir.

Kuyruk omurganın devamıdır. Timsah, kertenkele gibi hayvanlarda gövdenin bir uzantısı gibi durur. Balıklarda kuyruğun son tarafı bir yüzgeçle son bulur. Kuşlarda ise güdük ve yaygın olan kuyruk kısmında dümen görevi yapan telekler vardır.

Kangurular iyice kalınlaşan ve kaslanan kuyruklarını dinlendikleri zaman bir koltuk değneği veya üçüncü bir ayak gibi kullanabilirler. Köpekte olduğu gibi bazı hayvanlar kuyruklarını bir iletişim aracı olarak kullanırlar. Kertenkelenin kuyruğu ise bir savaşma ve aldatma mekanizmasıdır. İsterse hasmına kuyruğunu bırakıp gider, yerine de yenisi çıkar.

Çıngıraklı yılan kuyruğunu ses çıkartan bir enstrüman gibi kullanırken, aslan sadece sinekleri kovalamada kullanır. Tilki uzun kıllara sahip kuyruğu sayesinde hızla avını kovalarken dengesini kaybetmeden manevra yapabilir. Bir tür sincap ise kuyruğunu başının üstüne götürüp onu şemsiye olarak kullanır.

Bazı canlılarda ise vücudun bir bölümü ile kuyruk birbirine karıştırılır. Balinanın suya dalarken gördüğünüz yaklaşık 3 metrelik yatay kısmı kuyruğu değil vücudunun bir parçasıdır. Tamamen kastan oluşan kuyruğu ise dışarıdan kolaylıkla görülemez. Akrebin de ucunda zehirli iğnesi olan kısmı kuyruğu değil aşırı uzamış olan karın kısmıdır.

Gelelim asıl soruya. İnsanın niçin kuyruğu yok? Maymun türleri birbirleri ile karşılaştırıldıklarında görülüyor ki tür ne kadar gelişmişse kuyruk da o kadar küçük kalmış. İnsanda ise kuyruk, derinin altına gizlenmiş olan, üç ya da dört omurun kaynaşmasıyla ortaya çıkmış, kuyruk sokumu kemiği adı verilen küçük bir kemikten oluşmuştur. Daha doğrusu insanın kuyruk kemikleri tek bir kemik oluşturacak şekilde birbirleriyle birleşmişlerdir.

Bu durumun sebebi insanın iki ayağı üzerinde durabilme ve yürüyebilme özelliğidir. Düşey konumdaki bu hareket biçimi bir takım mekanik zorlamalar ortaya çıkarır. İnsanın ayakta durabilmesi için vücudun üst kısmını taşıyabilmesi gerekir. Aslında kuyruğu meydana getirmesi gereken kemik ve kaslar birleşip, tek bir kemik şeklinde kaynayarak vücudun destek aldığı bu dayanak noktasını oluşturmuşlardır.

Çok ender de olsa bazı erişkin insanlarda kuyruk kemiğinin on santimetreye varan bir kuyruk oluşturabildiği, bu kuyrukta kas, sinir ve damarların bulunabildiği görülmüştür. Her hangi bir ırkta ortaya çıkabilen bu anormalliğin kalıtımla ilgisinin olup olmadığı araştırılmaktadır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. Y. biyoloji). Hüc relerin bir çoğalma şekli. Karyokinezde çekirdek parçalanarak hücrenin iki kutbunda toplanır ve orada yeni birer çekirdek haline gelir. Daha sonra hücre ortadan boğulup ikiye bölünerek iki yeni hücrenin meydana çıkar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Açılmamış çiçek, gonca.

2.Gonca zarfı, kabuğu (eskimiştir).


Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. myocarde

anat. kalp kası

Kalbin ana duvarını çeviren ve düzenli hareket edebilen kas örgüsü.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

Uluslararası yoksulluk düzeyi olarak belirlenen günde 1 dolardan az gibi sabit bir standarda göre tanımlanan yoksulluk.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Tarih boyu erkek mesleği denilince genel olarak fiziksel gücün gerektirdiği ve öne çıktığı işler anlaşılır. Ancak ruhsal ve duygusal özellikler ile hayal gücünün öne çıktığı bazı işler de yine erkeklerin tekelindedir. Ressamlık, bestecilik, orkestra şefliği gibi.

Şüphesiz tarih boyunca bir çok kadın ressam çok önemli eserler yaratmışlardır. Ne var ki müzeler ve değerli koleksiyonlara bakınca kadın sanatçıların eserlerine pek rastlayamıyoruz. Hadi Rafael, Rambrandt gibi ustaların yaşadıkları çağlarda kadınların sosyal konumları nedeniyle resimle uğraşmaları zordu diyelim, ama Dali ve Picasso gibi yakın tarihlerde yaşamış ressamların zamanında böyle bir zorluk yoktu ki. O halde bunun başka bir sebebi olmalı.

Aynı şekilde niçin dişi bir Mozart veya Beethoven yok? Müziği yorumlayan kadın şarkıcılar, piyanistler, kemancılar veya orkestradaki tüm kadın elemanlar erkeklerden aşağı kalmaz hatta kendi branşlarında dünya çapında başarılı olabilirlerken niçin orkestra şeflerinin hemen hemen hepsi erkek? Acaba hala bir çok orkestrada çoğunluğu oluşturan erkek elemanların, başlarında kendilerine doğru elindeki çubuğu sallayıp duran bir kadının idaresine girmek istememelerinden mi?

Sadece bu kadar da değil. Mimarlık ve mühendislik gibi tasarım ağırlıklı işlerde niçin erkekler önde? Hatta kadınların günlük yaşamlarında en çok zaman ayırdıkları iş yemek pişirmek iken ve erkeklerin yüzde doksanı yumurta kırmayı bile beceremezken niçin dünyanın en büyük yemek ustaları, gurmeleri, aşçıbaşıları hep erkek?

Tüm bu suallere beyin araştırmacıları ve psikologların üzerinde anlaştıkları bir açıklama var. Onlara göre işin sırrı beynin sağ ve sol yarımkürelerinde. Her iki yarım küre farklı fonksiyonlara kumanda ettikleri gibi cinsiyete göre erkekler sağ, kadınlar ise sol yarımkürelerini daha fazla kullanıyorlar.

Aslında yeni doğan çocukta her iki yarımküre de ‘sağ’dır. 2 yaşına varmadan bu yarımkürelerden biri ‘sol’ olur yani konuşma merkezi ortaya çıkar. Erkek çocuklarda 6, kız çocuklarda 13 yaşında beynin asimetresi tamamlanır. İnsanlar yaşlandıkça iki yarımküre arasındaki bu görev farkı yine azalmaya başlar. Şüphesiz sağ ve sol beyin fonksiyonları insandan insana da farklılıklar gösterir.

Kadınların daha çok kullandıkları beynin sol yarımküresinde konuşma ve iletişim merkezleri bulunmaktadır. Bu nedenle her yaş grubunda yapılan deneyler sonucunda kız çocukların konuşmayı daha önce becerdikleri, çevreye daha iyi uyum sağladıkları, okullarda, iletişim, sosyal ve politik alanlarda daha başarılı oldukları saptanmıştır.

Erkeklerin daha çok kullandıkları beynin sağ yansı ise, analiz, sentez, bir olaya tümüyle bakış gibi görevleri yüklenmiştir. Yani ayrıntıları göz önüne almadan özetlersek, ilk bakışta birbirlerinin aynıymış gibi görünseler de, sol yarımkürede sezgi gücü, sağda ise analiz gücü egemendir. Sol beyin olayları tümdengelim, sağ beyin ise tümevarım ile inceler.

İşte bu nedenle sağ beyin fonksiyonlarının gerektiği işlerde erkekler daha başarılı olmaktadırlar. Şüphesiz bu bir genellemedir. Kadınlar arasında orkestra yöneten, opera besteleyen sanatçılar, hatta Marie Curie gibi iki kez Nobel ödülü kazanarak bilim tarihine geçmiş olanlar da vardır. Ancak yine de tüm bu branşlar hala erkeklerin egemenliği altındadır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. Y. jeoloji). Dilimleri birbirine göre eğik olan feldispat serisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Karbonun radyoaktif izotopu. «Karbon 14» de denir. Fosil iskeletlerinin ne kadar önce yaşadığını bulmakta faydalanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socio-cultural.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Brezilya yerlilerinin dilinden). Manyok adlı bitkiden elde edilen nişasta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tapioca.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. boyunduruğunu çıkarmak; boyunduruktan kurtarmak veya kurtulmak; ayırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Olmayan, mevcut olmayan, var mukabili, Osm. gayr-ı mevcûd, Ar. mefkud: Yok oldu, onu yok saymalı.

2.Değil, olmaz, hayır: Yok öyle değil. Yok etmek = Mahvetmek. İşin yoksa = Beyhude yere, faydasız. Yok demek = Red ve inkâr etmek, kabûl etmemek. Yoğuna vermek = Bedavaya ve pek ucuza vermek. Var, yok = Her şey, mal ve mülk: Varını yoğunu sarfetti. Var yok = Pek az var, yok gibi. Yok yere =

1.Nafile, beyhude.

2.Sebepsiz. Yüzü olmamak = Evvelce fazlaca bir iyilik gördüğünden tekrar başka bir şey istemeye cesaret edememek veya bir hususundan dolayı yüzüne bakamamak. Ne var, ne yok? = Ne haberler?


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absent. unavailable. ain't. away. nay. no. nope. not.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absent. unavailable. ain't. away. nay. no. nope. not. lacking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absent. lacking. nay. no. nope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extirpation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annihilation. demolition. destruction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abolition. annihilation. consumption. destruction. making away.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annihilate. blast. consume. deaden. demolish. destroy. dispel. dissipate. engulf. eradicate. exterminate. kill. liquidate. obliterate. root. undo. wipe. wreck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abate. abolish. annihilate. counter. crush. destroy. devour. dispose of. dissolve. efface. eradicate. mine. obliterate. pulverize. purge. to make short work of sth. smite. wipe out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disappear. dissipate. evaporate. perish. wither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disappear. come to grief. die. to cease to exist. perish. vanish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. boyunduruk; sakaların omuz sırığı; bağ, esaret; yeke; çatal; nigah rabıtası gibi bağ; hizmet, kulluk; boyunduruğa koşulmuş çift hayvan; evlendirmek; bağlamak; çalışmak. yoke of oxen bir çift öküz. yoke of a rudder dümenin boyunduruk yekesi. throw o

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. koldaş, iş veya hayat arkadaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. köylü, çiftçi yamağı; hödük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yoklamak işi. 2.Asker ve talebenin mevcudu gösteren deftere göre kontrolü.

3.Askerlik çağındakilerin belirli zamanlarda askerlik şubelerince kontrolü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

examination. feel. inspection. quiz. reappraisal. search. roll call. test.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

call. roll call. calling of a roll. examination. feeler. frisk. inspection. probative experience. search. survey. test.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1, Var mı, yok mu diye anlamaya çalışmak, arayıp taramak.

2.Teftiş ve tahkik etmek, denemek, tecrüve imtihan etmek: Bu işi iyice yoklayalım.

3.Sıhhatini sormak, hatır sormak: Hastalığını işittim, yoklamaya gittim.

4.Asker ve talebe mevcudunu kontrol etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

examine. feel. grabble. grope. inspect. look into. search. survey. test.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

examine. feel. fumble. grope. inspect. overhaul. probe. search. to examine. to inspect. to look over. to try. to test. to search. to visit. to feel. test. to visit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poll. examine. fathom. to put out feelers. to throw out a feeler. inspect. look over. look up. ransack. search. survey. visit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yoklamak işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yoklamak işini yaptırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yoklamak işi, tarz ve üslûbu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yok olma, bulunmama, Ar. adem, fikdân, noksan.

2.İhtiyaç, varlık mukabili, Ar. fakr, zarûret: Allah yokluk göstermesin.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absence. dearth. exiguity. failure. famine. hardship. lack. neediness. non-appearance. non-existence. nonappearance. nonexistence. nudity. penury. poverty. privation. shortage. strait. tightness. want. straits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absence. dearth. lack. nothingness. privation. shortage. want. non-existence. poverty. nonexistence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absence. dearth. destitution. misery. abject / deepest misery. negation. nihilism. nonappearance. nonattendance. nonentity. nonexistence. nothingness. shortage. shortfall. shortness. want.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.).

1.Aksi takdirde: Ben böyle olduğunu bilmedim, yoksa mâni olmazdım.

2.(suallerde) Ve yahut, olmadığı hâlde: Siz gelir misiniz, yoksa ben mi geleyim? Bugün mü gelecek, yoksa yarın mı?


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

else. or else. otherwise. except. nisi. or. otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

else. or. otherwise. if not. or else. if there is not. but not. i wonder if. i wonder if.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in default whereof. or. otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yokluk çeken, fakir, muhtaç. Dayak yoksulu = mec. Terbiyeye muhtaç, yaramaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hand-to-mouth. indigent. in need. needy. pauper. penurious. poor. poverty-stricken. pauper. poor person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deprived. destitute. needy. pauper. poor. destitute fakir. poor person fakir.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

destitute. indigent. mean. without means. necessitous. needy. one- horse. poor. seedy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yoksul olma hâli, Ar. fakr, ihtiyaç, zaruret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

destitution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

necessity. need. poverty. want. destitution. impoverishment sefalet. fakirlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bereavement. destitution. indigence. insufficient means. narrow circumstances. need. neediness. pauperism. penury. poorness. poverty. privation. want.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Mahrum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bare of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

devoid. lacking. deprived. bereft. devoid. wanting. destitute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

devoid. lacking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deprivation mahrumiyet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defect. deprivation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yukarıya çıkılan yer, bayır, dik yer, şiv, iniş mukabili: Yokuş yukarı, yokuş çıkmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acclivity. ascent. bank. declination. descent. dip. downgrade. glacis. hill. incline. raise. ramp. slope. upgrade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ascent. climb. dip. grade. gradient. incline. ramp. slope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acclivity. ascent. gradient. hill. inclination. incline. uphill road. slope. unhill road.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yokuşu olan: Yokuşlu yol. İnişli, yokuşlu = Düz olmayan, engebelik.

Türkçe Sözlük by