Yük ne demek? | Yük anlamı nedir? | Yük

Yük anlamı nedir?

Yük ne demek?

Yük anlamı nedir?

Yük | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.).

1.Taşınan şey: Beygir yükü, otomobil yükü. Yük kaldırmak, taşımak, götürmek.

2.Ağır şey, ağırlık. Ar. eskaal: Bu, bir yüktür, yükleri burada bırakın.

3.Gebelik, Ar. hami, habl.

4.Gemi veya araba vesaireye. doldurulan şey, hamöle: Gemi, yükünü çıkardı, yük alıyor.

5.Eskiden beş yüz bin kuruş: Bir yük.

6.mec. Çok yorup ezen ve sıkan iş, sıkıntı: Bu da bana bir yük oldu. Beni bu yükten kurtarın. Yükü üzerinden atmak = Mesuliyet altına girmemek, mesuliyetten kaçınmak. Yükün altından kalkamamak = Bir işin hakkından gelememek. Yük vurmak = Yük yüklemek: Cins hayvana yük vurmak günahtır. Yük olmak = Zahmet ve sıkıntı vermek, Osm. bâr olmak. Yük hayvanı, arabası =: Yük taşımaya mahsus. Yükünü tutmuş = mec. Zenginleşmiş.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sumpter. bulk. burden. cargo. charge. encumbrance. fardel. freight. goods. haul. impedimenta. imposition. impost. incident. lading. load. loading. onus. plummet. shipment. stowage. strain. tax. weight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cargo. freight. goods. load. onus. tax. weight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brunt. burden. cargo. charge. encumbrance. freight. freightage. imposition. load. loading. lug. millstone. plummet. tax. weight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. (-ked, -king) (A.B.D.) (argo) kaba gülüş; f. kabaca gülmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Underwriting)

Halka arz edilecek sermaye piyasası araçlarının tamamının satılacağının aracı kuruluş veya kuruluşlar tarafından ihraçcı şirkete taahhüt edilmesidir. İki türlü olur: bakiyeyi yüklenim veya tümünü yüklenim.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

more or less.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

about. approximately. around. rough. roughly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

up and down. roughly. nearly. about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to overcharge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.), i. Astronomi. Süreyyâ yıldızının yakınlarında kırmızı renkli küçük ve parlak bir yıldız. Keçi yıldızı.

2.mec. Semanın pek yüksek yeri: Sesi ayyûka çıkıyordu: Pek ziyade bağırıyordu.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Yükselen ay.

İsimler ve Anlamları by

Finansal Terim

(Stand-by Underwriting)

Sermaye piyasası araçlarının, aracı kuruluşlarca halka arz yoluyla satışında, satılmayan kısmın tamamının, bedeli satış süresi sonunda tam ve nakden ödenerek satın alınacağının satışı yapana karşı taahhüt edilmesini ifade eder.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conceited. supercilious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jack- in-office. jumped up. snooky. puffed up with wind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admiral of the fleet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grandma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gramps.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

large-sized. large size. ;. jumbo size. king size. large- sized. wide size.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dude ranch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farming on a large scale. plantation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book of final entry. general / ledger journal. general ledger. general journal. ledger book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

block capital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital. capital letter. uppercase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

warehouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

department store. emporium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T A). Türk musikisi sisteminde 5 koma değerinde aralık, bu değerde bemol ve diyez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A). Türk musikisinde 15 zamanlıdan daha fazla zamanlı usullerin hepsi. 15 zamanlı ve daha az zamanlılara küçük usul denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. askerlik). Deniz kuvvetleri subaylarının en yüksek rütbesini taşıyan amiral, kara ordusunda meraşale eşittir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. astronomi). Kuzey Kutbu bölgesinde yedi yıldızdan meydana gelen, kabaca tava biçiminde bir takımyıldız. Dübbüekber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the great bear. the greater bear. dipper. big dipper. plough. the plough. plow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bigwig. cattle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cattle (cows , oxen , water buffaloes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

somewhat large.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). En yüksek pâyeli elçi. Osm. sefîr-i kebîr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambassador.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambassador. ambassador sefiri kebir.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambassador.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embassy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embassy. ambassadorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hubris.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kendisini büyük göstermek, azamet satmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become haughty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Büyük etmek, büyütmek (doğru kelime olmayıp, yerine büyütmek kullanmalı).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Hacim bakımından büyük olanın hali, irilik, ululuk, cesamet: Bu dağın, bu ağacın büyüklüğü.

2.Değer ve itibar fazlalığı, kibir, azamet: Tanrı’nın büyüklüğü. Fuzûlî’nin büyüklüğü.

3.Yaşlılık, olgunluk yaşı, ihtiyarlık: Çocuklar daima büyüklüğü arzu ederler.

4.Genişlik, vüs’at: Bahçenin, denizin, deliğin ‘’büyüklüğü.

5.Çokluk, kesret: Servetin büyüklüğü.

6.Şiddet, kuvvet: Bu acının bjjyüklüğü.Kalabalık, çokluk, debdebe: Bu alayın, bu düğünün büyüklüğü.Kibir, azamet, gurur: Büyüklük satıyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

size. greatness. bigness. largeness. generosity. superiority. magnitude. ampleness. enormity. enormousness. grandeur. grandness. hugeness. sovereignty. substantiality. supremacy. vastness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

enormity. extent. grandeur. magnitude. size. greatness. importance. gravity. seniority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

size. greatness. importance. seniority. enormity. extent. grandeur. magnitude. supremacy. vastness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

megalomania.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metropolis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metropole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

almighty. astronomical. enormous. exquisite. extreme. fierce. gargantuan. huge. insurmountable. monumental. mortal. overwhelming. resounding. roaring. royal. tremendous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colossal. enormous. fantastic. gargantuan. gigantic. immense. mighty. monumental. prodigious. profound. resounding. royal. terrific. thumping. thundering. tremendous. vast. walloping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doymuş olan, tok kelimesinin yeni ve başka şeklidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

highest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

full. maximum. outside. sovereign. supreme. topmost.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maximum. highest. superlative. supreme. topmost. utmost.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Sesin seviyesini ölçmede kullanılan birim Desibel’dir ve kısaca dB olarak yazılır. İnsan kulağı inanılmaz şekilde hassas olduğundan bu dB ölçüsü de biraz tuhaftır. Kulağımız en hafif bir yaprak hışırtısından, jet motorunun yüksek sesine kadar her şeyi işitebilir. Halbuki jet motorunun sesi insanın işitebileceği yumuşak bir fısıldamadan bir trilyon kat daha fazladır. İnsan kulağı aralarında bir dB fark olan sesleri bile ayırt edebilir.

Desibel seviyesi matematik dilinde “eksponenşıl” denilen şekilde (aynen deprem ölçüsü ‘rihter’de de olduğu gibi) katlanarak artar. İnsan kulağının işitebileceği en düşük ses seviyesi yani sessizlik O (sıfır) dB’dir. Bu seviyenin 10 kat fazlası 10 dB, 100 kat fazlası 20 dB, 1000 kat fazlası 30 dB’dir ve böyle artarak gider. Şimdi bazı seslerin seviyelerine bakalım.

Sesin şiddet faktörü => Ses seviyesi (dB) => Sesin kaynağı

1.000.000.000.000.000.000 => 180 => Roket sesi 1.000.000.000.000.000 => 150 => Jet uçağının kalkışı 1.000.000.000.000 => 120 => Gök gürültüsü 100.000.000.000 => 110 => Klakson sesi (l metreuen) 10.000.000.000 => 100 => Metro istasyonu 1.000.000.000 => 90 => Mutfak blenderi 100.000.000 => 80 => Saç kurutucusu 10.000.000 => 70 => Otobandaki trafik 1.000.000 => 60 => Normal konuşma 10.000 => 40 => Oturma odası 1.000 => 30 => Kütüphane, hafif fısıltı 10 => 10 => Yaprak hışırtısı l 0 => İşitmenin alt sınırı

Yukarıdaki bütün ses seviyeleri kaynağın yakınından alınmıştır. Kaynaktan uzaklaştıkça bu seviyeler mesafeye bağlı olarak düşer. 85 dB’in üzerindeki sesler işitme duyusunun kaybına yol açabilir. Tabii bu süreye de bağlıdır. 10 saat 95 dB seviyesindeki sese maruz kalmak zarar verebilirken, çok kısa sürede 120 dB’lik bir ses seviyesi kulağa zarar vermez.

Sesin iki temel özelliği vardır. Biri yukarıda belirttiğimiz şiddeti veya seviyesi, diğeri de frekansı. Ses hava dalgaları ile yayıldığından bir saniyedeki dalga sayısı frekansını verir. Ve bu da ‘Herz’ birimi ile ifade edilir. Sesin şiddeti ile frekansı arasında bir bağlantı yoktur. İnsan kulağı 20 ile 20.000 Herz arasındaki sesleri algılayabilir. 20.000’in üstü ultrasonik sesler olup bu sesleri insan kulağı algılayamaz.

Sesin bir kulağımıza gelmesi ile öbürüne gelmesi arasında saniyenin milyonda biri kadar bir süre olmasına rağmen sinir sistemimiz bunu beynimize ulaştırır ve sesin hangi yönden geldiğini algılarız. 85 dB’in üstü insan kulağı için zararlı iken bebeklerin ağlaması 100 dB’in de üstündedir. Anneler, babalar bebeklerinizi ağlatmayın, sonra zararı size dokunabilir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Sesin seviyesini ölçmede kullanılan birim Desibel’dir ve kısaca dB olarak yazılır. İnsan kulağı inanılmaz şekilde hassas olduğundan bu dB ölçüsü de biraz tuhaftır. Kulağımız en hafif bir yaprak hışırtısından, jet motorunun yüksek sesine kadar her şeyi işitebilir. Halbuki jet motorunun sesi insanın işitebileceği yumuşak bir fısıldamadan bir trilyon kat daha fazladır. İnsan kulağı aralarında bir dB fark olan sesleri bile ayırt edebilir.

Desibel seviyesi matematik dilinde “eksponenşıl” denilen şekilde (aynen deprem ölçüsü “rihter”de de olduğu gibi) katlanarak artar. İnsan kulağının işitebileceği en düşük ses seviyesi yani sessizlik 0 (sıfır) dB’dir. Bu seviyenin 10 kat fazlası 10 dB, 100 kat fazlası 20 dB, 1000 kat fazlası 30 dB’dir ve böyle artarak gider. İimdi bazı seslerin seviyelerine bakalım.

Yukarıdaki bütün ses seviyeleri kaynağın yakınından alınmıştır. Kaynaktan uzaklaştıkçabu seviyeler mesafeye bağlı olarak düşer. 85 dB’’in üzerindeki sesler işitme duyusunun kaybına yol açabilir. Tabii bu süreye de bağlıdır. 10 saat 95 dB seviyesindeki sese maruz kalmak zarar verebilirken, çok kısa sürede 120 dB’’lik bir ses seviyesi kulağa zarar vermez.

Sesin iki temel özelliği vardır. Biri yukarıda belirttiğimiz şiddeti veya seviyesi, diğeri de frekansı. Ses hava dalgaları ile yayıldığından bir saniyedeki dalga sayısı frekansını verir. Ve bu da “Herz” birimi ile ifade edilir. Sesin şiddeti ile frekansı arasında bir bağlantı yoktur. İnsan kulağı 20 ile 20.000 Herz arasındaki sesleri algılayabilir. 20.000’’in üstü ultrasonik sesler olup bu sesleri insan kulağı algılayamaz.

Sesin bir kulağımıza gelmesi ile öbürüne gelmesi arasında saniyenin milyonda biri kadar bir süre olamasına rağmen sinir sistemimiz bunu beynimize ulaştırır ve sesin hangi yönden geldiğini algılarız. 85 dB’’in üstü insan kulağı için zararlı iken bebeklerin ağlaması 100 dB’’in de üstündedir. Anneler, babalar bebeklerinizi ağlatmayın, sonra zararı size dokunabilir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Genel kural olarak gelişmiş hayvanların beyinleri basit yapılı hayvanlarınkinden, iri yapılı hayvanların beyinleri de küçük hayvanlarınkinden daha büyük ve karmaşıktır. Ama beyin büyüklüğünün zeka ile hiçbir bağlantısı yoktur. İnsanlarda yetişkinlerin beyinlerinin çocuklarınkinden, erkeklerin beyinlerinin kadınlarınkinden biraz daha büyük olmaları yalnızca yaş, vücut ağırlığı ve cinsiyet farkından kaynaklanır.

Bir beyine bakarak, onun bir kadına mı yoksa erkeğe mi ait olduğuna karar veremezsiniz, çünkü aralarında şeklen gözle görülür büyük bir fark yoktur. Ancak her iki cinsiyetin beyinleri arasında ortalama bir büyüklük ve ağırlık farkı vardır. Kadın beyinleri erkeklerinkinden yaklaşık yüzde 10 daha küçüktürler. Ortalama yetişkin bir erkeğin beyninin ağırlığı 1.375 gramdır.

Burada unutulmaması gereken en önemli husus, kadınların vücut ağırlıklarının da erkeklerden yüzde 10’un üstünde bir oranla hafif olmasıdır. Yani kadının beyninin vücuduna oranı yaklaşık yüzde 2,5 iken erkeğin yüzde 2’dir. Sonuçta kadınlar vücutlarına oranla daha büyük bir beyne sahiptirler.

Tek bir beyne bakarak hangi cinse ait olduğuna karar veremezsiniz ama ortada 100 tane beyin varsa en küçüğünün bir kadına, en büyüğünün ise bir erkeğe ait olma ihtimali çok kuvvetlidir.

İnsan beyninin hacim olarak büyüklüğünün zeka ile bir alakası yoktur. Bilimsel çalışmalar ilk insanlardan Neanderthal adamının beyninin günümüz modern erkeğininkine göre 100 santimetreküp daha büyük olduğunu göstermiştir.

Bilinen en büyük beyinlerden biri Rus yazar Turgenyev’inki idi ve 2021 gramdı. Dünyanın en zeki bilim adamlarından biri kabul edilen Einstein’in beyni ise ortalama boyutta bir beyindi.

Yunusun beyni ortalama 2270 gram ağırlıkta olup insanınkinden yaklaşık 1,66 kat daha ağırdır. Ancak bu, yunusların insanlardan daha zeki oldukları anlamına gelmez. Beyin ağırlığı ile zeka orantılı olsaydı 5 kiloluk beyni ile fil karadaki hayvanların hepsinden, 9 kiloluk beyni ile balina tüm canlılardan daha zeki olurdu.

İnsan beyninden 7 kat daha ağır olan balina beyni, kendi vücudunun 40000’de biri kadardır. Memelilerin beyinlerinin ağırlıkları genel olarak vücut ağırlıklarının 100’de biri, kuşların 200’de, sürüngenlerin 300’de, balıkların ise 5 - 6,000’de biridir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. coğrafya) (uyd. k). Yeryüzünde yükseklikleri aynı olan yerler; bu noktaları birleştiren çizgilerin meydana getirdiği eğri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oversize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oversize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Fillerin kulaklarının büyüklüğünün daha iyi işitmeleri ile bir ilgisi yoktur, kulaklar soğutucu görevi yaparlar.

Bilindiği gibi filler çok büyük hayvanlardır ve havanın çok sıcak olduğu bölgelerde yaşarlar. Filin kulaklarında bir çok kan taşıyıcı damar vardır. Bunlar sıcak kanı kulağın yüzeyine taşırlar ve sıcaklığın buradan havaya gitmesini sağlarlar. Böylece hayvancağız kulaklarını oynatarak kendini serinlemiş hisseder.

Afrika filleri çok az ağaç bulunan kurak yerlerde yaşadıklarından kulakları daha büyüktür. Asya’da özellikle Hindistan’da ise fillerin saklanabilecekleri ağaç gölgeleri çok olduğu için oralarda yaşayanların kulakları daha küçük ve üçgenimsidir.

Afrika filleri Asya fillerinden ortalama yüzde 5 daha büyüktürler.

Bugüne kadar yaşayan fillerin içinde büyüklük rekoru 4,10 metre yükseklik ve 10,7 ton ağırlık ile bir Afrika filine aittir. Fillerde dişler yeme değil de savunma amaçlı olup Asya fillerindekiler daha ince ve uzun ama daha hafiftirler.

Filin burnu değişikliğe uğrayarak uzamış, yakalayıcı bir hortuma dönüşmüştür. Bir insanın vücudundaki kasların sayısı 600 iken bir filin gövdesinde 50 bin kas vardır. İnsanda kalp tek bir kastan oluşmuşken gülmek için 17, surat asmak için ise 43 kasın çalışması gerekir. Yani gülmek daha az yorucudur. Fillerin kaslarının 40 bini hortumda bulunur. Bu hortumu ile fil bir ağacı devirebilir, yerdeki bir toplu iğneyi alabilir.

Filleri diğer hayvanlardan ayıran bazı ilginç özellikleri vardır. Örneğin fil zıplayamayan tek memeli hayvandır. Ayrıca fil insanın dışında başı üstünde amuda kalkabilen tek hayvandır.

Filler parmak uçlarına basarak yürürler, çünkü ayaklarının geri taraflarında kemik yoktur, bu bölge sadece yağdan oluşmuştur. Bir günde 30 kilometre yüzebilirler, bu arada hortumlarını şnorkel gibi kullanarak hava alabilirler. Suyun kokusunu 5 kilometre öleden alabilirler ve bir günde 250 litre su içebilirler. Filler, özellikle Asya filleri sakin ve uyumlu hayvanlardır. Ancak bugüne kadar sirklerde ölümcül kazalara aslan ve kaplanlardan çok filler yol açmışlardır.

Fillerin en önemli özelliklerinden birinin kendilerine yapılan bir hareketi unutmadıkları olduğu söylenir. Bu inanış tam doğru değildir. Yapılan deneylerde fillerin zor öğrenen ama bir kere öğrenince ömür boyu unutmayan hayvanlar oldukları saptanmıştır. Kendisine yapılan kötü bir hareketi hiçbir zaman unutmayan hayvan devedir. Kendisini döven kim olursa olsun fırsatını bulduğunda intikamını alır. Dayak yedikten yıllar sonra sahibini öldüren develer görülmüştür. ‘Deve kini’ tanımı işte bu nedenle kullanılır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yanmış şey. 2.Kaynayan şeyin köpüğü.

3.mec. Yanık, keder, ye’s, yanıp yakılma.

4.Eski Türkçe’de: Sıtma, humma, nöbet.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kazılınca içinden eski eserler çıkan alçak, toprak tepe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tumulus. tumulus. barrow. burial mound. cairn. motte.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artificial mound or hill. tumulus. mound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tumulus. artificial mound or hill. mound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Kolestrol, kanda, sinirlerde, beyinde, karaciğerde, dalakta, böbrek üstü bezlerinde ve safrada bulunan, yağ yapısında, kristal gibi beyaz görünümde bir maddedir. Görevi dokulardaki su dengesini sağlamak, alyuvarları zehirlere karşı korumak, sinir dokularının dayanıklığını sağlamak ve deri altında, dışarıdan gelecek mikroplara karşı koruyuculuk yapmaktır. 100 gram kanda; 180-230 miligram kolestrol bulunur. Bu miktar normaldir. 230 miligram kolestrol miktarı, kanda kolestrolün yükselmiş olduğuna işarettir. Tedavi edilmezse; damarsertliği, beyin ve kalpteki ince damarların tıkanmasına neden olur. Meydana Gelişi : Böbrek üstü bezleri, husyeler, yumurtalıklar bünyenin ihtiyacı olan kolestrolü imal ederler. Ayrıca hayvansal yağlar, süt, yumurta ve bitkisel hormonlarla da kolestrol alınır. Kanda, kolestrolün yükseldiğini anlamak için bir seri test yapmak gerekir. Ayrıca, hastanın cildinde oluşan sarı lekeler, göz altlarında beliren siyah halkalar, göz akında görülen sarı lekecikler, genel yorgunluk, iştahsızlık, hazımsızlık, baş dönmesi, baş ağrısı, görme zayıflığı, ağız acılığı, nefes ve ter kokusu kolestrolün yükselmiş olduğuna işaret olabilir. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Mısır püskülü, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya, 1 tutam (20 gram) mısır püskülü konur. 30 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer su bardağı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry cargo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Yükseklik korkusu, genellikle düşmekten korkma ya da boşluktan tedirgin olma diye bilinir.

Ama tam da böyle değildir. Bu, esasında bir denge sorunudur.

İnsanın dengesi birkaç unsur tarafından belirlenir. Görme, dokunma ve duyma. Olağan hareketler sırasında, bütün bu unsurlar kesişir.

Ama olağan dışı bir harekette, değişik sinirler tarafından bu hareketle ilgili olarak beyne yollanan bilgiler çelişki yaratır. Beyin bunları yorumlamakta zorlanır. Deyim yerindeyse beynin “kafasi karışır”.

İşte insan çok yüksek bir yerde durduğu zaman, böyle bir karışıklık meydana gelir.

Aşağı bakan göz, yerin uzaklığını saptayamaz ve beyne kesin bilgi yollayamaz. Halbuki, ayaklar sert bir şeyin üstünde durdukları için “yere dokunuyorum” mesajını verir. Bu iki farklı bilgi beyinde çelişki yaratır ve beyin, vücudun pozisyonunu netleştiremez.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. «oymak» tan).

1.İçi oyulmuş, kof: Oyuk diş, ağaç.

2.Oyulmuş yer, kof yer, in mağara.

3.Diş ve meyve vesaire kovuğu.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Höyük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hollow. hallow. pit. cavity. cavern. hole. alcove. bore. burrow. excavation. gouge. niche. pocket. sinus. socket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bore. breach. burrow. cavity. fold. hole. hollow. socket. pit. pitting. hollowed out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cavity. socket. hollow place. hole. cave. grot. slap. crater. cavitation. indentation. rabbet. scoop. pit. groove. chasm. pocket. pitter. gain. rut. gully. pigeon hole hollow. concave. bore. chute. fold. niche. recess. vein.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

İşitilebilir aralığın altındaki frekansları susturur.

Teknolojik Terim by

Sağlık Bilgisi

Büyük tansiyonun kişinin yaşına göre yüksek olmasına halk arasında tansiyon yüksekliği, tıp dilinde ise hipertansiyon denir. Bir çok hastalıkta tansiyon yüksekliği görülür. Mesela kalbin sol bölümünün büyümesinde, böbrek hastalıklarında, damar sertliğinde, kan hücrelerinin çoğalmasında, şişmanlıkta ve iç salgı bezleri hastalıklarında kan basıncı artar. Tansiyon yüksekliğinin belirtileri arasında yorgunluk, sinirlilik, çarpıntı, baş dönmesi, uykusuzluk, baş ağrısı vardır. Tansiyonu normal seviyeye indirmek amacıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Çilek kökü, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 20 gram çilek kökü konur. Haşlandıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir.


Sağlık Bilgisi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İnce, kibar genç.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zıyk» dan masdar). Darlaşma, sıkışma.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Full Underwriting)

Sermaye piyasası araçlarının, bedeli satışın başlamasından önce tam ve nakden ödenmek suretiyle tamamının satın alınarak halka satılacağının, satışı yapana karşı taahhüt edilmesidir.


Finansal Terim by

Genel Bilgi

Bazen çocuğa alınan bir uçan balon elinden kaçabilir. Hep beraber havada yükselen balona bakakalınır. Bu balon havada ne kadar yükselecektir acaba?

Uçan balonların doldurma uçları ne kadar iyi bağlanmış olursa olsun, çok az da olsa hava daha doğrusu helyum kaçırırlar. Havadan çok daha hafif helyum gazı ile şişirilen bu balonların ağızlarından kaçırdıklarını eve getirdiğimiz ve tavana yapışıkmış gibi havada duran balonun sabah olunca porsuyup yere inmiş olduğunu görünce anlarız.

Balonun ağzının ideal bir biçimde bağlanmış olduğunu kabul etsek bile havada yükselebileceği mesafe yine de sınırlıdır. Yükseldikçe hava basıncı azaldığından ve balonun iç basıncı dışındakinden daha yüksek kaldığından balon yükseldikçe şişmeye başlar. Sonunda balonun yapıldığı malzemeye, hacmine ve malzemenin kalınlığına bağlı olarak belirli bir yükseklikte patlar.

Küçük uçan balonlar en çok 10 bin metreye, sepetinde insan taşıyan büyük balonlar 30 bin metreye, bilim insanları tarafından içinde ölçüm aletleriyle birlikte yollanan araştırma balonları da 40 bin metreye kadar yükselebilirler.

Balonların belirli yükseklikte dış basıncın azlığına dayanamayıp patlamalarından bazı bilimsel gözlemlerde de faydalanılır. Hava tahmin balonlarına bağlı hava sıcaklığını, basıncını ve nem oranını ölçen aletler vardır. Bu balonlar yaklaşık 30 bin metre yükseklikte patlayacak şekilde yapılmışlardır. Aletler açılan bir paraşütle yere yumuşak iniş yaparlar. Hem üzerlerindeki değerler kaydedilir hem de oldukça pahalı olan bu ölçüm aletlerinin tekrar kullanılabilmeleri sağlanır.

Bu ölçüm aletleri bir tarlanın ortasına, bir ağacın tepesine veya bir vadi yatağına da düşebilirler. Onları bulanların ilgili makamlara götürmeleri artık aletlerin ne olduklarını anlamalarına veya insaflarına kalmıştır.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

open wag g on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drowsiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slumber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lethargy. nap. slumber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (aslı: «uykulamak» olsa gerektir). Pineklemek: Ayakta uyuklayıp duruyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

snooze. doze. doze off. nap. slumber. sleep. be somnolent. drowse. drowse off. go to the land of nod. nod off. zizz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doze. drowse. nod. slumber. to doze off. to doze. to drowse. to slumber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doze. nap. nod off. sack in. slumber. to have forty winks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tax payer. taxpayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Şimdiye kadar dünyamızda tespit edilebilen en düşük sıcaklık güney kutbunda eksi 89.6 derece ile Antarktika Vostok istasyonunda ölçülmüştür. Sanılmasın ki güney kutbu devamlı kar yağışı aldığı için dünyanın en soğuk yeridir. Antarktika daima karla kaplı olmasına rağmen dünyanın en az yağış alan çöllerinden daha kuraktır. Soğuk hava çok uzun aralıklarla da olsa düşen her yağışı dondurup, koruduğu için sürekli kar ve buzlarla örtülüdür.

Ortalama sıcaklık olarak güney kutbu eksi 49 derece ile kuzey kutbundan 2 derece daha soğuktur. Çünkü güney kutbu deniz seviyesinden daha yüksektir, güneşten daha az ışık alır ve güneşin gittiği zamanlarda bu ışığın getirdiği ısıyı süratle kaybeder. Dünyadaki buzların yüzde 90’ı güney kutbundadır, buzlar denizin altında 600 metre derinliğe kadar iner. Yaşam ancak buz parçalarının kıyılarında penguen ve fok sürüleri olarak görülür.

Kuzey kutbu, altında hiçbir kara parçası olmaksızın, denizin üstünde yüzen bir buz kütlesidir. Kuzey kutbunda bulabileceğiniz her taş mutlaka göktaşıdır.

Dünyamızda ölçülebilecek en düşük soğukluk eksi 273 derecedir. Bundan daha düşük sıcaklıkta moleküller hareket edemeyeceği için buna ‘mutlak sıfır’ denilir.

Dünya üzerindeki ortalama sıcaklık 5-10 derece artsa Grönland ve Antarktika’daki buzullar erir, okyanuslardaki su düzeyi 100 metre artar ve tabii dünya haritası da önemli bir şekilde değişirdi.

Dünyada bugüne kadar saptanabilen en yüksek sıcaklık gölgede 58 derece olarak 13 Eylül 1922 tarihinde Libya’da El-Azizia’da ölçülmüştür.

Tabii en yüksek sıcaklık insanı en fazla rahatsız eden sıcaklık anlamına gelmez. Burada havadaki nemin, yani rutubetin çok önemli bir rolü vardır. Göremeyiz ama havanın içinde su da, daha doğrusu su buharı da vardır. Atmosferde bulunan su miktarı toplanabilseydi, dünya yüzeyini 2,5 santimetre kalınlığında bir su tabakası kaplardı.

Ancak havanın içine alabileceği su miktarının bir sının vardır. Bu suya doyma seviyesine gelince hava artık içine su alamaz. İnsanlar terleyince ter buharlaşıp havaya karışamaz ve artık terleyemezler, rahatlayamazlar. Çok kuru bir havada 35 derecede terleyebildiğiniz için fazla bir rahatsızlık duymaya bilirsiniz de, nemli, suya doymuş havada 25 derece bile bunalma hissi verebilir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

İimdiye kadar dünyamızda tespit edilebilen en düşük sıcaklık güney kutbunda eksi 89.6 derece ile Antartika Vostok istasyonunda ölçülmüştür. Sanılmasın ki güney kutbu devamlı kar yağışı aldığı için dünyanın en soğuk yeridir. Antartika daima karla kaplı olmasına rağmen dünyanın en az yağış alan çöllerinden daha kuraktır. Soğuk hava çok uzun aralıklar da olsa düşen her yağışı dondurup, koruduğu için sürekli kar ve buzlarla örtülüdür.

Ortalama sıcaklık olarak güney kutbu eksi 49 derece ile kuzey kutbundan 2 derece daha soğuktur. Çünkü güney kutbu deniz seviyesinden daha yüksektir, güneşten daha az ışık alır ve güneşin gittiği zamanlarda bu ışığın getirdiği ısıyı süratle kaybeder. Dünyadaki buzların yüzde 90’ı güney kutbundadır, buzlar denizinaltında 600 metre derinliğe kadar iner. Yaşam ancak buz parçalarının kıyılarında penguen ve fok sürüleri olarak görülür.

Kuzey kutbu, altında hiçbir kara parçası olmaksızın, denizin üstünde yüzen bir buz kütlesidir. Kuzey kutbunda bulabileceğiniz her taş mutlaka göktaşıdır.

Dünyamızda ölçülebilecek en düşük soğukluk eksi 273 derecedir. Bundan daha düşük sıcaklıkta moleküller hareket edemeyeceği için buna ‘mutlak sıfır’ denilir.

Dünay üzerindeki ortalama sıcaklık 5-10 derece artsa Grönland ve Antartika’daki buzullar erir, okyanuslardaki su düzeyi 100 metre artar ve tabii dünya haritası da önemli bir şekilde değişirdi.

Dünyada bugüne kadar saptanabilen en yüksek sıcaklık gölgede 58 derece olarak 13 Eylül 1922 tarihinde Libya’da El-Azizia’da ölçülmüştür.

Tabii en yüksek sıcaklık insanı en fazla raatsız eden sıcaklık anlamına gelmez. Burada havadaki nemin, yani rutubetin çok önemlibir yolu vardır. Göremeyiz ama havanın içinde su da, daha doğrusu su buharı da vardır. Atmosferde bulunan su miktarı toplanabilseydi, dünya yüzeyini 2.5 santimetre kalınlığında bir su tabakası kaplardı.

Ancak havanın içine alabileceği su miktarının bir sınırı vardır. Bu suya doyma seviyesine gelince hava artık içine su alamaz. İnsanlar terleyince ter buharlaşıp havaya karışamaz ve artık terleyemezler, rahatlayamazlar. Çok kuru bir havada 35 derecede terleyebildiğiniz için fazla bir rahatsızlık duymaya bilirseniz de, nemli, suya doymuş havada 25 derece bile bunalma hissi verebilir.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goods lift. goods-hoist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yüksek, yüksekte bulunan, üstündeki, Ar. Alâ, mürtefî, fevkaan, Fars. bâlâ: Yukarı mahalle, yukarı kat.

2.Yüksek taraf, cihet: Yukarının havası serindir. Ağaçların, dağın yukarısı.

3.Yüksekte, yükseğe, üstte, üste, aşağı mukabili: Yukarı oturmak, yukarı çıkmak, yukarı kaldırmak. Aşağı, yukarı = Hemen hemen yaklaşık olarak. Yukarıdan aşağı = Baştan ayağa. Başı yukarıda = Mağrur, kibirli. Burnu yukarıda = Çok isteyen, aza kanaat etmeyen. Yukarı yığmak = . Pahalı tutmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high. up. upward. upwards. up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

above. aloft. up. upwards. upstairs. high. upper. top. upper part. on high.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

come up. mount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

ES alıcımız gelen sinyali farklı bir çıkış sinyaline dönüştürebilir. Bu şekilde, yalnızca TV’nize bir bağlantı gerekir (HDMI™/ Komponent).

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

above. afore. aloft. hereinabove. overhead. supra. upstairs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

above. aloft. overhead. up. upstairs. on high.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

above. aloft. foregoing. up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yük taşıyarak geçinen kimse, hamal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. gramer) (y. k.). Bir cümlede faile yükletilen işi, oluşu veya hâli gösteren isim veya fiil,

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ascription. charge. embarkation. imposition. lading. loading. predication. shipment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loading. charging.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burden. charging. gross terms. imposition. lading. loading.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eşya doldurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lay smth. at one's door. ascribe. burden. charge. embark. encumber. fasten. fasten on. father. foist. freight. hand over. heap. impose. impute. inflict. lade. lay. lay on. load. offload. overlay. pitch. plant. put. put down. saddle. shift. stack. sto.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burden. embark. impose. inflict. lay. load. put. saddle. shift. to load. to weight sb down. to burden. to place a load on. to throw the blame on. to impute. to attribute. to lay to the charge of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

download. install.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yüklemek İşine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Sırtına yük konmak, Osm. tahmtl olunmak: Hayvanlar, hamallar yüklendi. 2.Eşya ile doldurulmak.

3.(eşya) Hayvanın sırtına konmak veya gemi ve arabaya doldurulmak: Eşya, zahire yükleniyor.

4.Hami ve isnad olunmak: O kabahat da ona yüklendi. 5.Kendi sırtına yük almak: Sandığını yüklenmiş geliyordu.

6.Birine yük olup zahmet ve sıkıntı vermek: Bana çok yüklendi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attach. embark. lie heavy on smb. lay on. load. load up. shoulder. sit upon. stick it on. be stuck with. take upon oneself. undertake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shoulder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lay on. undertake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Bir hayvan veya hamalın sırtına eşya koymak, Osm. tahmil etmek: Yük yükletmek. Şu çuvalları beygire yükletmeli. 2.Gemi veya araba vesaireye eşya vesaire doldurmak: Ev eşyasını arabalara yükletmek, zahireyi gemiye yüklettiniz mi?

3.Ağır bir vazife vermek: Bu işi de bize yüklettiler.

4.Bir kabahati birinin üzerine atmak: Bütün kabahatları bana yükletiyorlar.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yükü olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fat. fraught. loaded. burdened. laden. charged. pregnant gebe. hamile. rich. blind drunk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burdened. charged. encumbered. fraught. laden. loaded. weighted. weighty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Odanın bir tarafında yatak vesaire koymaya mahsus büyük dolap: Birkaç odaya yüklük yaptırmalı. Yatakları toplayıp yüklüğe koyarlar (sadece «yük» de denir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closet. cupboard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

container. cupboard. wardrobe bed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Boyca fazla olan, Ar. mürtefî, Alî, refî, Fars. bülend: Yüksek bina, ağaç, at, dağ, bulut.

2.Mevki ve rütbesi üstün: Yüksek makamlara vasıl oldu.

3.Bağırarak söylenilen, uzaktan işitilen, Fars. bülend: Yüksek ses.

4.Pahalı: Bu yıl buğday fiyatı çok yüksektir.

5.Yüce yer: Yüksekten düşmek, yükseğe çıkmak. Yüksekten atmak = mec. Böbürlenmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elevated. exalted. high. highrise. lofty. loud. spheric. stately. superior. tall. acro-. hyper-. above. over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dominant. eminent. grand. high. lofty. noble. precipitous. rarefied. superior. tall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high. eminent. great. high- level. lofty. moor. noble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlevsellik, HDD’den DVD’ye normal hızdan 64 kat daha hızlı biçimde içerik aktarmanıza olanak sağlar. Örneğin, bir saatlik içerik HDD’den DVD’ye bir dakikanın altında bir sürede aktarılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Çift deck’li sistemlerde bulunan hızlı kopyalama sistemi.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Yüksek Hızlı kaset mekanizması, çok hızlı erişim ve hızlı ileri/geri sarma süreleri sağlamaktadır. Kaset konumu bir sayaç ile gösterilmektedir. Hareket mekanizmasının çift yataklı tahrik mili, geriye doğru çalmada bile kasetin hassas biçimde hareket ettirilmesini sağlamaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Veri almadaki transfer hızını teoride 1 k.k mbit’e gkartan iletişim standardıdır. 3.5G olarak da anılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Yüksek kontrast plakaları BRAVIA projektörlerimizde bulunur. Işığın içeri sızmasını önlemek ve dolayısıyla da daha derin siyahlar ve daha yüksek bir kontrast oranı sağlamak için, bu plakalar Gelişmiş İris İşlevi ile birlikte çalışır. Geleneksel panellerin flüoresan tüplerinden ışık sızabilir ve bu da siyahların koyu gri görünmesine neden olur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bazı amplifikatörler için gelişmiş sinyal-parazit oranı ve daha düşük bozulma sağlayan yüksek seviyeli bir ses çıkışı.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(I.). Bir cismin dibinden tepesine kadar olan ‘ boyutu; yücelik, Ar. Irtifâ, rif’at: Bu dağın, bu ağacın yüksekliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

altitude. elevation. extent. height. highness. loftiness. rise. steepness. swell. acro-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eminence. headroom. height.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

height. altitude. elevation. gradient. high ground. levelling up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Yükseklere çık, yücel, basan kazan, ilerle. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I.). Bir yıldızın saat dairesiyle gündüz gece eşitliği noktasının saat dairesi arasında bulunan ve doğru yönde olarak 0 ile 360 derece arasında değerler alan açının ölçümü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ascent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boom. growth. rise. ascent. increase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ascension. ascent. elevation. escalation. rise. uptrend. upturn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

promotional. advance. advancement. ascension. ascent. climb. distinction. escalation. flux. gain. hike. increase. pickup. preferment. progress. promotion. raise. rise. rising. scaling. step-up. swell. swelling. upheaval. uprising. upsurge. upthrust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advancement. ascent. boost. elevation. promotion. rise. rising.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ascension. boom. explosion. upward movement. preferment. progress. promotion. rising. upsurge. upswing. upward surge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Yükselmek işi. (bk.) Yükselmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Daha yüksek olmak: Bu bina çok yükseldi. 2.Yukarı kalkmak, yukarılara çıkmak, ösm. suâd etmek: Bazı kuşlar havada çok yükselir, balon o kadar yükseldi kl, görünmez oldu.

3.(ses) Ziyadeleşmek, uzaktan işitilecek surette hızlı çıkmak, dik olmak: Benim sesim o kadar yükselemez.

4.Pahaya çıkmak, ağırlaşmak, piyasa hayli yükseldi. 5.(denizcilik) Bir sahilden veya burundan açılmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arise. ascend. be in the ascendant. be in the ascendent. climb. escalate. gain. go up. harden. heighten. improve. louden. nose up. get one's promotion. rear up. rise. scale up. soar. steepen. step up. sublime. swell. tower. upheave. upsurge. work one.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arise. ascend. climb. heighten. increase. rise. surge. to rise. to ascend. to go up. to mount. to increase. to advance. to come up. to climb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rise. advance. ascend. to be in the ascendant. climb. escalate. get up. head up. heighten. make. mount. move higher. rally. spring. swell. uprise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. coğrafya), t. Bir noktanın deniz yüzünden olan yüksekliği, râkım.

2.Bir yıldızdan gözetleyen kimsenin gözüne gelen ışın ile ufuk düzleminin meydana getirdiği açının ölçümü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

altitude. elevation. ridge. rise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elevation. altitude rakım. irtifa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

height.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yükseltmek işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elevation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hoist. lift. raising. lifting. increasing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

upgrade. elevating. elevation. hoist. lift. promotion. raising. uptake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yükselmesini temin etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

send up. advance. boost. bump up. drive up. elevate. enhance. ennoble. escalate. exalt. get up. heighten. hike up. increase. jack. jack up. lift. lift up. louden. mark up. promote. raise. rear. rise. run up. scale up. set up. step up. strengthen. swe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amplify. boost. elevate. exalt. heighten. hoist. lift. promote. raise. up. upgrade. to raise. to lift up. to hoist. to boost. to increase. to bump sth up. to elevate. to exalt. to promote. to advance. to amplify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

promote. raise. balloon. dignify. elevate. ennoble. erect. exalt. heave. heighten. hoist. raise. rear. scale up. upspring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dikiş dikerken iğneyi itmek için parmağın ucuna takılan madenî muhafaza, mec. Ölçü hususunda azlık ifade eder: Yüksükle ölçmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thimble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thimble. calyptra. coif. cap. collar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ferrule. thimble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Sıracaotu familyasından, çiçekleri yüksük biçiminde olan bitki (difitabi porpurea).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(digitalis): Sıracagiller familyasından; Avrupa, Batı Asya ve Akdeniz bölgesinde yetişen, iki veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları rozet şeklindedir. Çiçekleri dik ve uzun olup salkım şeklindedir. 40 kadar türü vardır. Yurdumuzda 10 türü yetişir. İçeriğinde kardiyotonik (kalbi kuvvetlendirici) glikozitler taşır. Zehirlidir. Ev ilaçlarında çok dikkatli kullanılması ve tavsiye edilen miktarın aşılmaması gerekir. Kullanıldığı yerler: Kalp ilaçlarında kullanılır. Nabız atışını azaltır. Kan dolaşımını yavaşlatır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(f.). Ağır, çekilmez saymak, horlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Yüksümek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Mükellefiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amenable. in charge of. incumbent. liable. obligor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

answerable. bound. obliged. required. liable. responsible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amenable. incumbent. liable. obligator. obliged.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charge. compulsion. duty. encumbrance. engagement. function. impost. incumbency. liability. obligation. onus. ought. responsibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amenability amenableness. contribution. engagement. liability. obligation. obediential obligation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unload.

Türkçe - İngilizce Sözlük by