Yukarı çıkmak ne demek? | Yukarı çıkmak anlamı nedir? | Yukarı çıkmak

Yukarı çıkmak anlamı nedir?

Yukarı çıkmak ne demek?

Yukarı çıkmak anlamı nedir?

Yukarı çıkmak | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

come up. mount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Açlık duymak, aç olmak: Çok acıktım, karnım acıktı.

2.Çok arzu etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

get hungry. feel hungry. be hungry. feel hollow. feel peckish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel hungry. to be hungry. to be famished.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel hungry. to crave. to hunger after. to starve. hunger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

more or less.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

about. approximately. around. rough. roughly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

up and down. roughly. nearly. about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Cıcık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.içerden dışarıya varmak, çıkmak: Evden çıktı. At ahırdan çıkacaktır.

2.Yükselmek, yukarı kalkmak, Osm. suûd etmek: Evin üst katına çıktı. Merdivenden çıkıyordu.

3.Meydana gelmek, zuhur etmek, görünmek: Bize çıkmadı.

4.Doğmak, Osm. tulü etmek: Güneş, ay çıktı. S. Verilmek, ödenmek: Maaş, ihsan, ikramiye çıktı.

6.Son bulmak, geçmek, Osm. mürûr etmek: Mart çıkıp, nisan girdi. Çıkan ay.Şâyî olmak, duyulmak, intişâr etmek: Bir lâkırdı, bir havadis çıktı.Neşrolunmak, intişar etmek: Bir kitap, bir gazete çıktı. Falan gazete sabahları çıkar.İcad ve ihtirâ olunmak: Yeni bir usul çıktı. Pek işe yarar bir makine çıktı.Birinin veya bir heyetin huzuruna varmak: Makama çıktım. Mahkemeye çıktı.Kaldırılmak, Osm. raf’ ve nez’ olunmak, selb olunmak: Fes baştan, çizme ayaktan çıkar. Bu esvap kolay çıkmaz. Bu yüzük parmağımdan çıkar.Elde edilmek, özü alınmak: Çiçekten su, sütten yağ çıkar.Netice alınmak, Osm. istintâc, istinbât olunmak: Bundan ne çıkar? Böyle sözlerden bir şey çıkmaz.Artmak, yükselmek, pahalılaşmak: Zahirenin fiyatı çıktı.Pahalanmak, pahası artmak: Savaş sebebiyle İngiliz malları çıktı. Pamuk çok çıktı. 16. Mal olmak; şu kadar para ile vücuda gelmek: Bu ev kaça çıktı? Şu kumaştan bir kat esvap kaça çıkar? 17. Gerçekleşmek, tahakkuk etmek, doğru olduğu anlaşılmak, açığa çıkmak: Benim sözüm çıktı. O adamın dediği çıkacaktır. 18. Ortaya çıkmak, zuhûr etmek, görünmek, ne olduğu anlaşılmak: Aldıkları gelin nasıl çıktı? Gelen atlar iyi çıkmadı. O iş umduğumuz gibi çıkmadı. 19. Başa çıkmak: Sendikaların tuttukları yol çıkmaz. O, çıkar iş değildir. 20. Kifayet etmek, yetişmek, kâfi olmak: Bir elbise iki metre kumaştan çıkar mı? Bu kumaştan bir pantolon çıkmaz. 21. Sonuna gelmek, sona ermek, varmak, nihayet bulmak: Bu yol nereye çıkar? 22. Kör olmak, patlamak, akmak, sakatlanmak: Gözü çıktı. Gözlerim çıksın (yemin). 23. (uzuv) Yerinden oynamak, (kemik) mafsaldan ayrılmak: Kolu çıkmış. 24. Sâdır olmak: Emir çıktı. 25. Bitmek: Ekinler yeni çıkıyor. 26. (renk, boya) ZAil olmak, solmak: Bu boya çıkar mı? Bu kumaşın rengi çıkar. Ad çıkmak = Fenalıkta şöhret bulmak, kötü tanınmak. Aradan çıkmak = Mündefî ve zâil olmak. Aslı çıkmak = Doğruluğu belli olmak: O havadisin aslı çıkmadı. Elden çıkmak = Kaybolmak. Usta çıkmak = Maharetini göstermek. Baştan çıkmak = Azmak. Başa çıkmak = Muvaffak ve müyesser olmak. Başa baş çıkmak = Yeke yek gelmek, tamam tamamına yetişmek. Paradan çıkmak = Para sarfına mecbur olmak. Can çıkmak = Olmak ve mec. Çok zahmet ve meşakkat çekmek. Hatırdan çıkmak = Unutulmak. Karşı çıknuk = Karşılamak. Gözden çıkmak = Gözden düşmek, soğumak. Yoldan çıkmak = Katar veya tramvay yolundan dışarı fırlamak. Yola çıkmak = Yolcu olmak, yola koyulmak. Kokusu çıkmak — Duyulmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

come out. go out. exit. break out. move out. walk out. step out. occur. go forth. break through. come up. rise. climb. step up. date. flirt. keep company with. go with. quit. ascend. come about. come off. come on. crop out. date up. detach. drop out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ascend. climb. discharge. disengage. erupt. exit. mount. originate. prove. result. rise. scale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

protrude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to go out. to go to the toilet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pendulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

land.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to touch land. to land. debark. to go on shore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

challenge. contravene. counter. demur. disallow. dispute. object. oppose. protest. remonstrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to counter. to oppose. to object to. to go to meet sb. beard. come out against sth. cross. demur. to set one's face against. mind. object. protest. repugn. stick up to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be revealed. to come to light. to be seen (in public.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yüksek, yüksekte bulunan, üstündeki, Ar. Alâ, mürtefî, fevkaan, Fars. bâlâ: Yukarı mahalle, yukarı kat.

2.Yüksek taraf, cihet: Yukarının havası serindir. Ağaçların, dağın yukarısı.

3.Yüksekte, yükseğe, üstte, üste, aşağı mukabili: Yukarı oturmak, yukarı çıkmak, yukarı kaldırmak. Aşağı, yukarı = Hemen hemen yaklaşık olarak. Yukarıdan aşağı = Baştan ayağa. Başı yukarıda = Mağrur, kibirli. Burnu yukarıda = Çok isteyen, aza kanaat etmeyen. Yukarı yığmak = . Pahalı tutmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high. up. upward. upwards. up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

above. aloft. up. upwards. upstairs. high. upper. top. upper part. on high.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

come up. mount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

ES alıcımız gelen sinyali farklı bir çıkış sinyaline dönüştürebilir. Bu şekilde, yalnızca TV’nize bir bağlantı gerekir (HDMI™/ Komponent).

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

above. afore. aloft. hereinabove. overhead. supra. upstairs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

above. aloft. overhead. up. upstairs. on high.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

above. aloft. foregoing. up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hatch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by