Yumuşak Tarama/yavaş ne demek? | Yumuşak Tarama/yavaş anlamı nedir? | Yumuşak Tarama/yavaş

Yumuşak Tarama/yavaş anlamı nedir?

Yumuşak Tarama/yavaş ne demek?

Yumuşak Tarama/yavaş anlamı nedir?

Yumuşak Tarama/yavaş | Dream Meanings


Teknolojik Terim

Resim araması ve yavaş oynatım gibi tüm oynatma hızlarında yumuşak görüntü sağlayan geliştirilmiş bir işlev. Saniyede gösterilen resim sayısı %50 artırılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

body search. police search.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu terim, sırayla her bir satırın verilerini toplayan ve işleyen bir görüntü sensörünü tanımlamak için kullanılmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

CD üzerindeki her parçanın başlangıcı çalınır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Görsel İndeks Taraması ekranı dokuz parçaya bölünmüştür. İndeks işareti konulmuş başlangıç sahneleri otomatik olarak bulunur ver fotoğraflar şeklinde gösterilir. Böylece kayıtlı kaset içeriğine kolayca bakılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

İndeks Araması, kaset üzerindeki işaretli noktaları bulmanızı sağlar. İndeks Taraması, tüm işaretli noktaların ilk birkaç saniyesini göstererek kasette neler bulunduğunu görmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Çok düşük aydınlatma koşullarında fotoğraf çekerken, örneğin pozlama süresinin 10 saniye ya da daha fazla olduğu durumlarda bu özellik görüntüde oluşan parazitleri algılar ve yok eder.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

LCD monitörde kristal netliğinde dondurulmuş görüntü ve yavaş gösterimin izlenmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Taramak işi. 2.Topografyada, haritalarda yükseklikleri çizgiyle gösterme usûlü: Tarama öğrenmek; taramayı güzel yapmak. Tarama havyar — Diş diş duran bir cins havyar. Tarama = Sahte ve değersiz havyar taklidi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweep. combing. carding. line drawing. hatch. crosshatching. scanning. screening. hachure. hachures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hatch. combing. hatching. cross-hatching. hachure. a spread made with fish return. carding. rabbing. dredging. raking. sweep. sweeping. lining. lineated. scoop. scarification. grating. ruling. trawling. rippling. gilling. comb. cross hatchin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

En sevdiğiniz istasyonların hafıza alınması ve ayarlanmasını sağlayan bir özellik.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(f.). t. Saç, sakal vesaireyi tarakla ayırıp temizlemek: Başını, sakalını, çocuğunu taramak.

2.Yün ve keteni tarak denilen Aletle açmak: Şiltenin yününü taramak.

3.Taşı, dişli çelik kalemle tesviye etmek: Bu mermeri iyi taramamışlar.

4.Her tarafını açıp bakmak, karıştırmak: Bütün eşyayı arayıp taradılar.

5.mec. Hırsızlık maksadiyle karıştırmak: Yankesiciler adamcağızını cebini taramışlar.

6.(denizcilik) Tarak dubasıyle deniz dibini temizleyip derinleştirmek. Arayıp taramak = Etraflıca sorup anlamak, araştırma yapmak, (denizcilik). Demir taramak = Gemi rüzgâr veya akıntıya uyarak demiri sürüklemek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comb. groom. drag. sweep. scan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comb. drag. dredge. rake. sift. to comb. to rake. to harrow. to tease. to card. to heckle. to rove. to drag. to scan. to rake. to rake about/around. to hackle. to search.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scan. to comb. to rake. to harrow. to card. to hackle. to dredge. to rake strafe. to search thoroughly. to scan. to hachure. to rabble. to hatch. to rule. to sweep. to scoop. to skim. to survey. to break. to trawl. to ripple. to garnett. comb out. drag. d

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gingerly. languishing. largo. leisurely. lingering. not fast. poco. slow. slowspeed. tardy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gentle. heavy. inert. leisurely. slack. slow. tardy. torpid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Slow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu seçenek, alacakaranlık fonların önündeki nesnelerin çekilmesi için fotoğraf makinesini düşük enstantane hızında çalıştırır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gradually. slowly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slowly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slowly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gently. slowly. quite slowly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rather slowly. rather quietly. rather softly. rather gently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decelerate. ease off. slack up. slacken. slow. slow down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to slow down. to become slow or mild. to become soft. to lose force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slowdown. to slow down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decelerate. retard. slack. slacken. slow. go slow. slow down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retard. slow. to slow down. to retard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to slow down. to slow sth down. to slacken. to retard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benignant. bland. ductile. easygoing. effeminate. flabby. flaccid. floppy. gentle. heartthrob. kid-glove. kindly. lax. lenient. light. limp. malleable. mellow. mild. pulpy. smooth. soft. soft-boiled. spongy. supple. tender. velvet. yielding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benignant. bland. ductile. easygoing. effeminate. flabby. flaccid. floppy. gentle. heartthrob. kid-glove. kindly. lax. lenient. light. limp. malleable. mellow. mild. pulpy. smooth. soft. soft-boiled. spongy. supple. tender. velvet. yielding. creamy. feath

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

berry. clement. easy. easy going. floppy. honeyed. lenient. mellow. mild. pliable. smooth. soft. squashy. sweet. tender. velvety. woolly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Resim araması ve yavaş oynatım gibi tüm oynatma hızlarında yumuşak görüntü sağlayan geliştirilmiş bir işlev. Saniyede gösterilen resim sayısı %50 artırılır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Katı olmayan, dokunulunca mukavemet etmeyen ve batmayan, Ar. nâim, latif, Fars. nerm: Yumuşak şilte.

2.Yavaş, halim: Pek yumuşak adamdır, yumuşak tabiatı vardır.

3.Kolay işlenir, sert olmayan: Yumuşak ağaç, yumuşak demir.

4.Rahatça dayanılabilen: Yumuşak iklim.

5.mec. Okşayıcı, gönül alıcı (söz).


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Omurgasız, yumuşak vücutlu, çoğu suda yaşayan ve kabuklu olan hayvanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ductility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

softness. mildness. gentleness. flexibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leniency. softness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Yumuşak olanın hâli.

Türkçe Sözlük by