Yuva ne demek? | Yuva anlamı nedir? | Yuva

Yuva anlamı nedir?

Yuva ne demek?

Yuva anlamı nedir?

Yuva | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kuşların ve başka bazı hayvanların çekilip barınmak ve yavrulamak, yahut yumurtlayıp palaz çıkarmak üzere çeşitli şekillerde hazırladıkları yer, Fars. lâne, Aşiyâne: Kırlangıç, serçe, tavşan yuvası, yuva yapmak: Hazırlanmak ve edinmek: Leylek yüksek yerlerde yuva yapar.

2.mec. Küçük ve fakirâne mesken, tek başına yaşanılan yer: O küçük oda, yuvası idi. 3.Bir makine, Alet, kapı, pencere ve kilit gibi şeylerin bir kısmının girip işlemesine veya birleşmesine mahsus delik ve çukuru: Kilit yuvası, zırh yuvası.

4.Delik, çukur, göz: Yuvalarının içine koymalı. Yuvasını yapmak = mec. Hakkından gelmek, iyice dövüp uslandırmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burrow. creche. creep. day-care center. fireside. fold. haunt. hearth. hearth and home. hearthstone. holt. home. hotbed. mortice. mortise. nest. nidus. nursery. recess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burrow. creche. home. nest. roof. setting. socket. lair. den. hotbed. nursery school. playschool. crèche. sating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

receptacle. slot. nest. gain. home. mount. day nursery. nursing home. small place. socket. soil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Kan ve lenf sıvılarında bulunan yuvarlak hücre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

white blood corpuscle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Anatomi). Kana kırmızı rengini veren, çekirdeksiz yuvarlak hücre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

red blood cell. erythrocyte.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

red blood cell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nursery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Uygun aksesuar ile iletişim sağlayan bir aksesuar yuvası. Örneğin, video ışığı, kayıt başladığında otomatik olarak yanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş Aksesuar Yuvası, flaş işlemlerinde çeşitli gelişimler sağlar ve kablosuz bağlantı, ön-flaş özelliği ve otomatik pozlama ayarı gibi olanaklar tanır.

Teknolojik Terim by

Genel Bilgi

Su damlası ve yakıcı güneş. İşte gökkuşağı bunlardan oluşur. Atalarımız gökkuşağından çok korkarlardı. Onu Tanrıların elçi-+lerinin geçmesi için yapılmış bir köprü olarak görüyorlardı. Yağmur ve güneş ile ilişkisi ilk olarak milattan önce 310 yıllarında Aristoteles tarafından ileri sürüldü. Günümüzde ise bir sır olmaktan çıktı.

Altından geçenin cinsiyetinin değişeceği veya yere değdiği noktada bir küp altın gömülü olduğu lafları sadece şakalarda kullanılıyor. Zaten gökyüzünde sabit bir gökkuşağı oluşmuyor. Herkesin bakış yönüne göre, gördüğü gökkuşağı farklı yerde oluyor. Gökkuşağının görüldüğü yere doğru gidilince görülebildiği sürece kişiye hep aynı mesafede kalıyor.

Gökyüzünde gökkuşağı gördüğünüz vakit biliniz ki, o yağmur damlalarından oluşmaktadır ama güneş kesinlikle arkanızdadır. Güneşin paralel ışınları başınızın üstünden geçerek yağmur damlalarına çarparlar. Yağmur damlaları burada ışığı renklerine ayıracak bir prizma görevi görürler.

Sarı gibi görünmesine rağmen güneş ışığı aslında beyazdır ve bütün renkler onun içindedir. Yağmur damlasının içine girince kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor renklere ayrışır. Mor renk çemberin içinde kırmızı ise en dışındadır.

Yağmur damlası çocukken oynadığımız misket veya bilye gibi küresel saydam bir şekildedir. Güneş ışığı bu kendi tarafındaki yüzeyinden doğrudan içine girer. İçinde renklere ayrıdır ve kürenin arka duvarına vurarak gerisin geriye yansır. Işığın damlanın ön yüzünden değil de arka yüzünden yansımasının nedeni içbükey, dışbükey mercek özelliklerindendir.

Ayrışmış renkler, içbükey arka yüzden çeşitli açılarda yansımaları sonucu gözümüze sırayla dizili renklerden oluşmuş bir bant şeklinde görünüyorlar. Gökkuşağını görebilmek için Güneş, biz ve yağmur damlaları, muhakkak belirli bir açıda dizilmek zorundayız. Ama daha önemlisi milyonlarca yağmur damlasından yansıyan ışınların gözümüze geliş açıları mutlaka aynı olmalıdır ki biz gökkuşağını görebilelim.

Yağmur damlalarından yansıyan ışınların gözümüzde odaklaşabilmeleri için bir daire şeklinde dizilmiş olmaları gerekir. Aslında o bölgedeki bütün yağmur damlaları gelen ışığı renklere ayrıştırarak yansıtırlar ama sadece bir yarım daire içinde olan yağmur damlalarından yansıyanlar gözümüze odaklaşırlar.

Biz de sadece o yağmur damlalarından gözümüze gelen renklerine ayrılmış ışınları görebildiğimizden gökkuşağını da yarım daire şeklinde görürüz. Bazen bir uçaktan veya yüksek bir dağdan baktığımızda gökkuşağını tam daire şeklinde görmemiz de mümkün olabilmektedir.

Güneş ne kadar yüksekse gökkuşağı dairesi de o kadar aşağı iner. Bunun içindir ki yedi renkli gökkuşağını sabah ve akşam yağışlarından sonra daha çok görürüz.

Genellikle fark edilmez ama gökkuşağı daima içice iki halkadan oluşur. İkinci kuşak pek dikkat çekmez. Bir ikinci zayıf kuşağın daha bulunmasının nedeni bazı güneş ışıklarının su damlasının iç yüzeyine bir kez değil iki kez çarpmalarıdır, Böylece parlaklıklarını yitiren ışıklardan oluşan ikinci gökkuşağı zar zor görülür. Birinci kuşakta kırmızı renk şeridin en dışında iken ikinci kuşakta en içtedir. Diğer renklerin sıralamaları da terstir.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Hazır Aksesuar yuvası üzerinden harici flaş birimleri takılabildiğinden, çeşitli flaşlar kullanılabilir. Bu durum özellikle stüdyo ortamı için çok kullanışlıdır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

notch on a ratchet wheel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

birds nest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Ata evi, dönülecek asıl y(Erkek İsmi) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Eğer köşeli olsalardı kenarları dayanıklılık açısından çok zayıf olurdu. İüphesiz böyle bir yumurtayı yumurtlamak da tavuk için bir işkence olurdu. Aslında dış yüzeyi en dayanaklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki bir yumurta da bulunduğu yerden yuvarlanıp gidince nerede duracağı belli olmaz.

Hemen hemen tüm kuş yumurtalarının bir tarafı daha yuvarlak diğer tarafı da daha incedir. Bu sekil, yumurtaların yuvada birbirlerine en yakın ve en az hava boşluğu bırakacak şekilde durmalarını sağlar. Böylece hem ısı kaybı önlenir hem de yuvadaki yerden en iyi şekilde faydalanılır.

Yumurta yuvarlanıp gittiğinde düz gitmez, ince tarafı üstünde dairesel bir yol çizer ve başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani bu şekli ile yumurtanın düz bir yüzeyde yuvarlanarak kaybolup gitmesi mümkün değildir. Asıl önemlisi bu şekli ile yumurtanın kuştan veya tavuktan daha rahat çıkmasıdır. Genel tahminin aksine yumurtanın yuvarlak yani daha geniş tarafı önce çıkar. Hem bunu hem de yumurtanın her iki tarafındaki farklı şeklini sağlayan yumurtanın çıkış yolu üzerindeki kaslardır.

Pek alakasız gözükse de tavuğun içinde yumurtanın oluşmaya başlayabilmesi için önce güneş ışığının veya yapay bir ışığın tavuğun gözüne çarpması gerekir. Böylece göz yolu ile uyarılan tavuğun hipofiz bezi bir hormon salgılar. Bu hormon kan dolaşımına girer ve bu yolla yumurtalığa taşınır.

Hormon burada bulunan binlerce yumurtadan birinin içine pirer ve o yumurtanın aniden çok hızlı bir şekilde büyümesini sağlar. Önce yumurta sarısı meydana gelir ve yumurta, yumurta kanalına geçer, döllenme organlarında geçirdiği aşamalardan sonra 24-25 saatte oluşumunu tamamlar.

Yumurta, yumurta kanalını kesik kesik hareketlerle geçer. Buradaki dairesel kaslardan sırası ile geçerken, yumurtanın önündeki kas gevşek durumda iken arkasındaki kas kasılır, daralır.

Yumurta bu kanalın başında iken küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kaslar büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik bir sekil almasına sebep olurlar. Çıkışa kadar yumurta kabuğu da sertleşir ve bu haliyle dışarı çıkar. Yumurtanın şeklinin ve kalın kısmının önce çıkışının nedeni de budur. Sürüngenlerde ise bu düzenek yoklur. Onların yumurtaları çıkışta küresel şekildedir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Tamamen yuvarlak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Yuvarlak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yuva yapmak: Serçe, duvar deliklerinde yuvalar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Kanın içinde bulunan küçük yuvarlakların adı, Ar. küreyve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: yumarlak, galatı: yuvalak).

1.Top şeklinde, Ar. müdevver, kürevî: Yuvarlak bir taş.

2.Tekerlek şeklinde, dairevî: Yuvarlak kâğıt, kutu.

3.Top, küre: Hokkabaz yuvarlağı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annular. circular. conglobate. orbicular. rotund. rotundate. round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

domed. full. knobbly. round. circular. spherical. globular. globe. sphere. ball.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circular. disc. disk. globe. rotund.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yuvarlak hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yuvarlak hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conglobate. round. round out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yuvarlak olan şeyin hâli ve şekli: Bunun yuvarlaklığı muntazam değildir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Döndürerek yürütmek, tekerlemek: Siniyi yuvarlayarak getirdi. Dağdan taşları yuvarladılar.

2.Döndürerek devşirmek: Kâğıdı, kumaşı yuvarladım.

3.mec. Hırsla yutmak: Lokma yuvarlamak.

4.Yalan, esassız bir şey söylemek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

belt down. bowl. elide. roll. toss off. trundle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bowl. roll. to rotate. to roll. to roll up. to round sth up. to toss off. to down. roll along.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

round. roll. round up. trundle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roll. rolling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rolling. spill. tumble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Dönerek gitmek, tekerlenmek: Dağdan bir taş, bir çığ yuvarlandı.

2.Dönüp dolaşmak, tepinmek: Toz, toprak içinde yuvarlanıyordu. Yerlere yuvarlanmak = Alçalmak, zilletle yalvarmak. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş = Eş eşini bulmuş, ikisi birbirine uygun.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bowl. roll. roll over. roll up. trundle. trundle along. tumble. wallow. welter. wheel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tumble. wallow. to revolve. turn round. to roll along. to topple over. to rotate. to turn around.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trundle. tumble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ).

1.Tekerletmek, döndürerek yürütmek: Yolun üzerindeki taşları dereye yuvarlatmalı.

2.Yuvarlak yapmak, daire şekline koymak: Bu tahtayı yuvarlatmak isterim.


Türkçe Sözlük by