Za’f ne demek? | Za’f anlamı nedir? | Za’f

Za’f anlamı nedir?

Za’f ne demek?

Za’f anlamı nedir?

Za’f | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(bk.) Zaaf.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ضعف] zayıflık, zaaf.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Götürü pazar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Boş lakırdı, beyhude söz, Fars. lâf-ı güzâf.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گزاف] saçma sapan, ipe sapa gelmez, boş, beyhude.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. izâfet). izafetler. bk. İzafet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Aşağıdaki kelimenin aynı olup Ar. mürekkep kelimelerde kullanılır): Katma, rabt, ilâve, bağlama, ekleme, zam, ilhak: Çiftliğine birkaç tarla daha izâfe etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attributing. attribution. attaching. adding. annexation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اضافه] ekleme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar) (c. izâfât) Biribirine bağlı iki isim arasındaki nisbet ve bağlılık: izâfetle okumak; izâfet kaideleri. Türkçe izâfet: «Allah’ın kulu» ve «mektep hocası» gibi. Arapça izâfet: «Abdullah» gibi. Farsça izâfet: «Merd-i hudâ» (gramerde) isim tamlaması.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اضافت] ilgi, bağ. 2.tamlama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اضافة] ek olarak, yanı sıra.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. izâfiyye).

1.Z«m, ilâve, katmaya ait.

2.İsim tamlamasına ait: Kaide-i izâfiyye. Sıkkt-,1 izâfiyye = Çeşitli cisimlerin hacimlerine nisbetle olan ağırlıkları ki, suyun birim (1) sayılması İle tayin olunur: Altının sıklet-i izâfiyyesi şudur.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative bağıl. bağıntılı. göreli. göreceli. nispi. rölatif.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اضافی] göreceli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relativity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relativity. relativity bağıntıcılık. görecilik. rölativizm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relativity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Bağlılık.

2.İlgi. İzâfiyyet nazariyesi = Eirstein’in ünlü nazariyesi.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اضافيت] görecelilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [لاف و گزاف] boş söz, zırva.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), (bk.) Mazaryon.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «vazf.dan imef.) (mü. muvazzafa).

1.Görev ve hizmetle yükümlü olan: Ben, size hizmetle muvazzafım.

2.Maaşı ve tayinatı olan, maaşlı. Muvazzaf askerlik = Yapılması mecburi olan askerlik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regular. on active duty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [موظف] görevli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

active duty / service. compulsory military service. national service.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regular officer. active officer. military / professional officer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «zayafe» den imef.) (mü. muzâfe).

1.İzâfe olunmuş, takılmış, katılmış, eklenmiş: O nahiye filân kasabaya muzâftır.

2.Diğer bir isme dahil ve bağlı isim ki, diğerine de muzâfün-ileyh derler. Türkçe’de muzâf, muzâfün-lleyhten sonra. Ar. ve Fars.’da önce gelir: Allah’ın kulu, Abdullah, bende-i Hudâ gibi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Bağlı yerler, ekler: O nahiye filân kazanın muzâfâtındandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. “zafer”den imef.) (mü. muzaffere).

1.Fetih ve zafere erişmiş, galip: Her muharebede muzaffer oldu. Asâkir-i muzaffere.

2.Muvaffak, başarılı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

victorious. triumphant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triumphant. victorious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Zafer, üstünlük kazanmış, üstün. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

zafer kazanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Fetih ve zafere nail olarak, galip ve muvaffak olarak: Uç defa sefer edip her seferinden muzafferen döndü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مظفریت] zafer kazanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Zafer kazanma hâli, zafer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Muzâf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Temizlik: Nezâfete çok dikkat etmeli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نظافت] temizlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Temizlik, paklık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. tâk = kemer, zafer). Kazanılan bir zaferin hatırası ve ekseriya galip kumandanın, alayında altından geçmesine mahsus olmak üzere süslü kemer: Paris’te büyük bir tâk-ı zafer vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Maksada ulaşma, muvaffakkıyyet.

2.Düşmanı yenme, Ar. galebe, galibiyet, nusret, feth.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triumphal. conquest. triumph. victory. win.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triumph. victory. triumpha name.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triumph. victory. success. winning. conquest. palm. win.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ظفر] üstünlük kazanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) l. Amaca ulaşma, basan. 2.Düşmanı yenme, üstün gelme, utku. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Zafer bulan, üstün gelen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ظفریاب] üstünlük kazanan, muzaffer olan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

üstünlük kazanmak, muzaffer olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cam ve çini işine mavi renk vermek için kullanılan ham kobalt oksidi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Zafer kazanan, üstün gelen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inanition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weakness. debility. thinness. tuberculosis. infirmity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weakness. infirmity. debility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zaaf mânâsiyle kullanılan galat bir tâbirdir.

Türkçe Sözlük by