Zal ne demek? | Zal anlamı nedir? | Zal

Zal anlamı nedir?

Zal ne demek?

Zal anlamı nedir?

Zal | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Yaşlı ve ak sakallı adam.

2.İranlılar’ın kahramanı Rüstem’in babası.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Arapça «zel» harfinin adı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زال] saçları ağarmış, ihtiyar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break down. to go out of order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break down. to go out of order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arızası olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broken. faulty. defective. out of order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faulty. broken-down. out of order. defective. uneven. rough. rugged. broken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out of order. defective. rugged. rough. uneven. broken. damaged. accidented. undulating. hilly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i A. c.) (m. ezel). Yanılmalar, yanlışlar.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Amerikan hanımeli, açalya, (bot). Rhododendron.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir meclis veya heyet üyelerinin hal ve sıfatı: Danıştay Azâlığına tayin olundu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reduction. decrease. abatement. reduce. drop. alleviation. attenuation. decline. decrement. degradation. diminution. falling off. falling-away. impairment. let-up. letdown. remission. scale-down. shortening. subsidence. wane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alleviate. fall. letup. recession. decline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decrease. reduction. lightening. curtailment. decline. depletion. diminution. letup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) Miktarı inmek, eksilmek, tenâkus etmek: İşimiz azaldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decrease. diminish. lessen. be reduced. scale down. shorten. drop off. abate. de-escalate. decay. decline. dive. dwindle. ease off. fall away. fall off. run short of. sag. run short of smth. shrink. sink. tail. wane. be on the wane. wear away.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decline. decrease. diminish. dip. dwindle. ebb. fall. lessen. lower. moderate. shrink. sink. slump. wane. to become less. to lessen. to diminish. to decrease. to decline. to fall. to dwindle. to drop off. to lower. to let up. to abate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to diminish. to lessen. to become less. to be reduced. to be decreased. to decrease. decay. decline. de escalate. fall. fall away. fall off. to be on the fall. fine down. let up. to run low. taper. wane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to decrease. to reduce. to diminish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Kirlilik düzeyini düşürmek için uygulanan yöntem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abatement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alleviate. deduction. reduction. cut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reduction. decrease. lightening. abatement. compression. curtailment. cutback. cutting down. dampening. derogation. diminution. extenuation. minimization. mitigation. paring. reducing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Miktarını indirmek, eksiltmek, Osm. taklîl, tenkîs etmek: Ben tütünü azalttım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

make a dent in. decrease. diminish. abate. cut back. lessen. reduce. shorten. minimize. alleviate. appease. attenuate. ax. axe. bate. cut down on. deaden. depress. derogate. detract. dock. fade in. impair. mitigate. put down. retrench. scale down. si.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lessen. to reduce. to lower. to decrease. to deplete. to cut back. to curtail. to to cut down. to relieve. to soothe. to alleviate. to allay. to deaden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decrement. decrease to. to reduce. to lessen. to diminish. assuage. abate. attenuate. bring down. curtail. cut back. cut down. cut into. decrease. derogate. extenuate. fall. lower. make dent in. mitigate. pare down. retrench.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. kimya). Bazı fazla olan tuz veya baz vasıfları taşıyan madde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basal. basic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. jeoloji). Oldukça koyu renkte, bir çeşit yanardağ kültesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basalt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basalt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Ebu’l-Kasım b. Muhammed. - Arap tarihçilerinden-dir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bundan dolayı, bunun üzerine.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

MPEG dijital video sıkıştırması, piksellerden oluşan kare alanların sıkıştırılması temeline dayanır. Bazı koşullarda, resimde blok parazit olarak adlandırılan bozulmalar meydana gelebilir. Blok Parazit Azaltma işlemi, parazit bloklarını işleyerek görünmez olmalarını sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bölge Paneli Hizalama özelliği renk yönetimindeki boşlukları telafi eder. Ev sinema projektörünüzdeki SXRD™ panellerini hareket ettirmek hizalamayı geliştirir ve Bölge özelliği de ekranın çevresindeki kırmızı ve mavi anormallikleri sadece 0.1 piksel adımlarda çekebilmenizi sağlar. Sonuç ise daha keskin ve daha net bir görüntüdür.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be punished. to be penalized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

castigation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chastisement. correction. penalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ceza vermek, cezaya uğratmak, mahkemece cezasını tayin etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

give smb. gyp. punish. penalize. castigate. cop it. correct. crime. discipline. dish out. plague. scourge. slate. smirk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discipline. do. penalize. punish. scourge. to punish. to penalize. to discipline. to castigate. to fine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to punish. to penalize. chasten. correct. discipline. knock hell out of. scourge. smite. sort out. strafe. straighten out. trounce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ceza görmek, cezaya uğramak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جزالت] akıcılık, düzgünlük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Cezalandırılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

punitive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

criminal. punished. fined. penalized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

punished. penalized. fined. a person who is punished. on jankerss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. zooloji). Yumuşakçalardan, kalın ve kıvrık kabuklu bir deniz böceği (conus).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yiğit denizci.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. askerlik). Deniz yüzünün altında da hareket edecek şekilde yapılan harp gemisi, tahtelbahir. Atom rfanizaltısı = Atom enerjisiyle hareket eden denizaltı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

submarine. submarine. submersible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sub. submarine. undersea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

submarine. hush ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

submariner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

submarining.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

İttihat ve Terakki’nin son sadrazamı Talat bey, trenle Ankara’ya giderken Tuzla’yı geçtikten bir müddet sonra suikaste uğramıştı. Kıyı boyu giden trene birden bire Tuzla açıklarında suyun üstüne çıkan bir denzialtından ateş açılmış, Talat Bey’e bir şey olmamasına rağmen trenin yola devam edecek hali kalmamıştı. Denizaltının ve suikastın kimler tarafından yapıldığı tüm araştırmalara rağmen bulunamamıştı.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. nezl ve nezîl). Soysuzlar, alçaklar, aşağılık adamlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. fazla). Fazlalar. (bk.) Fazla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e. A.) (Arapça terkip). Şimdi, şunun için, binaenaleyh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. fâzıl). Fâzıllar, olgun adamlar, (bk.) Fazıl.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ فضلا] erdemliler. 2.bilginler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [غرض آلود] maksatlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غير قابل ازاله] yok edilemez, giderilemez.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Geyik yavrusu, genç Ahû. mec. Güzel, sevgili, ürkek genç kız. Çeşm-i gazâl = Ceylan gözü, şiirde sevgilinin gözleri için kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غزال] ceylan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Ceylan. 2.Geyik, âhû. 3.Geyik yavrusu. 4.Güzel göz, irigöz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Geyik yavrsunun dişisi; dişi, genç Ahû.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Dişi geyik.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - İplikçi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - İslam aleminin büyük mütefekkirlerinden. - Babası “Gazzal-iplikçi” sanatçısı olduğu için kendisine Gazali adı verilmiştir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Birinin, hapsedilmemekle birlikte, belirli bir yerde oturmaya mecbur olma durumu. Gözaltı etmek veya gözaltına almak = Birini böyle bir duruma sokmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custody. intern. charge. watch. surveillance. house arrest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

custody. surveillance. house arrest. arrest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

house arrest. probation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Watchlist Companies Market)

Hisse senetleri Borsa’da işlem gören şirketler ve/veya hisse senetleri işlemleri ile ilgili olarak olağan dışı durumların ortaya çıkması, hisse senetleri Borsa’da işlem gören şirketler tarafından kamunun zamanında, tam ve sürekli aydınlatılmasına ve mevcut düzenlemelere uyum konusuna gerekli özenin gösterilmemesi, yatırımcıların haklarının korunması ve kamu yararı gereği hisse senetlerinin Borsa kotundan ve/veya ilgili pazardan geçici ya da sürekli çıkarılması sonucunu doğurabilecek gelişmelerin oluşması nedeniyle şirketlerin izleme ve inceleme kapsamına alınması durumlarında, sürekli gözetim, denetim ve izleme ortamında, hisse senetlerinin likidite imkanını kesintiye uğramadan İMKB bünyesinde işlem görebileceği pazardır.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

Gürültü azaltma teknolojisi küçük, dahili mikrofonlar kullanarak dış gürültüyü algılar ve hoparlör sürücülerine buna eşit ancak azaltıcı karşı sinyal gönderir. Bu, 50-1.000Hz aralığındaki sürekli gürültüyü engeller ve klima, otoban ve uçak kabinlerinden gelen gürültüyü azaltmak için özellikle uygundur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gürültü Azaltma özellikli kulaklıklar, aktif gürültü kontrolü aracılığıyla istenmeyen ortam seslerini azaltır. Ortam gürültüsü %99’a kadar azaltılabilir. Kulaklıkları tıkaç olarak da kullanabilir ve nerede olursanız olun, özellikle de seyahat ederken takıp sessizliğin tadını çıkarabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ebû-Cehil karpuzu, acı hıyar, it hıyarı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Doğu Arabistan’da bir Arap kabilesi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kuruyup dökülen ağaç yaprakları.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

align. to align.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Arıklık, lâgarlık, zayıflık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «bezi» den masdar).

1.Bir şeyin hor kullanılması.

2.Pek bol ve değersiz, mübtezel olma: Portakalın bu seneki ibtizâli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Esirgemeyip bol sarfetme ve kullanma mânâsiyle kullanılırsa da, bu mânâ Arapça’da «bezi» kelimesiyle karşılanmaktadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lüzumlu, lâzım, gerekil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (bir yazılı kâğıdın) Altına kendi ismini yazmak, ismini yazarak kabûl ve tasdik etmek: Yazdığın senedi imzaladım. Mazbatayı imzalamak istemedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sign. put signature to. autograph. underwrite. sign one's name. subscribe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ratify. sign. to sign. to ratify. to autograph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sign.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

signing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Altına isim yazılarak kabûl ve tasdik olunmak: Mazbata imzalandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be signed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). İmza verip almak, bir anlaşma metninin bir suretini imza edip vermekle beraber diğer suretini imza ettirip almak: İşe karar verdikse de daha imzalaşmadık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). imza ettirmek, altını ismini yazdırmak: Meclis kâtibi mazbata müsveddelerini reis ve üyelere imzalatır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sth signed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İmza edilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

signed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

signed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nüzûl» den masdar).

1.İndirme (bu mânâ ile tenzil daha çok kullanılır).

2.Meni akması: Inzâl olması.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انزال] indirme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «azl» den masdar). Bir tarafa çekilme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ironic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «azl»den masdar).

1.Bir tarafa çekilme, yalnızlığa çekilme.

2.İşten çekilme, istifa.

3.Abbâsîler devrinde MÜtezile mezhep ve itikadı.

4.Umumiyetle sünnî görüşe aykırı itikat.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «zevâl»den masdar). Giderme, defetme, yok etme: Kederini izâle etmek. İztle-i bikr = Bâkireliği giderme (doğrusu: izâle-i bekâret), (tıp) İzita-i ufûnet = ilâçlarla İltihabı yok edip mikropları öldürme işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

removing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

removal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ازاله] yok etme. 2.giderme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yok edilmek. 2.giderilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.yok etmek. 2.gidermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اعتزال] köşesine çekilme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kazâya yol açabilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Benzetme gösteren «ke» edatı ile «şu» demek olan «zâlik» İsminden yapılmıştır). Öylece, yine öyle, hâkezâ, def’a: O kitap çiftçiye gönderilecektir, bu da kezâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کذالک] aynı şekilde.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gelincik-çiçeği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kozalaklılar takımının meyvesi: Çam kozalağı.

2.Küçük ve cılız kalmış şey: Kozalak karpuz. Sukozalağı = Su kabarcığı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cone. pine cone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zapfen. kokon. zypressennuss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Yaprakları iğnemsi, yemişleri kozalak şeklinde olan bir bitki takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pineal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. biyoloji). Bir böceğin kelebek olmadan önce koza veya kozasız olarak geçirdiği başkalaşma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pupa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chrysalis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pupa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Zâil olmaz, zevalsiz, ebedî, sermedi. Hudây-i lâyezâl = Allah.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A. terkip) (lâ, zâl = zevâl’den geçmiş zaman

3.müfret şahıs). Zâil ve eksik olmasın, bâkî ve daim olsun! Duâ tâbiridir. Müennesi «lâzâlet» kullanılır.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Zevalsiz, bitimsiz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılabilir.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(Ar. terkip) (li = edat: için, zâlik = işaret ismi: şu). Şunun için, bunun için, bu sebepten dolayı, bundan dolayı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مع ذلک] bununla birlikte.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Allah korusun, Allah esirgesin, Allaha sığındık!

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

god forbid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

god forbid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معاذ الله] Allah esirgesin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mahfazası olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Eziyetler, zulümler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مظالم] zulümlerr.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guarded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zili» den if.) (mü. mutazallile). Gölgede bulunan, gölgeli: İki taraftan ağaçlarla mutazallil bir cadde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zulm» den if.) (mü. mutazallime). Kendisine olunan zulüm ve haksızlıktan şikâyet eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «zeyl» den). Uzun etek, kuyruk, elbisenin sürüklenen yeri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zil!» dan İmef.). Gölgeli, gölgelenmiş, gölge altında bulunan.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. nasal

db. genizsil

Genizde oluşan (ses).


Yabancı Kelime by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Oğuz boyundan, yiğit, savaşçı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Öz al.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (ozalid, fabrikaca konulan isim). Ozalit kâğıdı üzerine çekilmiş, plan, yazı vesaire kopyası. Ozalit kâğıdı = Kopya çıkarmak için kullanılan, ışığa hassas kâğıt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blueprint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ozalit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blueprint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ozalit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Özünde yiğit olan kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Özünde yiğit olan kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yiğitliğiyle tanınan kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Sabah seher vöaktinde göğün kızıllaşarak aydınlanması. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Altaylara mensup. Öztürk.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Özü altın gibi değerli olan kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kırmızı tuğ.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pumice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uzun ve göz alıcı renkte tüyleri olan Orta Amerika'ya mahsus bir kuş, zool. Pharomacrus mocinno.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.).

1.Alçaklık: Ben, o rezâleti kabûl etmem.

2.Utanacak ve gülünecek iş, ayıp, maskaralık: Pek rezâlet oldu.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rotten. ridiculous. fucked up. scandal. disgrace. ignominy. indignity. infamousness. obloquy. opprobrium. outrage. outrageousness. scene. shambles. villainy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignominy. infamy. mockery. scandal. scene. disgrace. outrage. infamies. dreadful. awful. lousy. grotty. scandalous. behavior.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disgrace. outrage. scandal. crying shame. cracker. degradation. ignominy. infamy. reproach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [رذالت] rezillik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Düşük Frekanslı gürültüleri azaltır. Rüzgarlı hava koşullarında çekim yaparken etkilidir.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Sezgili.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Sönmez alp).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zili» dan masdar). Gölgelenme, gölge altına girme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zulm» den masdar). Zulümden şikâyet etme, sızıldanma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تظلم] sızlanma, yakınma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sızlanmak, yakınmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.İyi ahlaklı kimse. 2.Temiz yapılı ve yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Denizci yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çabuk ol.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çabuk, hızlı yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İyi, temiz, akıllı, anlayışlı yiğit.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Türk musikisinde basit makamlardan biri. Dügâh (lâ) perdesinde kalır. Uzzâl perdesi = Türk musikisinde şimdi kullanılmayan bir perde adı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Esmer, güçlü yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Alev gibi parlak yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Yavuz). Çetin ve mücadeleci yiğit.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gölgesi olan, gölge eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Karanlık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ظلام] karanlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bu, şu. Mâa zâlik = Bununla, şununla beraber. Kezâlik = Bunun gibi, böyle. Binâen alâ zâlik = Buna binaen, bunun üzerine,

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zulmsden) (mü. zâlime) (c. zâlimin, zulemâ). Haksızlık ve zulum eden, haksız, gaddar, kıyıcı, merhametsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arbitrary. atrocious. bloody-minded. brutal. cruel. cutthroat. daemon. demon. draconian. draconic. fell. fiendish. flinty. grim. heavy-handed. ill-natured. inhuman. miscreant. oppressive. outrageous. sanguinary. savage. stony. truculent. tyrannic. ty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrocious. barbaric. barbarous. bestial. biting. cruel. devilish. diabolical. hard. harsh. heartless. oppressive. ruthless. sanguinary. satanic. savage. stony. unfeeling. unkind. fiendish. brutal. tyrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cruel. oppressive. tyrant. unjust. tyrannical. heartless. appressor. atrocious. barbarian. barbaric. barbarous. bloody. diabolical. fiendish. flinty. grim. hard. heavy handed. ruthless. sanguinary. savage. unfeeling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ظالم] zulüm eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Zulümle yapılan, gaddarcasına.

2.Zalime yakışır surette, zulümle: Zâlimâne vuruyor.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ظالمانه] zalimce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waspish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zulüm, merhametsizlik, gaddarlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cruelness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cruelty. cruelness. heartlessness. injustice. oppressiveness. oppression. barbarity. brutality. devilry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zulm»den). Fazla zulüm ve haksızlık eden, pek cefakâr ve gaddar, çok kıyıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Oynama, titreme, hareket.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زلزال] sarsıntı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by