Zayi ne demek? | Zayi anlamı nedir? | Zayi

Zayi anlamı nedir?

Zayi ne demek?

Zayi anlamı nedir?

Zayi | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ضایع] kaybolan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. bizâat). (bk.) Bezâat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

CEZAİR (Türkçe: CEZAYİR) (i. A. c.) (m. cezîre). Cezireler, adalar. Kuzey Afrika’da vaktiyle Mağrib-i Evsat (Orta Mağrib) denilen ve Mağrib-i Aksâ (Fas) ile Tunus arasında olan ülke ve bunun merkezi olan şehir. Cez8ir-i Bahr-i Sefîd = Ege Denizi’ndeki Asya adalarından müteşekkil eski Osmanlı eyaleti ki, Cezâir-i Garb da denen Cezâyir ülkesinden ayırmak için Cezâir-i Şark da denmiştir: Başlıcaları: Rodos, Sakız, Midilli, Limni vs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Cezâir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

algerian. algeria.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

algeria.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Algeria. algeria.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Ülke

Başkent: Cezayir.

Nüfus: 27.895.000.

Yüzölçümü: 919.595 km2.

Komşuları: Batıda Fas, Güneyde Moritanya, Mali ve Nijerya; Doğuda Libya ve Tunus.

Önemli Şehirleri: Cezayir, Wahran, Qacentina.

Din: %99 Sunni Müslüman.

Dil: Arapça ve Berberi Fransızcası.

Yönetim Biçimi: Cumhuriyet.

Siyasi Partiler.

Ulusal Kurtuluş Cephesi, İslami Kurtuluş Cephesi, Sosyalist Güçler Cephesi, Cezayir’de Demokrasi Hareketi.

Tarih: Ülkenin bilinen ilk yerlileri, Berberilerin, Romalıların, Vandalların ve son olarak da Arapların atalarıdır. 1518’den Fransa’nın yönetimi devraldığını 1830 yılına kadar, ülkeyi Türkler yönetti. Geniş ölçekli Avrupa göçleri ve Fransızların kendi kültürlerini yerleştirmeye çalışmaları, Arap milliyetçiliğinin bir gerilla savaşına atılmasını önleyemedi. Barış ve Fransızların geri çekilmeleri Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle ile müzakere edildi. Bağımsızlık 5 Haziran 1962’de geldi. 1965’te askeri bir darbe olup da Albay Hovari Boumedienne liderliğe gelinceye kadar, bu iç savaşın galibi ve ülkeyi yöneten Ahmet Ben Beila idi. 1967’de Cezayir İsrail’e savaş ilan etti. ABD ile bağlarını kopardı ve SSCB ile askeri siyasi bağlar kurdu. 1988’deekonomik sıkıntıları protesto eden ayaklanmalarda 500 kişi öldü. 1989’da ise seçmenler, çok partili sisteme geçişi düzenleyen yeni bir anayasayı onayladılar. Hükümet islam kökten dincilerinin kazanacağı tahmin edilen 1992 Ocak seçimlerini iptal etti ve cezayiri 10.000 camisinde yürütülen tüm din dışı faaliyetleri yasakladı. 29 Haziran 1992’de devlet başkanı Muhammed Boudiaf uğradığı suikast sonucu öldü. Gruplar arası çatışmalar halen devam etmektedir.


Ülke by

Türkçe - İngilizce Sözlük

periwinkle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

algerian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Artma, çoğalma. Ar. tekessür, tezâyüd: Efzâyiş bulmak = Artmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [افزایش] artış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. fazîha). Fazîhalar, kötülükler, (bk.) Fazîha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Arttırma, Ar. tezyîd.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Göz zayıflığını tedavi etmek için aşağıdaki reçetelerden faydalanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Raziyane

Hazırlanışı : 4 bardak suya, 10 gram raziyene kökü konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere birer çay bardağı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(I. A. «ziyâde» den if.) (mü. mutezâide). Artan, çoğalan: Serveti günden güne mütezâyid oldu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متزاید] artan, çoğalan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bütün bir gün sakız çiğnemek, kuşkusuz sevimli bir iş değil ama bunun insanı zayıflattığı da bir gerçek. Çünkü çiğneme eylemi, saatte 11 kj.gibi önemli oranda enerji tüketimi oluşturuyor. ABD’de bulunan Mayo Clinic uzmanları, ciklet çiğneme ile ortalama ne kadar kilo verildiğini bile hesaplamışlar. Bir kişi günde 8 saat boyunca ara vermeden şekersiz ciklet çiğnediği takdirde yılda 5 kilo verebiliyor.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Uzamak işi. (bk.) Uzamak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kaybetmek, yitirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ziyâ’» dan) (mü. zâyia). Vücudu olmayan, telef, kayıp, yok, görünmez: Malını zâyî etti, mâl-ı zâyî, emvâl-i zâyia.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ZAYİAT) (i. A. c.). Kaybolan, yok olan şeyler, zarar ve ziyan, elden çıkan şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

losses. casualities (of human life. damage. wastage. loss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yıldızların belirli bir zamandaki yerlerini gösteren cedvel.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Yıldızların belli zamandaki yerlerini gösteren cetvel.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ZAİF) (i. A. «za’f.dan) (mü. zaîfe).

1.Kuvvetsiz, mecalsiz, Fars. nâtüvân: Zayıf adam, bu hastalıktan çok zayıf düştüm. Zaîfü’l-bünye s= Bünyesi kuvvetsiz.

2.Kuvvetsiz, itibarsız, gevşek, güvenilmeyecek.

3.Arık, lağar, etsiz: Pek zayıf adam, kolları deynek gibi zayıf.

4.Hasta, Ar. marîz, Fars. bîmâr.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atonic. faint. fatless. feeble. feint. flaccid. flagging. frail. gaunt. gracile. invertebrate. lean. low. nerveless. pithless. puny. shaky. sinewless. slight. slim. small. spare. spent. thin. unmanly. weak. wishy washy. wishywashy. bad mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

angular. bony. doddering. faint. feeble. flimsy. frail. infirm. insubstantial. lame. limp. low. meager. powerless. sickly. slight. spare. thin. vulnerable. weak. yielding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feeble. frail. poor. thin. weak. not strong. puny. faint. meager. scrawny. emaciated. inferior in quality. threadbare arguments. creaky. dainty. deficient. delicate. dicky. flimsy. helpless. infirm. insubstantial. invalid. lame. lax. lean. meagre. nervele

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get thin. to get scrawny. to get weak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reducing. slimming. attenuation. decay. emaciation. fading. slimming. tabes. wane. weakening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corruption. weakening. attenuation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attenuation. weakening. slimming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Zayıf hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decay. decline. fade. loose flesh. grow lean. grow thin. peak. reduce. slim. thin. thin down. thin of. thin out. be on the wane. weaken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ail. decline. droop. ebb. fail. reduce. slim. wane. waste. waver. weaken. to become thin. to slim. to weaken. to reduce. to decline. to flag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lose weight. to get thin. to get scrawny. to slim down. to get weak. (possibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

debilitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attenuation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Zayıf hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

debilitate. impair. prejudice. sap. waste. weaken. to pull sb down. to prejudice. to weaken. to debilitate. to impair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cause sb to get thin. to get sb to slim down. to cause sb to lose weight. to weaken. to make unlikely to cause sth to get poor. attenuate. deaden. debilitate. depress. emasculate. enervate. extenuate. impair. lower. macerate. make dent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kuvvetsizlik, dermansızlık, mecalszilik.

2.Arıklık, lağarlık, etsizlik.


Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Vücut yeterli derecede beslenmezse, kilo kaybeder. Bu durum, bir çok müzmin hastalıklarda ve had hastalıkların hemen hemen hepsinde görülür. Zayıflık, belirli bir hastalıktan kaynaklanıyorsa, ilk önce onu tedavi etmek gerekir. Şişmanlamak için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kişniş, üzüm pekmezi.

Hazırlanışı : Bir su bardağı üzüm pekmezi ile 4 çorba kaşığı kişniş yenir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caducity. debility. delicacy. diathesis. failing. faintness. feebleness. flabbiness. frailness. frailty. impotence. impotency. lameness. leanness. puniness. slimness. spareness. thinness. weakness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

debility. failing. frailty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

debility. decrepitude. feeble mindedness. frailty. inanition. infirmity. weakness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kaybolmak, yitmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ضایعات] kayıplar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by