Zeban-dıraz ne demek? | Zeban-dıraz anlamı nedir? | Zeban-dıraz

Zeban-dıraz anlamı nedir?

Zeban-dıraz ne demek?

Zeban-dıraz anlamı nedir?

Zeban-dıraz | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(İ.F., zebân = dil, dırâz = uzun). Dili uzun, haddini aşarak konuşan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dilinden ateşler püskürür gibi fevkalâde tesirli ve şiddetli söz veya şiir söyleyen, ateş dilli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. bed = kötü, zeban dil). Kötü söz söyleyen, hicveden, edepsiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بدزبان] ağzı bozuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dilsiz, lisansız, Ar. ebkem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

demon. brute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چرب زبان] yaltakçı. 2.ağzı laf yapan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Uzun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.)

1.El uzatma, sarkıntılık.

2.El uzatan, sarkıntılık eden, zulüm yapan.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دراز] uzun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). iki dilli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Bir dil kullanan, sözleri bir olanların her biri: Hepsi hem-dil ve hem-zebân idiler. Aynı dili konuşanlar: Çerkesler kabilelere ayrılmışlarsa da hepsi hem-zebândırlar.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [همزبان] aynı dili konuşan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شيرین زبان] tatlı dilli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., ter = yaş, zeban = dil). Hazırcevap, güzel konuşan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ترزبان] hazırcevap.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Bir lisan söyleyen, bir lisanla konuşan: Oranın ahalisi yek-zebândır.

2.Söz birliği eden, sözleri bir: Onlar hep, yek-zebândır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Dil, lisan.

2.Lügat, lehçe. Zebân-ı FArisî = Fars dili, Fars. ça.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زبان] dil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.F., zebân = dil, dırâz = uzun). Dili uzun, haddini aşarak konuşan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. zebân = dil’ zeden = vurmak). Söz arasında kullanılan, dilin alıştığı, kullanılagelen (söz): «Ayine» sözü bizce «ayna» şeklinde zebanzeddir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زبان دراز] dili uzun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Terazi dili gibi Aletlerin dil şeklindeki kısmı.

2.Alev, yalım. Zebâne-keş = Alevlenen, alevi çıkan.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ زبانه] yalaz. 2.dilimsi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Cehenneme gidenlerle meşgul olan melek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زبانزد] ünlü, dillerde dolaşan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by