Zehr-alüd ne demek? | Zehr-alüd anlamı nedir? | Zehr-alüd

Zehr-alüd anlamı nedir?

Zehr-alüd ne demek?

Zehr-alüd anlamı nedir?

Zehr-alüd | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. F., zehr = zehir, Alûden = bulaşmak).

1.Zehirli. 2.mec. Pek acı ve üzüntü verici: Zehr-Alûd bir söz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «Alûden» fiilinden imas. olup sıfat terkibine girer). Bulaşık, bulaşmış, kirli: HOn-ilûd = Kana bulaşık; hâb-Alûd = Uykuya bulaşmış, uyumuş; merhamet Alûd = Merhametli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آلود] bulanmış, bulaşmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «Alûden» fiilinden imef.). Bulaşmış, bulaşık; Alûd« hûn = Kana bulaşık; Alûde dâmen = Eteği bulaşık, iffetsiz, namussuz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آلوده] bulanmış, bulaşmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. Alûde).

1.Bulaşmışlar, bulaşıklar.

2.Suçlular, namussuzlar.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Bulaşıktık.

2.Garkolmuş, dalmış.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آلوده دامن] iffetsiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bulaşıktık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آلودگی] bulaşma, bulaşıklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بدزهره] ödlek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çirkefe bulaşmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.F.) Eteği bulaşık, mec. İffetsiz, kötü işlere karışan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Etek bulaşıklığı, iffetsizlik, suçluluk.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دامن آلوده] iffetsiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F). Dumanlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F). Bulutlu, (kelimesi kelimesine) buluta bulaşmış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ابرآلود] bulutlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [اشک آلود] gözyaşlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A. gam = keder, F. Alûden = bulaşmak). Kedere bulaşmış, kederli, keder veren. Fars. hüzn-Aver.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [غرض آلود] maksatlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. gerd = toz, Alûden = bulaşmak). Toza bulanmış, toz, toprak içinde olan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گرد آلود] tozlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. Arapça gubâr = toz, Farsça Alûden = bulaşmak). Toza bulanmış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [غبار آلود] tozlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uykusu gelmiş, uyuklayan veya uykudan yeni kalkıp daha lâyikıyle gözlerini açmamış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خواب آلود] uykulu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خواب آلوده] uykulu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خطا آلود] hatalı, yanlış dolu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. hûn = kan, Alûden = bulaşmak). Kana bulaşmış, kanlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خون آلود] kanlı, kana bulanmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. muzmin sıtma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Paslı, pasa bulanmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zehire karşı içilen ilâç, zehrin tesirini gideren şey, Ar. dâfî’u’ssem.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پادزهر] panzehir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bataklıklara ait; bataklık gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) PAluze.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. sıtma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Şafağa bulaşmış, şafak renginde, şafak gibi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سحاب آلود] bulutlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A ). Neşeli, keyifli, sevinçli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شعر آلود] şiirli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «veled» den). Doğurma, doğma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ezhâr) (m. zehre). Çiçek, Fars. şükûfe.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زهر] çiçek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زهر] zehir, ağı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zehrâbe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F„ zehr = zehir, Ab = su). Pek acı su. meç. Acılık, acı, dert ve keder.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., zehr = zehir, Alûden = bulaşmak).

1.Zehirli. 2.mec. Pek acı ve üzüntü verici: Zehr-Alûd bir söz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., zehr = zehir, Amîhten = karışmak). Zehirli, acı: ZehrAmîz bir azarlama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F., zehr = zehir, bârîden = yağdırmak). Zehir yağdıran, pek acı, zehirli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zehir saçan. ZEHR-HAND (i. F„ zehr = zehir, hand = gülme). Acı veya çok hüzünlü gülme, istihza ile gülüş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zehirli, ağulu, Osm. semli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.A.itaf.«ezher» in müennesidir). (Ar.) (Kadın İsmi) - Çok beyaz ve parlak yüzlü. Hz.Muhammed’in (S.A.V.) kızı Hz.Fatıma’nın (R.A.) lakabı. Hz.Fatıma bin Muhammed (R.A.), Fatıma Zehra, Fatimeh El Zehra veya Ez Zehra (Arapça: فاطمة الزهراء, Farsça: فاطمه زهرا), İslam peygamberi Hz.Muhammed (S.A.V.)’in kızı, Ali bin Ebu Talib’in (R.A.) eşi. İslam peygamberi Hz.Muhammed (S.A.V.)’in ilk eşi Hz.Hatice bint Hüveylid’den olan kızıdır. Hz.Muhammed (S.A.V.)’in soyu, Hz.Fatıma ve eşi Hz.Ali bin Ebu Talib (R.A.)’ın çocukları yoluyla devam etmiştir, çünkü Hz.Muhammed (S.A.V.)’in vefatından sonra hayatta kalan tek çocuğu Hz.Fatıma’dır (R.A.) Sünni inanışına göre 606, Şia’ya göre 614 yılında Mekke’de dünyaya gelmiştir. 632 yılında, Medine’de babasının vefatından 6 ay sonra vefat etmiştir.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Çok beyaz ve parlak yüzlü. Hz.Muhammed’in kızı Hz.Fatıma’nın lakabı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. ezhâr). Çiçek, Fars. şükûfe (zehr gibi).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زهره] çiçek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Çiçek. (bkz.Şükufe).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). - Kur’an’daki sure-i Bakara ile Sure-i Al-i İmran. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زهرخند] acı gülüş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. zehriyye) (botanik). Çiçekle alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زهرناک] zehirli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by