Zell ne demek? | Zell anlamı nedir? | Zell

Zell anlamı nedir?

Zell ne demek?

Zell anlamı nedir?

Zell | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زل] sürçme, kayma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Uzaktan kumanda üzerindeki renkle kodlanmış düğmeler, sayfa numarasını girmeden belirli sayfalara doğrudan ulaşmanızı sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ceylan, ahu, gazal, zool. Antilope dorcas.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (ağacın yaprakları) Kuruyup düşmek, sararıp dökülmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Halk şiir ve musikisinde, sevgilinin (bazen atın vs.) güzelliğinden bahseden şekil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Güzel olmak, güzellik peyda etmek, güzelleşmek: Kızlar on beş yaşından sonra güzellenir, bahçe şimdi güzellendi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Güzel olmak, güzelliği artmak, iyileşmek: O kız büyüdükçe güzelleşti. Hava güzelleşti, bahçeler pek güzelleşmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smarten. to become beautiful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become beautiful. to become good or excellent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be made beautiful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beautification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Güzel etmek, güzellik kazandırmak: Sade ve tabiî kıyafet insanı güzelleştirir, bu yağmur, havayı, çayırları güzelleştirdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beautify. prettify. pretty up. adorn. do up. embellish. face-lift. gild. perk up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adorn. beautify. relieve. smarten. to beautify. to embellish. to smarten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to beautify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güzel olan şahıs veya şeyin hali. Ar. hüsn, cemâl, bahâ: Güzellik kadın için birinci süstür; kız güzelliğine güvenip ilim ve terbiye tahsilinden geri kalmamalıdır.

2.İyilik, Ar. tayyib, hoşluk: Bugünkü havanın güzelliği, bu sesin güzelliği. 3.Yavaşlık, tatlılık, Ar. hilm: Güzellikle kandırdım, güzellikle kaldırıp öbür tarafa koymalı, güzellikle söylemek.

4.Düzgün, süs.

5.iyi havadis, iyi haberler, iyilik, sağlık: Ne var, ne yok? Güzellik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cosmetic. beauty. prettiness. fairness. charms. feminene charms. comeliness. fineness. handsomeness. niceness. pulchritude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty. elegance. glory. grace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty. excellence. gentleness. kindness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty queen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cosmetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty salon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty parlour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beauty contest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gently. without using force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with gentleness. with kinds words.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

* İşçi karıncaların neredeyse tamamı dişidir. Erkekler çiftleştikten kısa bir süre sonra ölürler.

* Karıncalar yaklaşık 60 milyon yıldır değişim geçiriyorlar.

* Kraliçe karınca 20 yıl yaşayabilir. Ve yaşamı boyunca yaptığı tek şey yumurtlamaktır.

* 500 binin üzerindeki bir karınca grubu bir kuşu, bir domuzu ya da atı öldürebilir.

* Bir karınca kendisinden 50 kat fazla bir ağırlığı taşıyabilecek güçte.

* Karıncalar acımasız savaşçılardır. Isırabilirler, sokabilirler ve arkalarından asit fışkırtabilirler.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(f.). (yaprak) Ağacın üzerinde kurumak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Alçaklık, itibarsızlık: Nefsini mezellete koymak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مذلت] düşkünlük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zillet» ten if.) (mü. mütezellile). Alçaklanan, tenezzül eden, zillete katlanan.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Örümcekler günümüz teknolojisinin bile çözemediği inanılmaz canlılardır. Örümcek ağının çok özel nitelikleri olan sağlamlık ve esneklik bugüne kadar taklit edilemedi. Aynı çaptaki bir çelik telden iki kat daha güçlü olan bu doku ne kadar çekilirse çekilsin orjinal durumuna dönecek kadar esnektir.

Örümcek ağları kendine yüksek hızla çarpan nesneleri yırtılmadan esneyerek frenler. Tekrar gerisin geriye yaylanmadığından nesne ters yöne fırlamaz, yapışır kalır. Örümcek ağının esneme kapasitesi bugün yapay olarak üretilmiş en iyi telin neredeyse dört katıdır.

Bu maddeyi yapay olarak elde etmeyi hala başaramayan bilim insanlarının örümcek çiftliği kurup, örümcekleri sağarak, ipliklerini aldıklarını biliyor muydunuz? Yaklaşık 2.5 santimetre boyundaki bu örümceklerden günde hayvan başına 320 metre (yaklaşık 3-5 gram) iplik elde ediliyor ve bu iplikler ABD ordusuna kurşun geçirmez yelek yapmada kullanılıyor.

Dünyada 34 bin örümcek cinsi tepit edilmiştir. Yani her cins örümcek farklı özellikler taşır. Örümceklerin hepsinde zehir bezleri vardır, ama karadul örümceği, kahverengi örümcek gibi çok az türü insana zarar verebilir. Dünyanın en büyük örümceği ise Güney Amerika’nın kuzey kısmında yaşayan “Goliath Trantula” isimli dev örümcektir. Erkeğinin bacağının boyu 25 santimetreyi bulur. Kurbağaları, kertenkeleleri, fareleri ve hatta küçük yılanları yakalayıp yiyecek kadar güçlüdür.

Örümcekler, diğer böceklerden farklı olarak sekiz bacağa ve sekiz göze sahiptirler. Büyüme safhasında bir bacak kırılırsa yerine yenisi gelebilir. Vücutları iki parça olup arka kısmındaki bezlerden ağ üretimi başlar, buradaki çok ince deliklerden sıvı ve damlalar halinde verilen ağ malzemesi dışarı çıkar çıkmaz donar.

Örümcek ağının her tarafı yapıştırıcı değildir. Kurban ağa yakalanınca yapışkan kısmı bildiklerinden kendileri de ağa yakalanmadan onun yanına kadar giderler. Örümcek ağını amacına göre farklı şekillerde örer. Ağdaki ipliklerin de cinsleri yerlerine göre farklıdır. Yumurtaların sarmalanması için ürettiği yumuşak iplik onu aynı zamanda bir uçurtma gibi uçurabilir. Ağın ana yapısı, dairesel kısımları, avı yakalayacak kısmı için elastikiyetleri ve sağlamlıkları farklı ipler üretir.

Örümceklerin birçok türünde erkeğine göre 4 – 5 kat büyük olan dişinin çiftleştikten sonra erkeğini yediği doğrudur. Ancak bu erkeklerin bir gecelik zevk uğruna katlandıkları bir sonuç değil, kendi nesillerini devam ettirebilmek, kendi evlatlarını üretebilmek için kendilerini dişiye kurban etmeleridir.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

specialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

specialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquire a character of its own.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to acquire a character of its own.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatize. to privatize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to privatize. turn over to private managers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

privatize. to privatize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to privatize. turn over to private managers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Özel olma hâli, hususiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speciality. specialty. characteristic. particularity. peculiarity. property. feature. special feature. attribute. attribution. cachet. character. hall mark. hallmark. idiosyncrasy. particular. plate-mark. point. quality. quiddity. singularity. stamp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

character. characteristic. feature. individuality. nature. peculiarity. property. qualification. quality. speciality. trait.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

characteristic. feature. attribute. attribution. character. genius. invention. particularity. peculiarity. point. privacy. property. quality. ring. self. special feature. speciality. token. trait.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

especially. specially. in particular. particularly. exclusively. above all. in especial. expressly. notedly. principally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

especially. notably. particularly. peculiarly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

especially. particularly. above all. accepted pairing. bosom. chiefly. consumerization. expressly. fat cat. intransigent. notably. peculiarly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zillet» ten) (c. tezellüât). Kendini hor ve hakir gösterme, zillete katlanma, tenezzül.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sürçüp kayma.

Türkçe Sözlük by