Zem ne demek? | Zem anlamı nedir? | Zem

Zem anlamı nedir?

Zem ne demek?

Zem anlamı nedir?

Zem | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(ZEMM) (i. A.). Birinin kötülüğünü söyleme, ayıplama, yerme, çekiştirme, Ar. kadh, hicv: Filan adamı zemmetti, insan dostlarını zemmetmemeli, ağzı zemme alıştırmamalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speaking ill of. finding fault with. disparagement. slur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اخلاق ذميمه] kötü huy.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İzam, büyüklük, ululuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Benzeyiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resemblance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Benzemek, bir şeye benzer veya eş olmak: Kurt, köpeğe benzer bir hayvandır. Bu yazı, meşka hiç benzemiyor. Bir şeye benzemek: Oldukça kabûle şayan olmak: Bu yazı bir şeye benzemiyor. Şimdi bir şeye benzedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

look alike. match. remind of. remind. have resemblance to. bear resemblance to. have an air of. resemble smb. in looks. take after. appear. approach. approximate. compare. correspond. dovetail. favor. favour. look like. mimic. resemble. seem. take on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imitate. parallel. resemble. to resemble. to look like. to imitate. to approximate. to take after çekmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to resemble. to look like. to seem like. to bear a resemblance. bear resemblance to. compare to. correspond. look. take after.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissimilar. unlike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissimilar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contrast. dissimilarity. divide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Donatmak, süslendirmek, tezyin etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to decorate. to adorn. to embellish. to deck. bedeck. ornament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

BMC (yığın döküm bileşiği), mermer, cam fiberi ve epoksi reçinenin karışımından oluşan bir malzemedir. Bu malzeme çok güçlüdür ve özellikle DVD sürücüler gibi titreşimin kabul edilemez olduğu yerlerde kullanılır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb.) egzama, bir çeşit deri hastalığı, mayasıl.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. lâzım’dan itaf.). Daha veya pek lâzım, en lüzumlu, pek gerekli. Bugün oraya gidilmek elzemdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indispensable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indispensable. essential. needful. precondition. vital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [الزم] çok gerekli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Pek lüzumlu ve gerekli olan şeyin hali. Son derecede lüzum, gereklilik: Bu iş elzemiyyet tahtındadır (Arapça olmayıp benzeterek uydurulmuş kelimedir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe) (y. k.). Aklın yetmediği şey, açıklanamayan, çözülemeyen sual, sır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mystery. enigma. secret. arcanum. cabala. cabbala. arcana.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mystery. secret. mystery sır.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mystery. mystique.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Sır karşılığı olarak kullanılan uydurma bir kelime.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mystic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mysterious. enigmatic. enigmatical. secretive. mystic. secret. sphinxlike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inscrutable. mysterious. mystic. mystical. occult. secret. uncanny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mystical. enigmatic. esoteric. inscrutable. mysterious. mystic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üstünden bir kat ipekle örtülmüş, iki kat. Gözeme nakış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ).

1.Örgü örer gibi bir tarzda dikmek.

2.Nakışı ipekle örtmek, iki kat etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cosmetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - (bkz.Harizm).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(hi. coğrafya). Türkistan’da Aral gölünün güneyindeki delta ve çevresindeki ülke.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ).

1.Harzemli. 2.Harzem’e ait.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the same level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grade crossing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

level / grade crossing / passage. grade crossing. level crossing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Odun, Ar. hatab.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. musiki). Türk musikisinde kürdî dörtlüsü ile kalan mürekkep makamlardan biri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [التزام ما لا یلزم] abesle iştigal etmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Büyüklük, ululuk. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kazamat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MALEZİME) (i. A.) (mâ = bağlama edatı, lezime — luzûm’dan mazi fiili, mâlezeme şekli galattır. Malzeme şekli yanlışsa da Türkçe’de kullanılır). Lâzım olan şey: Lüzumlu malzemeyi tedarik etmek, askerin malzemesini hazırlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

material. materiel. necessaries. provisions. stock. requisite. outfit. ingredient. apparatus. furnishing. furniture. kit. makings. turnout. utensil. findings. instruments.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airdrop. material. stuff. equipment. ingredients.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supplies. material. necessaries. equipment. ingredients. furniture. makings. timber. turnout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). T. Yerme, kınama, zemmetme.

2.Kötü iş.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «lüzûm» dan masdar).

1.Bir şeye veya şahsa ayrılmaz surette katılma.

2.Devam, bir işe sarılıp onunla uğraşma: İki yıldan beri bir eser yazmaya mülâzemet ediyor.

3.(eskiden) Bir göreve geçmek üzere bir daireye maaşsız devam ve hizmet etme, staj: Filân keleme mülâzemet ediyor; üç sene mülâzemetten sonra memuriyete geçti.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Iüz0m»dan imef.) (mü. mültezeme). İltizâm olunan, lâzım sayılan: Sizin hazır bulunmanız mültezemdlr; bence bu iş mültezemdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «lüzûm» dan imef.) (mü. mülzeme). Müsebakada yenilip susturulan: Nihayet mülzem oldu.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Bir şeye sarılmış sargılanmış. 2.Kur’an-ı Kerim’de bir sure adı.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.devam etmek. 2.staj yapmak. 3.bir işle ilgilenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yeni bir zeminde, yani yeni bir tarz ve üslûpta olan: Nev-zemîn bir şiir söylemiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yeryüzü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ روی زمين] yeryüzü. 2.yer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (musiki). Türk musikisinde kürdî dörtlüsü ile kalan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. coğrafya). Toprak altı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Adaletli kimse. Yasa adamı, hukukçu.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Uçak kazalarında uçak paramparça olsa da, denizin dibine gitse de hemen kokpit denilen pilot kabinindeki son konuşmaları kaydeden karakutular aranır. Çoğunlukla korkunç kaza enkazı arasından sağlam olarak bulunan bu kutular sayesinde kazanın nedenlerine ulaşılır. Karakutu bu kadar sağlam malzemeden yapılıyorsa neden uçağın tümünde aynı malzeme kullanılmıyor? Uçakların rahatça havada kalabilmeleri, uzun mesafelere az yakıtla ulaşabilmeleri, mümkün olduğunca hafif malzemeden yapılmış olmalarına bağlıdır. Bu malzemeler çoğunlukla alimünyum ve plastiktir.

Kokpitteki sesleri ve uçuş bilgilerini kaydeden her iki kutu da paslanmaz çelikten yapılır. En ve boyları yaklaşık 25’er santimetre, derinlikleri 12-13 santimetredir. Kutuların et kalınlıkları ise 6-7 milimetre kadardır. Kutular ayrıca ısıya ve yangına karşı tedbir olmak üzere plastikle çevrili sıvı köpük ile de donatılmışlardır.

Kutular o kadar sağlamdırlar ki, denize düşmüş bir uçağın kutuları 7 sene sonra çıkarılabilmiş ama buna rağmen kayıtlar sağlıklı olarak dinlenebilmiştir. Başlangıçta kutular kanatların birleşme noktasına yakın bir yere konuluyorlardı. Bu bölge uçağın en ağır kısmı olduğundan düşüş anında bu ağır parçalar kutuların üzerlerine düşerek zarar verebiliyorlardı. Sonraları kutular uçağın kuyruk kısmına konulmaya başlanıldı. Tabii bu, uçağın kuyruk kısmındaki koltuklar insanlar için daha emniyetlidir anlamına gelmez, ancak bu yer karakutuların uçağın enkazından en uzağa düşmesini sağlamaktadır.

Uçak kazalarının nedenleri değişiktir. Havada bir şekilde infilak ederek düşen uçaklarda yolcuların kurtulma olasılığı yoktur. Bu nedenle de uçağın yapıldığı malzeme bu açıdan önemli değildir. Uçak yere bir bütün halinde çarpsa da düşen bir asansörde olduğu gibi yolcular çarpmanın şiddetinden hayatlarını kaybederler.

Uçağın içine sıvı köpük doldurmak elektronik aletleri koruyabilir ama insanların sadece ölüm nedenlerini değiştirir. Uçağın malzemesini karakutu malzemesinden yapmak, parçalanma ve yangından zarar görme tehlikelerini önler ama ne yazık ki bu malzemeden yapılmış bir uçak da uçamaz.

Karakutuların renkleri kara değil turuncudur. Bu rengin tercih edilmesinin sebebi enkaz arasından daha rahat fark edilmeleri içindir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. zemîme). Kötü işler, zemîmeler. (bk.) Zemîme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ زمان] zaman. 2.çağ. 3.süre.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ زمانه] devir. 2.felek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zenberek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coil spring. spring. watch spring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spring. winder. driving spring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mainspring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zenbil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

woven basket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zaman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Kışın en soğuk vakti ki, ocak, şubattır: Zemheri fırtınası. Zemheri zürefası (alay tâbiri) = Kış mevsiminde ince elbise giyen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زمهریر] karakış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Gündönümünden sonraki şiddetli soğuklar, kara kış. (22.Aralık’tan 31 Ocak’a kadar). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zemm»den smüş.) (mü. zemîme). Kötülemeye lâyık, beğenilmeyecek, Ar. mezmûm, mâyûb.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ذميم] kötü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. zemâim). Kötülenmiş şey, kötü yaradılış, haslet veya iş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ZEMİN) (i. F.).

1.Yer, arz. Rûy-ı zemin = Yeryüzü.

2.Kumaş vesairenin desenlerinin dışında bütününü kaplayan renk ve boya ki, çiçekler onun üzerine yapılır: O kumaşın zemini sarı, çiçekleri kırmızı ve yeşildi. 3.Tarz, edâ: Nevzemîn bir şiir.

4.Meâl, mânâ, mefhum: Bu zeminde bir şey yazmalı. Zemin testeresi = Daire şeklinde, kesmeye mahsus testere. Zîr-i zemin = Yer altı. Zemin ve zaman ile = Münasebet düşürerek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resim sanatında genel olarak pano, tuval ya da benzeri bir zemin anlamında kullanılsa da; teknik açıdan, zeminin boyaya hazırlanmasıdır. Amaç, boya ile zemini ayırarak emiciliğini azaltmak ve boyaların parlaklığını sağlamaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backcloth. backdrop. background. bed. floor. ground. groundwork. level. stage. ground-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backdrop. background. floor. ground. soil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

background. earth. floor. ground on which a building rests. ground floor. soil. bottom. base. terrain. basement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ زمين] yer. 2.dünya. 3.fon. 4.konu, alan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Yer, yeryüzü. 2.Temel, dayanak. Konu, tema.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F., zemîn = yer; dâşten = tutmak). Hindistan’da bir memleketin hâkim ve valisi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زمين بوسی] saygı ile yer öpme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hindistanda büyük arazi sahibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - (bkz.Zemin).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Yer altı barınağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kış.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زمستان] kış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زمستانی] kışlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ذم] kötüleme, yerme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kötülenmek, yerilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kötülemek, yermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zemm» den imüb.). Çok kötüleyen, çekiştirici.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski Rusya'da vilayet meclisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.) Kâbe’nin yanında meşhur bir kuyu ki, suyu kutsal sayılıp İslâm ülkelerinin her tarafına naklolunur.

ZEMZEM’İN ÖZELLİKLERİ

- Zemzem Cennet pınarlarındandır. - Cenab- ı Hakkın İbrahim´e (a.s.) ikram ettiği bir nimettir. - Harem- i Şerif´deki Ayat- ı Beyyinat´dandır. - Hacıların muşahede ettikleri en büyük nimet ve menfaatlerdendir. - Yeryüzündeki en hayırlı sudur. - Cibril- i Emin vasıtasıyla zuhur etmiştir. - Yeryüzünde en mukaddes topraktan kaynayan sudur. - Peygamber Efendimiz´in (s.a.v.) kalb- i şerifinin defalarca yıkandığı sudur. - Rasulullah Efendimizin mübarek tükürüğü ile bereketlenen sudur. - Açları doyuran sudur. - Dünya devam ettiği müddetçe bu vasfı devam edecektir. - Her derde devadır. - Hususiyle humma’ya (sıtma) şifadır. - Baş ağrısını giderir. - Gözün görmesini ziyadeleştirir. - Ne niyetle içilirse ona devadır. - Ona bakmak ibadettir. - Ondan içmek günahlara keffarettir. - Kaburgalarını gerdirinceye kadar içmek iman alameti ve nifaktan kurtulmaktır. - Misafirlere ikram edilecek en güzel hediyedir. - Mekke’yi Mükerreme´den diğer beldelere taşınması sünnettir. - Ebrar´ın içeceğidir. - İçilmesi sünnettir. - Misafire önce ikram edilir. - Onunla abdest almak sünnettir. - Kücük çocukların ağzına vermek sünnettir. - İçmekte büyük sevap vardır. - Ne kadar içilir ve ne kadar taşınırsa taşınsın bitmez. - Bedene kuvvet verir.

ZEMZEM’İN ESRARI

- Avrupa`da labaratuarlarda yapılan araştırmaya gore zemzem suyu diğer sulara göre çok daha az kükürt taşımaktadır. - Yine aynı araştırmaya göre diğer sulara göre çok daha besleyicidir ve cok daha fazla mineral barındırmaktadır. - Kaynağı henüz bulunamamıştır. Nereden geldiği şu anki teknolojiye göre bile bilinememektedir. Yakınlarında hiçbir kuyu yoktur ve denize de 80 km uzaklıktadır. Bu şartlarda suyunu denizden veya başka bir kuyudan alması imkansızdır. - Yıllardır suyun bitmiyor olması araştırmacıları çok şaşırtmaktadır. - Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek içiniçenin susuzluğunu giderir. - Sadece 1, 5 metre derinliğindeki ufacık bir kuyudan çıkan su, hac ve umre mevsimi boyunca milyonlarca kişinin tüm su ihtiyacını karşılamaktadır. - Hiçbir zaman ne azalma ne de kuruma göstermemektedir. - Dünya Sağlık Örgütü`nün (WHO) raporlarına göre dünyadaki en içilebilir ve sağlıklı sulardan biridir. - Amerika`da yapılan test sonuçlarına göre dünyada içinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan tek sudur.

ZEMZEM DUASI

- Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur. Zemzem suyundan içen şifa bulur. Ben de ondan içiyorum ve şöyle dua ediyorum. Allahumme innî es’eluke ılmen nâfia ve rızgan vâsia ve şifâen min kulli dâe. Manası: Allahım! Senden faydalı ilim, bol rızk ve her türlü dert için şifa niyaz ediyorum. - Allahumme edhılnî el- cennete biğayri azâbin velâ hısâbin ve erzıknî murâfigati nebiyyike ve seyyidinâ Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme fi’l- firdevsi’l- a’lâ. Manası: Allahım! Beni, azap görmeden ve hesaba çekmeden Cennetine koy ve Fi

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Mekke'de Zemzem kuyusu; zemzem suyu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Ka’be çevresindeki ünlü kuyu ve bu kuyunun müslümanlarca kutsal sayılan suyu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Teganni, terennüm, terane. Mezâmîr-i DAvûd’u veya makaamât-ı Zend’i okuyan hatiplerin terânesi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ زمزمه] melodi. 2.mırıltı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by