Zevk-u Tarab ne demek? | Zevk-u Tarab anlamı nedir? | Zevk-u Tarab

Zevk-u Tarab anlamı nedir?

Zevk-u Tarab ne demek?

Zevk-u Tarab anlamı nedir?

Zevk-u Tarab | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. F. musiki). Türk musikisinde eski bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «zevk ve eğlence») (musiki). Türk Musikisi’nde artık kullanılmayan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sevinç, şenlik, ferah, sevinçten gelen coşkunluk ve tepinme: Taraba gelmek; tarab vermek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طرب] şenlik, neşelenme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Sevinç, şenlik. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. tarab = sevinç, Fars. engîhten = koparmak). Sevinç veren: Tarab-engîz bir hava, bir makam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [طرب انگيز] neşe veren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Sevindirici, coşturucu.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [طربگاه] neşelenme yeri, eğlence yeri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.).

1.Tatma, tât, lezzet: O meyvenin zevki nasıldır?

2.Hoşlanma, lezzet duyma, Osm. mütelezziz olma, haz, mahzûziyyet: Şu bina, şu söz, şu beyit, şu yazı zevkime gitti. Bunda ne zevk vardır? Bunun bir zevki var mıdır?

3.İyiyi kötüden farketmek, ayırmak kabiliyet ve iktidarı: O adamda Allah için zevk vardır.

4.Eğlence, cünbü}, sof d: Son zerkin e bak, o herif zevkimizi bozdu, zevk ve sefasıyle meşgul adam, zevk etmek. Zevkine bakmak = Zevk ve safâsıyle meşgul olup işe karışmamak. Zevkini çıkarmak = Hakkıyla sâfâsını sürmek: Oranın zevkini o çıkardı. Zevki çıkmak = Hakkıyla’ Safâsı sürülmek, lezzeti duyulmak: Gezmenin böyle zevki çıkmaz. Zevke gitmek = Hoşa gitmek, memnuniyyet sebebi olmak, beğenilmek: Bu söz zevkime gitti. Zevkine mecbur = Zevk ve safâya düşkün.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bang. delectation. delight. enjoyment. fancy. good taste. gratification. gusto. indulgence. kick. like. liking. luxury. meat. pleasure. relish. savor. savour. sweet. taste. treat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delight. enjoyment. fun. gusto. indulgence. joy. kick. pleasure. relish. taste. treat. zest. flavour. appreciation. good taste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delight. enjoyment. fun. pleasure. delectation. good taste. discrimination. liking. gustation. gratification. hedonism. life. lyrical. palate. relish. scene. treat. zest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ذوق] beğeni, hoşlanma. 2.tat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. A.). Zevk veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Zevk arayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. musiki). Türk musikisinde eski bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. musiki). Türk musikisinde eski bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. zevk = lezzet, Fars. yâften = bulmak). Lezzet bulan, zevk alan: O adam böyle şeylerden zevkyâb olur.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) 1.Zevk bakımından, zevkçe. 2.Zevk yoluyla. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ذوق بخش] zevk veren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Zevk ve eğlenceyle alâkalı

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Alay ettirmek, alay mevzuu olmak: Herkesi kendisiyle zevklendiriyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eğlenmek, alay etmek: Siz benimle zevkleniyor musunuz?

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eğlenceli, hoş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decorous. delightful. easy. enjoyable. fun. gracious. pleasurable. select. tasteful. tasty. zestful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delightful. enjoyable. tasteful. pleasant. amusing. with good taste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pleasurable. tasteful. sth which gives one pleasure or delight. delighfully amusing. sb who has good taste. discriminating. done in good taste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Hoş olmayan, yavan, sıkıcı, tatsız.

2.Çirkinin, Adinin farkında olmayan; bu gibi şeyleri beğenen.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unappealing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grim. tasteless. tawdry. toneless. tuneless. vulgar. unpleasant. dull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sth which gives one no pleasure. boring. tedious. tiresome. sb who lacks good taste. not done in good taste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zevksiz olma hâli.

Türkçe Sözlük by