Zic ne demek? | Zic anlamı nedir? | Zic

Zic anlamı nedir?

Zic ne demek?

Zic anlamı nedir?

Zic | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زیج] yıldız atlası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Pek az miktarda: Bana azıcık ekmek verin.

2.Pek az zaman: Azıcık bekleyin.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a little. few. sprinkle of. bare. fractional. slight. slim. spot of. sprinkling of. thimbleful. little. a little. only just. dollop. lick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any. fractionally. niggardly. slightly. very small. very little. a modicum of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very small amount. just a litttle bit. for a moment. dab. niggardly. in a small way. trifle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Oyuncak, çocuk oyuncağı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بازیچه] oyuncak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bosphorus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the bosphorus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plotter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plotter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mizâc). Mizâçlar. (bk.) Mizaç.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امزجه] mizaçlar, karakterler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağır basan: Ezici çoğunluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crushing. devastating. overwhelming. damning. oppressive. sweeping. masher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oppressive. overwhelming. crushing. breaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crushing. overwhelming. heavy. oppressive. overpowering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Gezen, seyreden, seyyar.

2.Gezip seyahat eden, seyyâh.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mobile. itinerant. traveling. travelling. touring. ambulant. ambulatory. floating. roving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mobile. itinerant. moving. rounder. rover. wayfarer. traveling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

travelling library.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Özellikle ülkemizde orman arazileri üzerindeki doğal vejetasyon kaldırılarak, tarla ve bahçe tarımı yapılır. Fakat çoğunlukla yamaçlarda olan bu tarlalar 2-3 yıl sonra fakirleşip verimsiz hale gelince terk edilir, yeni tarla elde etme için yeni ormanlar ortadan kaldırılır. Onun için buna “gezici orman tarımı” da denmektedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Seyir, seyahat: Geziciliği çok severim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kazan, eşici, çukur açan: Mezar kazıcı.

2.Hâk ve nakşeden, oyan: Mühür kazıcı, taş kazıcı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excavator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excavator. engraver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Meze.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «meze» den if.) (mü. mümtezice).

1.Karıştırılmış.

2.Biribirine tamamiyle uygun olan, hiç münasebetsizlik görülmeyen: Bu resmin renkleri mümtezietir.

3.Tamamiyle kapayan, aralık bırakmayan, imtizaçtı, uygun: Bu çerçeveler, bu kapı mümtezic değildir.

4.Herkesle iyi geçinen, arkadaşlarıyla uyuşabilen: Mümtezic adamdır (son iki mânâda «imtizaçlı» daha çok kullanılmıştır).


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «nezc»den if.) (mü. munzice) (tıp).

1.(yara ve çıbanı) Cerahatlandıran, irinlendiren, öldüren.

2.Hazmettiren.


Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Mürekkep püskürtmeli, bir görüntü yaratmak için küçük bir diyafram açıklığından mürekkep damlalarının optik bir diskte belirtilen bir konuma doğrudan püskürtüldüğü, etkisiz bir nokta grafikli baskı teknolojisidir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(MÜZ’İC) (i. A. «za’c.den if.) (mü. müz’ice). Usandıran, rahatsız eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A direction to violinists to pluck the string with the finger, instead of using the bow. to be plucked with the finger with a light plucking staccato sound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Played by plucking the strings with the finger instead of using a bow, as on a violin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

When string instruments that are usually bowed, such as the violin, are plucked with the finger instead. [pih-tzee-kah-toh] 'Plucked ' An indication to pluck the string or strings of an instrument which is usually bowed. with a light plucking staccato sou

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.,s., z., müz. tellerin parmak çekişleriyle seslendirilmesi, pizzikato; s. pizzikato usulünde çalınan; z. pizzikato usulünde

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tuhaf, garip, gülünç; şakacı, takılan. quizzically z. şaka olarak, takılarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recording. clerk. printer. scribe. scrivener.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

printer. scribe. secretary. soldier who does the typing. screenwriter. scriptwriter. recording. professional writer. clerk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

printer. scribe. copyist. transcriber. clerk secretary. penny-a-liner. recorder. sign writer. pattern designer. sign painter. timer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Canlı, canayakın, candan.

İsimler ve Anlamları by