Zırhlı Kelimesinin Anlamı Ne | Zırhlı Kelimesinin Anlamı Ne ne demek? | Zırhlı Kelimesinin Anlamı Ne anlamı nedir?

Zırhlı Kelimesinin Anlamı Ne | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: zirhli kelimesinin

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ing). armour (i). zırh; silâh. armor-bearer (i). silâhtar. armor-piercing (s). zırh delen. armor plate zırhlı levha. armored (s).zırhlı. armored car zırhlı otomobil, zırhlı vagon.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). savaş gemisinde silahların bulunduğu zırhlı bölüm; kazamat.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). zırhlı başlık, miğfer.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zırh giyen, zırhlı (asker).

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جوشن] zırhlı giysi.

Türkçe Sözlük

(i. F. cevşen = zırh, pûşîden = giymek). Zırh giyen, zırhlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hisar, kale; harp gemisinde zırhlı bölme.

Türkçe Sözlük

(i. aslı tonuz) Pisliğiyle tanınmış dört ayaklı bir hayvan. Yabanî ve ehlî çeşitleri vardır. Ar. hınzır, Fars hûk. Yavrusuna çorpa derler. Pislikten, inat ve merhametsizlikten yahut fazla kuvvetten kinaye olarak tahkir mânâsında kulla nılır: Ne domuzdur. Domuz ağırşağı, ekmeği, ayrığı = Bir cins kök. Domuzayağı = 1. Tüfek sıkısını veya şişe tıpasını çıkarmaya mahsus burgu. 2. Vaktiyle, düşmanın ayağına batmak üzere yola atılan demirden sivri uçlu üçgen ayak oltası. Domuz arabası = Bir cins zırhlı araba, seyyar küçük metris. Domuzelması = Domalan. Domuz yağı = Domuzun derisi altında ve etinin üstünde kalın bir tabaka halinde bulunan yağ.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kalın yünlü palto veya kumaş; (den). eskiden kullanılan ağır toplu bir deniz zırhlısı, dretnot; gözüpek kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) boğaz zırhı; zırhlı yakalık; adi yakalık, kadın yakası; gerdanlık; (zool.) bazen kuş boğazında bulunan ayırt edici renkli benek; (tıb.) taş çıkarmaya mahsus cerrah aleti.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski Yunanistan'da ağır zırhlı piyade askeri.

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Dağ tepesi, zirve: Kule-i cebel. 2. Yüksek ve ekseriya dâire şeklinde yapı: Yangın kulesi; saat kulesi; bekçi kulesi. 3. Bazı evlerin üstünde cihannümâ gibi yüksek, manzaralı çıkıntı: O köşkün üzerinde güzel bir kulesi var. 4. (denizcilik) Bazı zırhlı savaş gemilerinin güverteleri üzerinde makine ile dönen çelik kule ki, içinde ağır toplar bulunur.

Türkçe Sözlük

(i.). Vaktiyle bellerine bir demir kemer bağlayan zırhlı asker.

Türkçe Sözlük

(MAHMUZ) (i.) (Ar. mihmez veya mihmaz’dan). 1. Hayvanı dürtmek için çizmenin ökçesi arkasına takılan çelikten sivri dişli çark. 2. Horoz vesair kuşların ayakları arkasında yüksekte duran parmak. 3. (denizcilik) Zırhlı gemilerin baş tarafında ve su hettından birkaç ayak aşağıdan ileriye doğru çıkan omurga dirseği. Çavdarmahmuzu = Delice, gölçer.

Türkçe Sözlük

(Tanzimat’tan önce: ALAY BEYİ) (i.). Bir alay askerin kumandanı ve bu kumandanlığa mahsus rütbe sahibi, albay. Eskiden «bey» unvanını ve «izzetlû» lâkabını taşırdı: Piyade, süvari, topçu, erkân-ı harbiyye miralayı (jandarmanınkine «alay beyi» denirdi). Bahriye miralayı = Birinci sınıf zırhlı süvarisi, deniz albayı.

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir harp gemisi çeşidi, zırhlının küçüğü ve süratlisi, destroyer.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cep; para, maddi imkân; çukur, gedik; bilardo masasının dört köşesindeki çukurcuklardan her biri; içinde maden cevheri bulunan ufak kovuk; hav. hava boşluğu; semt. pocket battleship cep zırhlısı. pocket money cep harçlığı. in one's pocket nüfuzu al

Türkçe Sözlük

(i.). Zırh giymiş, zırhlı, cebeci.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. (-med, -ming) koç; şahmerdan; den. zırhlı mahmuzu, toz sereni; mak. yükseğe su çıkarmaya mahsus su mengenesi; astr. Koç takımyıldızı; f., çok kuvvetle vurmak, mahmuz ile vurmak (gemi); şahmerdan ile vurarak yerleştirmek. ram down one's throat is

Türkçe Sözlük

(i. A. «sebâhet» ten if.) (mü. sâbiha). Yüzücü. Slbih batarya = Sahil muhafazasına mahsus toplu zırhlılar.

Türkçe Sözlük

(i. ing ). 1. Zırhlı ve silâhlı, tekerlekleri paletlerden yapılma tırtıl üzerinde dönen savaş otomobili. 2. Demir sarnıç.

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Harp gemilerinde veya kalelerde topun makine kısmını ve topçuları koruma maksadıyla yapılan zırhlı kule.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. üç güvertesinde topu olan zırhlı gemi; üç katlı bina; üç katlı sandviç.

İngilizce - Türkçe Sözlük

İng. waggon i. dört tekerlekli yük arabası; dört tekerlekli açık oyuncak araba; k.dili. tevkif edilenleri taşımaya mahsus polis arabası; tekerlekli servis masası; İng. yük vagonu, katar; (argo) zırhlı savaş gemisi. on the wagon k.dili. içkiyi bırakmı

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Zırh giyen, zırhla kendini muhafaza eden: Zırhlı asker. 2. Gülle tesir etmeyecek surette kalın çelik levha ile kaplanmış (gemi).

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زره پوش] zırhlı.