Ziya-feşan ne demek? | Ziya-feşan anlamı nedir? | Ziya-feşan

Ziya-feşan anlamı nedir?

Ziya-feşan ne demek?

Ziya-feşan anlamı nedir?

Ziya-feşan | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Işık, ziyâ saçan. (bk.) Ziyâ-efşân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yer ilmi, jeoloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Farsça’da fiili: Ateşfeşânden). Ateş saçan, ateş püsküren: Köh-i Afeş-feşân = Yanar dağ, volkan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آتش فشان] ateş saçan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Ziyâsız, ışıksız, karanlık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جان فشان] canını hiçe sayan, fedai.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. feşânden fiilinden imas. sıfat terkibi teşkiline girer). Serpen, saçan, dağıtan, silken: Zer-efşân = Altın serpen. Dâmen-efşân = Etek silken.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hikâye, masal. (bk.) Efsâne, fesâne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) Efşân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Masal, esatir, asılsız ve harikulâde hikâye, (bk.) Efsâne.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [فسانه] efsane, masal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gözyaşı saçan, acı acı ağlayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Cevâhir saçan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. gül, feşânden = saçmak). Gül saçan, etrafa gül dağıtan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ziyarete karşılık vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Damla saçan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. magn6sie). Bir maden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). İstihzâ ile, eğlenerek: Müstehziyâne bir tebessümle, o sözleri müstehziyâne söyledi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [متواضيانه] alçakgönüllülükle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (halk dilinde: rezene). Dereotu çeşidinden bir bitki ki, hıyar turşusuna konur. (bk.) Rezene.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(rezene): Maydanozgiller familyasından; Ege ve Akdeniz bölgesinde yetiştirilen 2 veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Boyu 1-1,5 metre kadardır. Yaprakları saplı, almaşık dizilişli ve tüysüzdür. Gövdesi dik, silindir şekilli ve tüysüzdür. Sarı renkli çiçekleri şemsiye görünümündedir. Meyveleri silindirik, 11 milimetre kadar boyunda ve 4 milimetre kadar kalınlıktadır. Renkleri yeşilimsi esmerdir. Meyveleri, müsilaj, şeker, nişasta, tanen sabit ve uçucu yağ taşır. İlaçlarda tohumları ve kökü kullanılır. Kullanıldığı yerler: Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Sinirleri ve ağrıları yatıştırır. İştahi açar. İdrar söktürür. Anne sütünü artırır. Boğmaca, dalak hastalıkları ve idrar zorluğunda faydalıdır. Kansızlığı giderir. Kan çıbanı ve göz zafiyetinde de kullanılır. Kalp hastalıkları, romatizma ve üremide faydalıdır. Bronşları boşaltır.

Şifalı Bitki by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ریاضيات] matematik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) matematikçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تازیان] araplar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Karrtçı, kırbaç.

2.Tanbur ve benzeri çalgıların tellerine dokunmaya mahsus kemik veya boynuz parçası, Ar. mızrâb (galatı: tezene).

3.mec. Vasıta, Alet, sebep.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ تازیانه] kırbaç. 2.tezene.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ zer = altın, feşânden, efşânden = saçmak). Altın saçan, serpen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Ziya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Işık, aydınlık, nur: Bu pencereden az ziyâ giriyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kaybolma, telef.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

light ışık. aydınlık.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

light.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ضياع] kaybolma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ضياء] çiftlikler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ضياء] ışık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Aydınlık, parlaklık, nur, ışık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Işık saçan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Işık, ziyâ saçan. (bk.) Ziyâ-efşân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., ziyâ = nur, pâşîden = saçmak). Nur neşreden, nur saçan, parlak, Fars. şaşaa dâr.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Fazlalık, çokluk. - Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır. Ziyat.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Işıklı, parlak, Ar. münevver.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ضيادار] aşıklı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ZİYADE) (i. A.).

1.Artma, çoğalma.

2.Artan miktar, fazla, Ar. bâkî, küsûr: Bunun ziyadesini ne yapalım? Ziyadesi kalsın.

3.Çok, çok miktarda olan: Allah ziyade etsin, ziyade olsun = Yemek yediren kimseye söylenen nezaket tâbiri. Ziyadesiyle = Lüzumundan fazla.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

more. much. too much. excessive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

surplus. left over. excess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زیاده] fazla, çok.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excessively. too. considerably.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin ışığı, aydınlığı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(ZİYAFET) (i. A.). İkram için davet edip mükellef surette yemek yedirme, davet: Sizde bu akşam ziyafet varmış. Bugün verilecek ziyafete davetli misiniz?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

banquet. beanfeast. beano. dinner. dinner party. entertainment. feast. junket. spread. treat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

banquet. feast. banquet şölen. toy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

banquet. feast. lavish meal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ضيافت] şölen, ziyafet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ZİYAN) (i. F.). Zarar, hasar, kâr zıddı: Ziyan gördüm, ziyana uğradım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scathe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bane. damage. harm. injury. loss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

damage. loss. harm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زیان] zarar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zarar ve ziyana sebep olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zarar ve ziyan veren, zararlı: Fare, hayvanların en ziyankârıdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زیانکار] zarar veren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zarar ve ziyan verme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Zarar ve ziyanı olmayan: Ziyansız bir ticarettir.

2.Zararsız, oldukça iyi, kötü olmayan: Ziyansız adamdır.

3.Fena değil, oldukça, zararsız: Ziyansız yazıyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ZİYARET) (i. A.).

1.Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme: Ahbabı ziyaret etmek şarttır.

2.Mübarek bir yere gitmek: Kâbe’yi ziyaret etmek emelimdir. İâde-i ziyaret = Ziyarete gelmiş bir kimsenin ziyaretine gitme.

3.(Türkçe’de) Evliya türbesi: Orada bir ziyaret vardır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visiting. call. stay. visit. visitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circuit. visit. call.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visit. call.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haunt. visit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pay a visit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. ziyâret = ziyaret, Fars. gâh = makam). Ziyaret yeri, türbe, mâbet vesaire: İstanbul’da pek çok ziyaretgâh vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ziyaret eden şahıs, Ar. zâir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visitor. caller. visitant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visitor. caller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caller. visitor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [زیارتگاه] ziyaret yeri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by