Zn ne demek? | Zn anlamı nedir? | Zn

Zn anlamı nedir?

Zn ne demek?

Zn anlamı nedir?

Zn | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

Çinko elemanının senbolü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

search warrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Eşkıya kılıklı ve daha çok Iriyarı kimseler hakkında söylenen «aznavur gibi» deyiminde geçer.

2.Asilzâde.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit domino oyunu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Allah’ın, Tanrı’ nın izniyle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Allah’ın, Tanrı’ nin izniyle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Vezinsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) BÜzîne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

work permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

work permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. zeneb). Kuyruklar. (bk.) Zeneb.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Yeni baştan, yeniden. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Gazne, Afganistan'da bir şehir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.)

1.Hazîne.

2.Depo: Su haznesi, (bk.) Hazîne.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reservoir. chamber. vagina dölyatağı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reservoir. womb. chamber. tank. bin. hopper. bunker. receptor. standpipe. dome. recipient. storage. container. magazine. repertory. sump. store.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Bir hazneyi bekleyen, yöneten kimse. (bk.) Hazine-dâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Şiirde millî Türk vezni ki, mısrâlarda hecelerin sayısının eşit olması esasına dayanır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ahzân). Keder, gam, acı: Bu hava, bu ses insana hüzün veriyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hüzn = gam, Fars. Amîhten = karıştırmak). Hüzün veren, hüzünlü, (bk.) Hüzn-engîz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hüzn = Gam, Fars. Averden = getirmek). Hüzün veren, (bk.) Hüzn-engîz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hüzn = Keder, Fars. efzâyîden = arttırmak). Hüzün veren. (bk.) Hüzn-engîz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hüzn = Gam, Fars. engîhten = koparmak). Hüzün veren, hüzün getiren: Hüzn-Amîz bir manzara, hüzn-Aver bir hal, hüzn-engîz bir Ahenk, hüzn-efzâ bir hikâye.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حزن] hüzün, üzüntü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حزن انگيز] hüzün veren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اذن] izin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مظنون] zanlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Zann» dan imef.) (mü. maznûne).

1.Zan ve şüphe olunan: Bugün gelmesi maznûndur.

2.Hakkında şüphe olunabilir, şüpheli. 3.Sanık, henüz adlî delillerle suçluluğu ortaya çıkmamış hüküm giymemiş kimse.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

zan altında kalmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «zeneb» den if.) (mü. müznibe) (c. müznibîn, müznibât). Günahkâr, suçlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. gramer) (uyd. k.).

1.Fail.

2.(felsefe) «Bilinen nesneye göre» bilen akıl.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subject.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subject.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subject.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subject.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subjective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subjective. subjective sübjektif.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subjective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subjectivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subjectivity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Özü ışıklı, aydınlık kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [روزنامچه] yevmiye defteri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Osmanlı teşkilâtında rûz-nâmçe tutan muhasebeci.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سوزناک] yakıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Yakan, yakıcı. Dokunaklı. 2.Türk müziğinde basit bir makam.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. Azân). Kulak, Fars. gûş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اذن] kulak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. evzân). t. Tartı, tartma. Veznetmek = Tartmak.

2.Ağırlık: Bu taşın vezni nedir?

3.(edebiyat) Şiir ve nazmın muayyen hecelerden mürekkep ve bu hecelerin sırasının muntazam olması: Bu beytin vezni düşük, şiirin veznini bulmak, evzân-ı şiir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Vezin.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وزن] ağırlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Tartı Aleti, terazi. 2.Para tartılan yer, banka vesairede paranın alınıp verildiği yer, sandık, hazîne: Vezneye teslim etmek.

3.Barut mahfazası, barutluk.

4.Ateşli silâhların barut konulan yeri, hazine.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cashier's desk. cashier's office. cash desk. teller's department.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bursar. cashier's office. cashier's window. treasury. pay-office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cashier's office. cashier. teller. treasurer. cash desk. cash office. pay desk. paybox. paying counter. penny bank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ وزنه] ağırlık. 2.tartı. 3.para gişesi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Terazi vesaire yapan usta: Vezneciler çarşısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cashier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

treasurer. teller. cashier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cashier. teller. treasurer. bursar. cash clerk. cash collector. money taker. person cashing. receiving cashier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [وزنه دار] gişe görevlisi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Banka ve dairelerde vezneyi idare eden memur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Veznedarın memuriyet ve vazifesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

treasure ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

work or rank of a cashier / teller. office of treasurer. cashier's office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. musiki). Türk musikisinde bir şed makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zengûle’li sûznâk.

Türkçe Sözlük by