Zorunlu Iniş ne demek? | Zorunlu Iniş anlamı nedir? | Zorunlu Iniş

Zorunlu Iniş anlamı nedir?

Zorunlu iniş ne demek?

Zorunlu iniş anlamı nedir?

Zorunlu iniş | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

crash landing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). güneş vb ışınlarının kimyasal değişiklikler meydana getirme özelliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yönetmek, idare etmek; vermek, icra etmek, ifa etmek: yemin ettirmek; hizmet etmek, levazımını temin etmek, donatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yönetim, idare, hükümet nezaret; başkan ve yardımcıları , idareciler; bakanlar kurulu, vekiller heyeti ; yemin ettirme; ilaç verme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yönetimle ilgili, idari.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yönetmen, idareci, mudur, mütevelli; (huk). vasi, vekil, mirası idare eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yaratma, hilkat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آفرینش] yaratılış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. alpiniste

dağcı

Dağa tırmanma sporu yapan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A climber of the Alps. a mountain climber who specializes in difficult climbs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mountaineer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a mountain climber who specializes in difficult climbs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alpinist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Işığın en güçlü anı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ata binmek fiili ve tarzı.

2.Vaktiyle ata binildiği vakit giyilen resmî kıyafet.

3.Osmanlı devrinde ulemânın bazı merasimde giydikleri geniş cübbe.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

style of riding a horse. parade uniform. mounting. boarding. ride.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (Dişler) birbirine binmek, Osm. Irticâm etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get on the same vehicle. to overlap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Kalvinizm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Kalvinist, Kalvin doktrinine inanan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). aşırı milliyetçilik, şovenizm. chauvinist (i). aşırı derecede milliyetçi kimse. chauvinis'tic (s). aşırı milliyetçi. chauvinis'tically (z). aşırı derecede milliyetçi olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (fels). determinizm, gerekircilik. determinist (i). determinist, gerekirci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Determinizme bağlı kimse.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. déterministe

fel. belirlenimci

Belirlenimcilik yanlısı olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who believes in determinism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Also adj.; as, determinist theories.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anyone who submits to the belief that they are powerless to change their destiny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

determinist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). azaltmak, eksiltmek, küçültmek; alçaltmak, zayıflatmak; azalmak, eksilmek, kısalmak, küçülmek; (müz). bir yarım entervali kısaltmak. diminishingly (z). eksilerek, gittikçe azalarak. diminishing returns azalan verim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kadın haklarını tanıtma mücadelesi, feminizm: (tıb). erkekte dişil özellikler bulunması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Femnizm taraftarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feminist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a supporter of feminism of or relating to or advocating equal rights for women; 'feminist critique'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feminist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a supporter of feminism. of or relating to or advocating equal rights for women; 'feminist critique'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). feminist, kadın hakları savunucusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. finish

1. bitme,

2.sp. varış

1. Bitmek işi. 2.Bir yarışın son bulduğu yer.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). son, hitam, nihayet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). bitirmek, sona erdirmek; tamamlamak, ikmal etmek; terbiye etmek; mahvetmek; telef etmek, yıkmak; (k).dili yok etmek; bitmek, sona ermek, nihayet bulmak; (i). nihayet, son; en mükemmel durum, son iş, cila, rötuş. finish off veya up bitirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bitiren veya tamamlayan kimse, ikmal eden kimse; fabrikadan çıkacak mamullerin son işlerini yapan işçi veya makina; nihai darbe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photo finish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

photofinishing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mode of dressing. turnout.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fels. yadgerekircilik, indeterminizm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. indéterministe

fel. belirlenmezci

Belirlenmezcilik yanlısı olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.inmek işi ve tarzı: Bir iniş indi ki. 2.Yukardan aşağıya eğik yer, yokuş mukabili: Hayvana iniş de zor gelir yokuş da. İniş inmek.

3.mec. İnhitat, gerileme. İniş aşağı: İnişte, inerken, iniş yokuş: Engebe, düz olmayan yer.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

declivity. descent. dip. drop. landing. touchdown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decline. descent. dip. drop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

descent. landing. downward slope. declivity. leading line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

descent and ascent. rise and fall. fluctuation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir şeyi daha önce kendisinin yapma kudreti, teşebbüs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

initiative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

initiative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sloping downwards. having declivities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hilly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R.). Martıya benzeyen eti lezzetli bir cins dere kuşu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir tahtanın lâmbasına geçen öbür tahtanın çıkıntılı kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Leninist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Leninist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. makinist.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.).

1.Makinelerden anlayan usta işçi. 2.Lokomotif, vapur veya fabrikanın makinesini işleten kimse.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

machinist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

machinist. mechanic. engineer. engine driver. machine repairman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineer. engineman. engine operator. machine operator. machinist. shop machinist. enginedriver. locomotive driver. fitter. operative. engine driver. mechanic. runner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engineering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kötü idare etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kötü idare.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Kadınlığın güneşi, erdemli, nitelikli kadın.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

SD kartlardan daha küçük hafıza kartıdır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mini etek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. papaz, vaiz; bakan, devlet vekili; orta elçi. minister plenipo tentiarv orta elçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bakmak, yardım etmek, hizmet etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bakanlık veya orta elçilik görevine ait; papaz veya vaizin görevine ait; yöneticiliğe ait; zorunlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hizmet, görevi yerine getirme; yardım. min'istrant i. hizmet eden kimse, yardım eden kimse .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vaizlik, papazlık; papazlar; bakanlık, vekâlet; hizmet, yardım. Ministry of Agriculture Tarım Bakanlığı. Ministry of Commerce Ticaret Bakanlığı. Ministry of Communications Ulaştırma Bakanlığı. Ministry of Customs and Monopolies Gümrük ve Tekel Baka

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Nurlu kadın.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat., huk. suç ortağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. zooloji). Üstünde tek kabuğu olan küçük bir yumuşakça (patella).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f.,A.B.D. hatırlamak, hatıralarını tekrarlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hatırlama, hatırda tutma, anımsama; hatırlanan şey, yadigâr; eks. çoğ. hatıralar, hatırat.reminiscent s.hatırlayan; hatırlatan; hatıra kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kendini gözetme.

2.Kaçınma.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sağa sola eğilerek yürüme, Fars. hırâm.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.a.i.) (Kadın İsmi) - Kadınların güneşi. Güneş gibi kadın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sevinme.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uğursuz, meşum; netameli; bozuk, kötü, fesat; kötülük saçan; nad. sol; hane. kalkanın solundaki. a sinister design kötü fikir, meşum plan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sola ait, sola meyilli; solak. sinistrally z. sola doğru, sola meylederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (argo) Çabucak yapıverirle, çarçabuk yapılıveren.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. domuz gibi; hayvan gibi, kaba. swinishly z. hayvanca. swinishness i. hayvanlık, kabalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), ibâdet, Fars. perestiş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (fels.) soyut kavramların gerçek bir varlığı olmadığını ileri süren öğreti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. eksilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bitmemiş, tamamlanmamış; son duruma gelmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sahte tavır ve hareket, yapış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bound. bound to. coercible. compulsory. derigueur. enforced. essential. forced. imperative. imperious. incumbent. indispensable. irremissible. mandatory. necessary. obligatory. obliged. requisite. unavoidable. urgent. forcedly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compulsive. compulsory. forced. imperative. incumbent. indispensable. mandatory. necessary. obligatory. requisite. inevitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imperative. mandatory. indispensable. obligatory. compulsory. inevitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crash landing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entail. necessitate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make it necessary. to necessitate. to oblige.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compulsoriness. exigency exigence. an absolute must. obligation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burden. essentiality. exigence. exigency. imperative. incumbency. indispensability. necessity. obligation. ought. urgency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obligation. necessity. compulsion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

necessity. urgency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by