Zülf I Siyehkarun | Zülf I Siyehkarun ne demek? | Zülf I Siyehkarun anlamı nedir?

Zülf i Siyehkarun | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: zulf siyehkarun

Türkçe Sözlük

(i. A. «ahr» dan if.) (m. Ahire). 1. Son, sonraki: Ahır nefes = Son nefes. Ahır zaman = Son zaman. Ahır zaman peygamberi = Hazret-i Muhammed. 2. Biten, son bulan: Ahır oldu, bitti. (c.). Evâhir = Son zaman, nihayet: Evâhir-i ömründe, evâhir-i muharremde. Bir adamın evvel ve Ahırı = Başlangıçtaki ve sonraki hali. Min evvele ilâ Ahire = Başlangıcından nihayetine dek. Sonra, en sonra. Akıbet: «Eyledin zülfün gibî Ahır perişan hâlimi» (RÜhî). Evvel ve Ahır = Başlangıç ve son, her vakit. Ahırül-emr — En nihayet, akıbet (c.). Ahırîn = Sonrakiler. Evvelin ve Ahırın = Öncekiler ve sonrakiler.

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Adabalığının midesinden çıkardığı güzel kokulu siyah bir madde ki, Hind Okyanusu sahillerinin bazı sığ mahallerinde bulunur. Misk ü anber. 2. Güzel koku: Anber kokuyor. 3. mec. Zülf-i dilberden kinaye olur. Anber balığı = Balinaya benzer ve karnından anber çıkan bir çeşit balık, adabalığı. Fr. Cachalot. Anber çiçeği = Hubb-ül-misk denilen yuvarlak, sarı renkli ve pek hoş kokulu bir cins çiçek ki, küçük bir ağacın üzerinde olur. Misk ile anber = Pek Alâ, pek münasip, isteğe uygun.

Türkçe Sözlük

(i. A. anber, F. bârîden: Yağdırmak). Anber yağdıran, güzel koku yayan: Zülf-i anber-bâr = Güzel kokulu saç.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Anberden ibaret, anber gibi kokan: Zülf-i anberîn = Anber kokulu saç.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. arâis). Gelin, yeni evlenmiş kadın yahut evlenmek üzere süslenmiş kız (Arapça’da müzekker dahi olup güveyiye de denir). Zülf-i arûs = Hint baklası. Tuğ-ı arûs = Zanbak çeşidi.

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kıvrım, büklüm. Ar. câdd. Çîn-i zülf = Saç kıvrımı. 2. Buruşuk, buruşma: Çİn-i cebin = Alın buruşuğu. Çîn-i ebrû = Kaş çatıklığı. 3. Toplayan, devşiren, cemeden: HÜşe-çîn = Başak toplayan. Hurde-çîn = Kırıntı toplayan.

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Bükülmüş, kemerli: Ebrûy-ı ham = Bükülmüş kaş. Büklüm, kıvrım: Ham-ı zülf. 2. Kemer, kubbe.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Saç, Ar. zülf, yüzün iki yanına veya alna sarkan saç.

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Vaktiyle düşmanı ve avda bazı hayvanları tutmak için uzaktan atılan ucu ilmikli ip ki, boyuna geçtikten sonra çekilerek sıkışırdı. 2. Geyik vesaire yuları. 3. Dîvân şiirinde sevgilinin saçı, zülfü, perçemi, saç büklümü: Kemend-i zülfüne giriftâr oldu.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Miskli, misk gibi kokan; misk renginde: Zülf-i müşkîn.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Karma karışık, dağınık, perakende, perişan: Zülf-i târmâr.

Türkçe Sözlük

(i. F.). T. Altından yapılma, altın: Zerrîn-külâh = Altın külâhlı, altından tacı olan. 2. Altın gibi, altın renginde: Zülf-i zerrin. Zerrin kadeh, yahut sadece zerrin = Güzel kokulu bir cins sarı çiçek.

Türkçe Sözlük

(bk.) Zülüf.

Türkçe Sözlük

(i.). Bazı şeylerin tepesindeki püskülcük; Bayrak zülfesi, elif zülfesi,

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.(bkz.Zülfıkar). 2.Kılıcın kabzasına iliştirilen süs.

Türkçe Sözlük

(ZÜLF) (i. F.). Sevgilinin saçı ve bilhassa yüzün iki tarafında sarkan saçlar. Zülf-i arûs = Fasulye cinsinden güzel çiçekli bir bitki.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. zevâib). Perçem, zülf, Fars. gîsû.