Zum ne demek? | Zum anlamı nedir? | Zum

Zum anlamı nedir?

Zum ne demek?

Zum anlamı nedir?

Zum | Dream Meanings


Yabancı Kelime

İng. zoom

optik kaydırma

Alıcının değişir odaklı merceğinin yakından uzağa veya uzaktan yakına doğru odaklanmasıyla elde edilen sonuç.


Yabancı Kelime by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زعم] sanı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Arzu).

İsimler ve Anlamları by

Şifalı Bitki

(İt üzümü): Fundagillerden; küçük taneler halinde kırmızı renkli yemişleri olan, tüylü bir bitkidir. 1-3 metre yüksekliğindedir. Her mevsimde yaprakları vardır. Makilerde bulunur. Dalları kırmızımtırak kahverengidir. Yaprakları şimşir yapraklarına benzer. İçinde Hydrochinone vardır. Sonbahar aylarında toplanıp kurutulur. Çiçekleri pembe salkımlar halindedir. Ev ilaçlarında yaprakları kullanılır. Kullanıldığı yerler: Kuvvet verir. İshali keser. İdrar yollarını temizler. İdrar söktürür. Ateşi düşürür. İdrar yollarındaki taşların düşmesine yardım eder. Prostat büyümesinden kaynaklanan şikayetleri giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Fundagillerden, küçük taneler halinde yemiş veren tüylü bir bitki. (Uva ursî).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vintage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vintage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1, Bağlarda sona kalan mahsullerin toplanması.

2.Bu işin yapıldığı mevsim, güz.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بحر قلزم] Kızıldeniz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gooseberry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gooseberry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Frenküzümü cinsinden bir çalı. Taşkırangillerden olan bitkinin yemişi de aynı adla anılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Lüzumsuz, gereksiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bozma, ifsat, tahrip. Bağ bozumu = Üzümün devşirilmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir cins kertenkele.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd k.).

1.Hal, bir meselenin çözülmesinden alınan netice

2.(matematik) Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulunca denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solution. way out. resolution. answer. denouement. healer. help. key. out. redress. remedy. shift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recipe. resolution. solution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solution. recipe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formula.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Tahlil etme, halletme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (uyd. k.). Tahlil etmek, halletmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyse. analyze. solve. resolve. sort out. clear up. construe. sort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyse. clinch. to analyse. to analyze analiz etmek. tahlil etmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to analyze. analyse. test.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analysing. analyst.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyzer. analytic. analytical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analytical. analytic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(ephedra campylopoda): Yurdumuzun hemen hemen her yerinde yetişen her zaman yeşil, uzun ömürlü, çalı görünümünde bir bitkidir. Gövdesi incedir. Yaprakları, gövde üzerine karşılıklı, çapraz şekilde dizilmiştir. İçeriğinde “efedrin alkoloid” bulunur. 35 kadar türü vardır. Kullanıldığı yerler: Astım hastalığının şikayetlerini giderir. Terletir. Ateş düşürür. Romatizma ağrılarını dindirir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Bilhassa musikide kalıp hâlinde usul, ölçü, nota.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blackcurrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

redcurrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Taşkırangillerden bir çalı ve bunun kırmızı ve mayhoş meyvesi (ribes rubrum).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(ribes rubrum): Taşkırangillerden; bir çalıdır. Yemişi uzun salkım şeklinde olup, taneler, ufak ve kırmızıdır. Tadı mayhoştur. 150 kadar türü vardır. Daha çok şurubu yapılarak kullanılır. İçeriğinde organik asitler vardır. Kullanıldığı yerler: İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İdrar söktürür, vücuda rahatlık verir. Böbreklerdeki taşların düşürülmesine yardımcı olur. Karında toplanan suyu söker. Karaciğer şişliğini giderir. Sarılığı giderir. Romatizma ve mafsal kireçlenmelerinde de faydalıdır. Sindirim yollarındaki iltihapları temizler. Şurubu, çok besleyicidir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Lüzum dolayısıyle, gerekli olarak, gerektiği için.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hazm’dan imüb.).

1.Çok hazmeden, hazmı kuvvetli. 2.mec. Çok tahammül eden, içi geniş.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. musiki). Batı musikisinde ikişer zamanlı ölçülerden yapılmış düzüm ve usuller. Zıddı: Uçüzlü düzümler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black nightshade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Patlıcangillerden bir bitki (solanum nigrum).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(köpeküzümü): Patlıcangillerden; ormanlarda yetişen bir bitkidir. Çiçekleri beyaz, meyveleri parlak siyahtır. Meyvesi, yaprakları ve çiçekleri kullanılır. Ev ilaçlarında çok dikkatli kullanılması gerekir. Kullanıldığı yerler: Romatizma ve mafsal ağrılarını keser. Aybaşı düzensizliğini ve rahim hastalıklarını giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İtüzümünün başka bir adı (solanum nigrum).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. müz. A. coğrafya). (Y.’ da: kapalı, mahsur). Kızıldeniz sahilinde ve Süveyş yakınında eski bir şehir. Bahr-IKulzüm = Kızıldeniz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

raisin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mincemeat. raisin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

currant. mincemeat. raisin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

currant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Siyah ve pek ufak taneli bir üzüm çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bazitli mantarlardan, şapkası etli, kalın, koni biçiminde ve pürüzlü olan, zehirsiz bir mantar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(LÜZUM) (i. A.).

1.Lâzım olma, gereklilik, işe yaramak: Bu eşyayı taşımak için üç arabaya lüzum vardır.

2.Hâcet, ihtiyaç.

3.Riayet etme, uyma. Lüzûm-i mâ-lâ-yelzem — LAzım olmayan bir şeyin iltizâm olunması, boş yere fazla bir şeye riayet etme. Lüzûmu olmak = Gerekli olmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

need. occasion. want. necessity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

necessity. need. call. occasion. want.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lüzumu olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

necessary. needed. requ-ired.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lüzumu olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inutile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

needless. redundant. superfluous. unnecessary. uncalled-for. superfluous gereksiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unnecessary. unneeded. needless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lüzumsuz olan şeyin hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

needlessness. unnecessariness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

needlessness. unnecessariness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لزوم] gereklilik, lazım olma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gerekli bulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MANZUM) (i. A. «nazm» dan İmef.) (mü. manzOme).

1.Nizâmına konmuş, tanzim olunmuş, nazmedilmlş, düzenlenmiş, muntazam, sırasına girmiş.

2.Nazım halinde yazılmış eser, Fr. pofeme.

3.Estetik değeri haiz olmayan, şiir sayılmayan, vezinli ve kafiyeli söz.

4.(fizik) Elektrik elde etmek İçin yapılan sistem.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in verse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

written in verse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منظوم] nazmedilmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منظومات] manzumeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poem. a piece of verse. system. complex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ منظومه] dizilmiş. 2.vezinli söz, şiir. 3.sistem.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cüzâm» dan imef.) (mü. meczûme). Miskin (cüzam) hastalığına uğramış kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cezm» den imef.) (mü. meczûme). Kesilmiş, kesin şekilde kararı verilmiş, malûm ve muhakkak: Bu bir emr-i meczûmdur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «lüzûm» dan imef.) (mü. melzûme). Bir şeyden ileri gelen, bir şeyin icabı olan, diğer bir şeyin bulunmasiyle orun da bulunması lâzım gelen, bir şeyin neticesi veya ayrılmaz bir unsuru olan: Hokka ile kalem lâzım melzûm çeşidindendir.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Kardeş gibi tutulup sevilen. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilate. to assimilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to assimilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilate. to assimilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to assimilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be assimilated into.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be assimilated into.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilate. absorb. internalize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to digest. to imbibe. to assimilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to assimilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilate. absorb. internalize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to digest. to imbibe. to assimilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to assimilate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Soğanın anavatanının Güneydoğu Asya olduğu sanılıyor. Günümüzde ise dünyanın her yerinde, özellikle sıcak iklim kuşaklarında yetiştirilmekte ve tüketilmektedir. Soğanın tarihi o kadar eskiye gitmektedir ki, kayıtlı tarihten de önce Çin, Hindistan ve Ortadoğu’da yiyecek olarak kullanıldığı tahmin ediliyor.

Soğan besleyici bir gıda olmasının yanı sıra müthiş bir aromatik özelliğe de sahiptir. Bu aromada içindeki kükürtlü maddelerin büyük etkisi vardır, ancak aroma tek başına kükürtlü maddelerden kaynaklanmamaktadır. Soğan ve sarmısakta sülfür ihtiva eden aminoasitlerin türevleri de vardır.

Bir soğanı kestiğinizde bunlardan ‘S1 propenylcysteine-sulphoxide’ adı verilen kısım çözülür ve gözlerimizi tahriş eden ‘proponal-S oxit’ adlı kısmı ortaya çıkar. Kimya ilminin karışık kelimeleri aklımızı karıştırmadan esasa geçersek, bu maddenin gözümüze değmesi ile bir çeşit hidroliz olur ve içinde eser miktarda bulunan sülfrik asit gözümüzü yakar ve yaşarmasına neden olur.

Bu bileşimler çok dengeli değillerdir. Örneğin çok düşük bir ısı işlemi sonucunda dahi tamamen yok olurlar. Bu nedenle de pişmiş soğanda hiç bulunmazlar ve göz yaşartamazlar. Soğan doğrarken gözlerinizin yaşarmaması için önerilen birçok önlem vardır.

Önce en ciddisini söyleyelim. Bazı aşçılar soğanı kesmeden önce ıslatmayı, keserken de ıslak tutmayı veya soğanı çeşmeden akan suyun altında kesmeyi öneriyorlar. Bir başka görüş ise soğan doğrarken ağızdan nefes almayı tavsiye ediyor. Bu görüşe göre gaz nefesimizle birlikte burnumuza girip gözümüze yaklaşmak yerine doğrudan ciğerlerimize girer ve çıkarmış. Bunu sağlamak için de dişlerimizin arasına bir metal kaşık koymak yeterliymiş.

Soğan doğrarken gözlerin yaşlanmasını önlemek için, dudaklar arasında bir limon dilimi, dişler arasında bir kesme şeker veya dörtte bir dilim ekmek bulundurmayı önerenler de var. Böylece ağzımıza alacağımız bu gibi şeylerin, aldığımız nefesteki sülfür gazını emdiğini iddia ediyorlar.

Diğer görüşler ise, soğanın doğranılmasına tepesinden başlanılması ve cücüğünün en sona bırakılması veya soğanın doğramadan önce yarım saat buzdolabında tutulması şeklinde. Soğan doğrarken deniz gözlüğü veya kontakt lens takılmasının faydalı olacağını ileri sürenler de var. Bu kadar çok önlem seçeneğinin içinde, siz bir tanesini bile uygulamıyorsanız, yapacak bir şey yok, soğanı ağlaya ağlaya doğramaya devam edeceksiniz.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Soğanın anavatanının Güneydoğu Asya olduğu sanılıyor. Günümüzde ise dünyanın her yerinde, özellikle sıcak iklim kuşaklarında yetiştirilmekte ve tüketilmektedir. Soğanın tarihi o kadar eskiye gitmektedir ki, kayıtlı tarihten de önce Çin, Hindistan ve Ortadoğu’da yiyecek olarak kullanıldığı tahmin ediliyor.

Soğan besleyici bir gıda olamsının yanı sıra müthiş bir aromatik özelliği de sahiptir. Bu aromada içindeki kükürtlü maddelerin büyük etkisi vardır, ancak aroma tek başına kükürtlü maddelerden kaynaklanmamaktadır. Soğan ve sarımsakta sülfür ihtiva eden amino asitlerin türevleri de vardır.

Bir soğanı kestiğinizde bunlardan “S1 propenylcysteinesulphoxide” adı verilen kısım çözülür ve gözlerimizi tahriş eden “proponal-S oxit” adlı kısmı ortaya çıkar. Kimya ilminin karışık kelimeleri aklımızı karıştırmadan esasa geçersek, bu maddenin gözümüze değmesi ile bir çeşit hidroliz olur ve içinde eser miktarda bulunan sülfrik asit gözümüzü yakar ve yaşarmasına neden olur.

Bu bileşimler çok dengeli değillerdir. Örneğin çok düşük bir ısı işlemi sonucunda dahi tamamen yok olurlar. Bu nedenle de pişmiş soğanda hiç bulunmazlar ve göz yaşartamazlar. Soğan doğrarken gözlerinizin yaşarmaması için önerilen birçok önlem vardır.

Önce en ciddisini söyleyelim. Bazı aşçılar soğanı kesmeden önce ıslatmayı, keserken de ıslak tutmayıveya soğanı çeşmeden akan suyun altındfa kesmeyi öneriyorlar. Bir başka görüş ise soğan doğrarken ağızdan nefes almayı tavsiye ediyor. Bu görüşe göre gaz nefesimizle birlikte burnumuza girip gözümüze yaklaşmak yerine doğrudan ciğerlerimize girer ve çıkarmış. Bunu sağlamak için de dişlerimizin arasına bir metal kaşık koymak yeterliymiş.

Soğan doğrarken gözlerimizin yaşlanmasını önlemek için, dudaklar arasına bir limon dilimi, dişler arasına bir kesme şeker veya dörtte bir dilim ekmek bulundurmayı önerenler de var. Böylece ağzımıza alacağımız bu gibi şeylerin, aldığımız nefesteki sülfür gazını emdiğini iddia ediyorlar.

Diğer görüşler ise, soğanın doğranılmasına tepesinden başlanılması ve cücüğünün en sona bırakılması veya soğanı doğramadan önce yarım saat buzdolabında tutulması şeklinde. Soğan doğrarken deniz gözlüğü veya kontakt lens takılmasının faydalı olacağını ileri sürenler de var. Bu kadar çok önlem seçeneğinin içinde, siz bir tanesini bile uygulamıyorsanız, yapacak bir şey yok, soğanı ağlaya ağlaya doğramaya devam edeceksiniz.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seemingly. supposedly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Süzülmek fiilinin mânâsını kuvvetlendirmek için art arda kullanılır: Süzüm süzüm süzülüyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Gözünde büyüme, büyük görünme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «azm»den).

1.Büyüklük satma, kibirlenme.

2.Kemikleşme.


Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(paris incompleta): Zambakgiller familyasından; nemli ortamlarda yetişen, 20 - 50 cm boyunda, çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları pürtüksüz, tam, koyu yeşil renkli ve saplıdır. Ezilince fena bir koku çıkarır. Lezzeti acıdır. Çiçekleri küçük, beyaz veya sarımsı renklidir. Meyveleri, leblebi büyüklüğünde, sarıda kırmızıya ve siyaha kadar değişen renktedir. Zehirlidir. Kullanılan kısımları kurutulmuş yapraklarıdır. Kullanıldığı yerler: Uyku verir. Sinirleri teskin eder. Fazlası zehirler. Haricen kullanılır. Ağrıları dindirir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Sabırlı, alçak gönüllü. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Tozu kalkıp etrafa yayılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki). Batı musikisinde üçlü ölçülere ayrılabilen düzümler ki, ikizli düzümler’in zıddıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sirke, pekmez, şarap vesaire imaline yarayan, taze ve kurusu yenen maruf meyve ki, ufak taneli ve salkım şeklinde olur, Ar. ineb, Fars. engûr; Çavuş, yapıncak, parmak, tombalak, rûy-ı nlgâr, misket üzümü, çekirdeksiz, rezâkî vesaire. Üzüm ağacı = Asma. Üzüm suyu — Şıra. Kuru üzüm = Kurutulmuş üzüm. Kuşüzümü = Pek küçük taneli siyah üzüm ki, kurusu fıstıkla beraber bazı yemeklere konur. Frenk üzümü = Şarabı yapılan bir meyve, şurubu da olur. İt üzümü, tilki üzümü = Bitki çeşitleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grape. staphylo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(ineb): Üzüm asmasının glikozca zengin olan meyvesidir. Kullanıldığı yerler: Bedeni ve zihni gücü artırır. Kan yapar. Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Yüksek tansiyonu düşürür. Mide ülseri, gastrit, karaciğer hastalıkları, dalak hastalıkları, romatizma ve mafsal iltihabında faydalıdır. Kabızlığı giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Kanı temizler. Şişmanlıkta faydalıdır. Hamilelerin mide bulantısını önler. Cilt güzelliğini sağlar. Nekahat devresinin kolayca atlatılmasına yardımcı olur. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. Besleyicidir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Asmanın taze ya da kuru olarak yenen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grape sugar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dextrose. glucose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grape juice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Al.örneğin, mesala yani.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sümbül.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. zümre). Zümreler. (bk.) Zümre.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Zümreler, gruplar. 2.Kur’an-ı Kerim’in 39.süresi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Güzel, iyi ahlaklı. 2.Cesur, yiğit, yürekli. 3.Zeki, bilgili kadın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. zümer).

1.Cemaat: Zümre-i ehl-i İslâm.

2.Sınıf: Esnaf zümresinden.

3.Cins, nevi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

class. party. body. group.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

group. set. class or category (of people. category. clan. class. coterie. subbranch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zümrüt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Zümrüt renginde, zümrüt gibi yemyeşil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Masallarda geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Maruf yeşil, değerli taş.

2.mec. Güzel yeşil şey: Çayırlar zümrüt olmuş, zümrüt gibi (aslı: zümrüd, zümürrüd).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emerald. emerald. smaragd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emerald. smaragd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emerald.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Parlak yeşil renkli kıymetli taş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. zemm). Zemler, kötülemeler, yermeler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zümrüt.

Türkçe Sözlük by